Aşk kayıp

Kayıp Kızlar ve Aşk Otelleri

2020.10.17 20:29 turkcealtyazili Kayıp Kızlar ve Aşk Otelleri

Kayıp Kızlar ve Aşk Otelleri submitted by turkcealtyazili to dizigang [link] [comments]


2020.10.01 01:02 karanotlar Gerçekten Daha Gerçek – Brian Massumi

Gerçekten Daha Gerçek – Brian Massumi
Mustafa Burak Arabacı
https://preview.redd.it/n0vapcg97dq51.jpg?width=1000&format=pjpg&auto=webp&s=d233571ce475a5c0b4bc5a70c2b859ef270b3818
Hiper-gerçeklikte, işaretler artık dışsal bir asıl-olan’a matuf değil yahut onun bir temsili değil. Öylece salt kendileri olarak duruyor, ve salt başka işaretlere ilişkinler. Bir kısım boyutları ayrıştırılabilir, dilin fonemleri açısından, ikili dakika ayrımlarının birleşimiyle. ama postmodernizm eveleyip geveliyor
Çağımızın kültürünün tekrarlı-dolaşımında mevcut olan baştan çıkarıcı imajlar var. Dünyamız, Baudrillard’ın deyimiyle, bir tür postmodern kıyamet sonrası halin içindeki hiper-uzaya fırlatıldı. Havasız atmosfer matuf-olan’ı boğdu, bizi boş bir merkezin etrafında dönen ereksiz yörüngedeki uydulara terketti. Artık bir gerçekliğe matuf olmayan, uçuşan imajlardan yapılı bir eteri soluyoruz (-1-). Baudrillard’a göre simülasyon bu: gerçeğin gerçekliğinin işaretlerinin ikamesi (-2-). Hiper-gerçeklikte, işaretler artık dışsal bir asıl-olan’a matuf değil yahut onun bir temsili değil. Öylece salt kendileri olarak duruyor ve salt başka işaretlere ilişkinler. Bir kısım boyutları ayrıştırılabilir. Dilin fonemleri açısından ikili dakika ayrımlarının birleşimiyle ama postmodernizm eveleyip geveliyor. (-3-) İmajlar onları zemine çekecek bir çekim-kuvvetinin yokluğunda hızlanıyor ve birlikte koşuşturmaya meyyaller. Değiştirilemez oldular. Herhangi bir terim bir başkasının yerine ikame edilebilir oldu: Külliyen indeterminasyon (determinasyon’un zıttı) (-4-). Homojen yüzeyin bu dizimsel kayganlığıyla yüzleştikçe, konuşmasız kaldık. Salt meczup bir halde, öylece, seyrediyoruz (-5). Sürecin sırrı kavrayışlarımızın ötesinde. Anlam kendi içinde patladı. Dışsal bir asıl yok, ama her yerde ve daimi olanı var. Dizimsel kayganlığın zemini için cevaplar veren paradigmatik boyut sadece takas ve tekrarlı-dolaşımın hazsız orgy’sinde asgari düzeyde ayrıştırılmış işaretler bulanıklık yaratıyor. İmajlarda saklı olan kendi jenerasyonundan sorumlu genetik kodlar (-6-) anlam erişim ve görüşün dışında ama bu bir mesafenin ardında olmasından kaynaklanmıyor; anlam erişim ve görüşün dışında çünkü kod küçültüldü. Nesneler imajlara, imajlar işaretlere, işaretler enformasyona, enformasyon ise bir çipe sıkıştırılıyor. Her şey moleküler bir ikiliğe indirgeniyor. Bilgisayarlaştırılmış toplumun genelleştirilmiş dijitalliği (-7-).
Ve biz öylece bakakalıyoruz. Tam olarak pasif olduğumuz söylenemez, çünkü aktif-pasif dikotomisi de dahil bütün kutupluluk gözden kayboldu. Bizi merkezine alan bir dünyamız yok ama biz kendimiz ihsası elektriksel olan bir zemin işlevindeyiz (-8-). Eylemde bulunamıyoruz, sadece teslim alınıyoruz. Açılmış ağzımız ve açık gözlerimizle emiyoruz. Sessiz yığınların kitlesel entropisinde hareketli-titreşimli imajların oyununu yalıtıyoruz.
Bunları okumak bir bakıma eğlenceli. Ama naif bir gerçekçi yahut emişken bir sünger olmanın dışında sahiden bir seçeneğimiz yok mu?
Simulakrumun oluşturduğu benzeşme bir anlamda, bir son değil. Deleuze ve Guattari’nin yazdığına göre, “Bir şey görünür olmak için, yapısal belirtkelerin simülasyonunu oluşturmaya itelenir ve kendi maskeleri olma işlevi gören itkilerin belirtkelerine doğru kayar… O şey, maskesinin altında ve kastettiklerinde, zaten kendisinin bütünlüğü sonradan kurulacak olan spesifik yüksek belirtkeleri ve uçlardaki formlarına yatırım yapmıştır.”
Deleuze ve Guattari üçüncü bir yol açıyor. Tek bir yerin uzamında geliştirilmemiş olmasına rağmen, simülasyon teorisinin Deleuze ve Guattari’nin çalışmalarından çıkarılması bize dinazorlara dönmeden yahut bizi hiper-kinizme fırlatıp bırakmadan geç-kapitalist dönemdeki kültürel şartlarımızı analiz etmek için bir başlangıç verebilir.
Yaygın tanıma göre, simulakrum aslı ile ilişkisi kopya olduğunun söylenmesi imkansızlaşacak denli sönümlenmiş kopyanın kopyası demek. Salt kendinden ibaret olarak duran, aslı olmayan bir kopya. Frederic Jameson foto-realizm örneğini veriyor. Bir kopyanın resmedilmesi gerçekliğe ilişkin değil, lakin bir fotoğraf, zaten orijinal olanın kopyası (-9-). Deleuze, “Eflatun ve Simulakrum” makalesinde başlangıç noktası olarak benzer bir tanımı ele alıyor fakat bunun yetersizliğine de vurgu yapıyor. Bariz bir noktanın ötesi için, ayrımın artık tek bir derecelendirmesi yok. Simulakrum farklı doğaları olan fenomenlerin tamamından ziyade bir kopyanın iki defa silinmesi: asıl ve kopya arasındaki bariz ayrımların altını ve altındaki zemini oyulması (-10-). Kopya ve asıl terimleri bizi temsil ve nesne-üretimi/nesnenin-yeniden-üretimi dünyasına bağlıyor. Bir kopya, kaç defa silinmiş olduğu, gerçekliği yahut sahteliği farketmeksizin, dahili olanın varlığı yahut yokluğu üzerinden tanımlanır; temeldeki ilişkisi asıl-olan ile benzerlikleridir. Simulakrum ise, sadece asıl olduğu varsayılan ile dışsal ve aldatıcı bir benzerlik yaratır. Onun üretim süreci, içsel dinamikleri, onun aslı olduğu varsayılandan tamamıyla farklıdır, onunla benzerliği salt yüzeysel bir etki, bir illüzyondur (-11-). Fotoğrafın üretimi ve işlevinin fotoğraflanan nesne ile bir ilişkisi yoktur. Foto-realist tablolar ise bir bakıma temeldeki farklılığı örterler. Temsilin apaçık gösterimi değil maskelenmiş farklılık, bilhassa simülakrum ile ilişkili olan tekinsizliği üretirler: Asıl-olan’ın yerine geçmesi için yapılmış bir kopya. Bir simulakrumun farklı gündemleri vardır, farklı tekrarlı-döngüsel devrelere girer. Deleuze kopya kalıplarını başarıyla parçalamış olan simülakraya örnek vermek için pop-art’ı kullanır (-12-): Kendi kendilerine yaşam bulan çoklaştırılmış, stilize edilmiş imajlar. Sürecin itkisi “asıl-olan”ın eşdeğeri olmaya yönelik değil, bilakis simulakrumun kendi kudurmuş üremesine yeni bir uzayın kapılarını açmak için ona ve onun dünyasına muarız hale gelmek. Simulakrum kendi farklılığını oluşturuyor. İçe doğru bir patlama değil bir farklılaşma; mutlak yakınlığın değil galaktik mesafelerin bir göstergesi.
Simulakrumun oluşturduğu benzeşme bir anlamda, bir son değil. Deleuze ve Guattari’nin yazdığına göre, “Bir şey görünür olmak için, yapısal belirtkelerin simülasyonunu oluşturmaya itelenir ve kendi maskeleri olma işlevi gören itkilerin belirtkelerine doğru kayar… O şey, maskesinin altında ve kastettiklerinde, zaten kendisinin bütünlüğü sonradan kurulacak olan spesifik yüksek belirtkeleri ve uçlardaki formlarına yatırım yapmıştır.”(-13-). Aynılaşma bütünüyle yeni yaşamsal bir boyutun maskelenmeye başlanması… Bu haddizatında doğadaki taklitlere bile uygulanır. Bir yaprağı taklit eden bir böcek, etrafını kuşatan bitki belirtkesi ile birleşmez lakin avcıların mücadelesinde başka bir aleme yeniden ve yeni bir kılıkta girer. Taklit, Lacan’a göre, kamuflajdır (-14-). Bir muharebe meydanını teşkilatlandırır. Yanıltıcının/yanılgının özünde içkin bir güç vardır: Aldatmacanın olumlanan gücü, bir başkasının yaşamı ile kendini maskelemenin stratejik avantajını elde etmenin gücü.
Ridley Scott’un filmi Blade Runner mezkur aldatmaca savaşında esas düşmanın “asıl-olan” olduğunu gösterir. Dış dünyadaki taklit-klonlar yerli toplulukların arasına karışmak için değil kendilerine içkin dışarıda-kalmışlığın sırrına kani olmak için dünyaya gelirler. Böylece esaretlerinden kurtulup kendi anlayışları ile tam hayatlarını yaşayabileceklerdir. Taklit yanlışlayıcısını biricik-oluş’un dizginlenemeyen açıklamasına doğru iten yaşam gücünün bir belirtisidir. Baskın olan taklit-klonun gözlerini yapan adama söyledikleri simülasyonun genel bir formülü olarak ele alınabilir: “Benim gördüklerimi görebilmenin tek yolu senin gözlerinle bakmam.” Eğer önceden ölümlerinin vakitlerinin belirlenmişliğini değiştirebilselerdi, taklit-klonlar dünyada insan taklitleri olarak kalmayacaklardı. Gezegenlerarası yaşamsal boyutlarını geri alacak ya da oraya geri kaçacaklar, böylece hiçbir insanın daha evvel görmediği ve göremeyeceği şeyleri görebileceklerdi. Onların taklit-edişi ise sadece farklılığın yüklenimi ve maske-çıkarma işlevi gören yolun üstündeki bir mola istasyonu idi. Eric Alliez ve Michel Feher’in gözlemlediği gibi, simulakruma karşı en iyi silah onun bir yalancı-kopya olduğunu göstermek için maskesini düşürmek değil, onu gerçek bir kopya olmaya zorlamak ki bu da onu asıl-olan’ın çıraklığına ve temsiline göndermek demektir. İsyankar taklit-klonları üreten şirket ikinci-el insan hatıraları ile tamamlanmış yeni bir taklit-klonu ifade ediyor (-15-).
“Simülasyon” diyor Deleuze ve Guattari “Gerçekliği yenisi ile değiştirmez… despotik aşırı-kodlama operasyonu ile gerçeğin yerini alır, gerçekliği dünyanın yerini alan yeni tam bir beden üzerinde üretir. Bu da gerçeğe yarı-sebep (quasi-cause) ile gerçeğe el koyulması ve gerçeğin üretilmesini açıklar”
Evvelden simulakrumu kopya ve asıl-olan terimleri içerisinden tartışmanın güdük kalacağını söylemiştim ama şimdi kendimi salt asıl-olan’dan bahsederken lakin asıl-olan’ın simulakrum ile bir ölüm kalım savaşı verdiğini iddia ederek bunu yapıyorum. Asıl-olan’ın gerçekliği uğraşılmasına muhtaç olduğumuz bir soru. Baudrillard bu soruyu gerçeğiyle değiştirilen simülasyonun kendisinin de var olduğunu yahut simülasyonun orada ve zaten hep orada olduğunu söyleyerek soruyu sürüncemede bırakıyor (-16-) Deleuze ve Guattari ikisine de evet diyor. Alternatifi yanlış zira simülasyon gerçeğin kendisini üretiyor, yahut, gerçeğin kendisinin zemininde daha tam, daha gerçek (gerçekten-daha-fazlası). “Gerçeği kendi ilkesinin ötesinde etkili bir şekilde üretildiği bir noktaya taşıyor.” (-17-). Her simülasyon kalkış noktasını, bariz bir şekilde durağan kimlikleri, arazileri içeren düzenlenmiş bir dünya olarak alır. Fakat bu “gerçek” varlıklar kopya numarası yapmaya razı olmuş simülakranın üzerini kaplar. Louis Feuillade’nin çektiği sessiz bir film süreci resmediyor.
Vendémiaire Birinci Dünya Harbi’nin son günlerinde geçiyor. Olaylar basit: Fransa’nın kuzeyinde savaşta çarpışamayan sıradan bir ailenin mensupları güneyde işgal edilmemiş arazilere kaçıyor ve tüm gayretlerini şarap yapımına harcamaya başlıyorlar. Orada, ailenin kızlarından birinin müstakbel kocası ile ve iki Belçikalıyı öldürerek kimliklerini ele geçirerek İtilaf Devletleri topraklarından bir yandan İspanya’ya kaçacak parayı bulmaya çalışarak geçmek isteyen, pek de tekin olmayan Alman asker kaçakları ile tanışacaklardır. Almanların planı istedikleri parayı üzüm bağının sahiplerinden çalmak ve suçu hasatta çalışan çingene kadının üzerine atmaktır. Plan, Almanlardan biri tam bulunma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu sırada, boş bir üzüm depolama tankına düşmesi ile çöker; Alman yandaki tankta bulunan üzümler fermente olurken zehirli gazlara maruz kalarak oracıkta ölür. Cesedi çaldıkları ile birlikte bulunur ve çingene hırsızlıkla itham edilmekten kurtulur. Diğer Alman ise sarhoş olduğu esnada Almanca konuşarak kendini yakalatır.
Film üzümlerin kıskacında… Üzüm hasadından temin edilenler olay örgüsündeki durumun ilk müşevviki oluyor ve dilemmayı insanlardan ziyade üzümler kendileri çözüyorlar. Film sadece üzümlerin kıskacında değil, olmazsa olmaz bir unsur olarak film şarabın içinde yüzüyor. Her önemli an şarap üzerinden açıklanıyor: Aşk kocasının şarap bardağında parıldayan dans eden kadının imgesi üzerinden açıklanıyor. Almanların tehdidi üzüm şarabı üstünde tepinen kaçaklardan biri üzerinden en üst düzeyde açıklanmış. Kahramanlık, arkadaşlarının zafer istençlerini diriltmek ve vatanlarının hatırlatan tadı vermek için siperlere geri dönmeye çalışan özgecil/altruistik süvari-er üzerinden örneklendiriliyor, zafer geldiğinde ise şerefine şarap kadehleri kaldırılıyor; ve film şaraplarla bezeli duygusal bir tablo ile son buluyor. Filmin son sözü ise o şarap mahzenlerinden yeni bir ulusun yeniden doğacağını söylüyor. “Simülasyon” diyor Deleuze ve Guattari “Gerçekliği yenisi ile değiştirmez… despotik aşırı-kodlama operasyonu ile gerçeğin yerini alır, gerçekliği dünyanın yerini alan yeni tam bir beden üzerinde üretir. Bu da gerçeğe yarı-sebep (quasi-cause) ile gerçeğe el koyulması ve gerçeğin üretilmesini açıklar” (-18-). Bölünmez, soyut şarap akışı ulusun görkemli bedenidir. Kendisini aşkın gücü, zafer ve yeniden-doğuş için fesheder. Kendisini ilk ve son sebep olarak arz eder. Ama barizdir ki savaş şarap ile kazanılmamıştır. Onun nedenselliği bir illüzyondur. Ama etkili bir illüzyon zira işleri yolunda tutmak için gerçekliğin içine yeniden-zerk edilmiştir: Aşkı açıklar, bir yandan adamı iyi bir koca olmaya ve oğullarına ulusun yükselişini miras bırakmaya teşvik eder; vatanseverliği açıklar, bir yandan da askerleri zafer için kamçılar. İşte bu yüzden ona yarı-neden deniyor. Bedenleri ve şeyleri kendi vücutlarından çıkarıp ideal kimliklerin aşkın uzamına taşır: İhtişamlı bir kadın, görkemli bir aile, muazzam bir ulus. (Hatırlayalım: “gerçeği kendi ilkesinin ötesine taşır…”) ve sonra, orada onlar için ve onları dağıtılan kimliklere uydurmak için kendini bekleten ideal uzamı büküp bedenler ve şeylerle kavuşmalarını sağlıyor. (Hatırlayalım: “… etkili olarak üretildiği noktada”). Aynılaşma ve temsil bağlantılarının (network) tamamını yaratıyor. Asıl-olan ve kopyanın her ikisi de aynı ihtişamlı anlatım sürecinin ürünleri, nihai erek ise dünyanın yeniden yaratılması, yeni bir yer-yurt’un yaratılması.
Bu hesap-kitap, asıl-olan ve kopya arasındaki kutupluğu her ikisine de aynı makinenin bir parçası olarak işlev gören ikinci el muamelesi ederek alt ediyor. Ama öyle gözüküyor ki gerçek ile imajiner olan arasındaki dikotomiyi dokunmadan bırakıyor
Yarı-sebep, kendi gücü temelinde yaygınlaştırıcı-dağıtıcıdır. İyi bedenleri kötülerinden ayrıştırır. Bir başka deyişle onları bir asıl olmamalarına rağmen öyleymiş gibi arz eden aynılaşmanın müthiş illüzyonuna razı olan bedenleri farklı bir gündemle işleyen hain kopyalar haline gelmeleri için yönetir. Yarı-sebep Fransız vatanseverlerini işbirlikçi Almanların maskelerini düşürmek için harekete geçirir (Alman kaçakların sayısının iki olması tesadüf değil; Simülakrumun kimliğe karşı tehditkar olan çokluk tavrını takınıyor ve ne pahasına olursa olsun engellenmesi gereken bir uçuş rotasında seyahat ediyor. Burada çokluk bir ikiliğe indirgenmiş zira kapitalizmin oedipal prosedürleri altında, kimlik içinde kimlik-olmayan-kimlik, öznenin, ilan-edim’in öznesi ve ifade’nin öznesi olmak üzre ikiye bölünmesi ile şekil alıyor: Almanlardan biri sessiz kalmaya mecbur bırakılıyor) ki çingeneyi ise belirgin ötekiliğine rağmen çalışkan, dürüst Fransız kadını olarak gösterir.
Bu hesap-kitap, asıl-olan ve kopya arasındaki kutupluğu her ikisine de aynı makinenin bir parçası olarak işlev gören ikinci el muamelesi ederek alt ediyor. Ama öyle gözüküyor ki gerçek ile imajiner olan arasındaki dikotomiyi dokunmadan bırakıyor; ta ki bu ihtişamlı-anlatım süreci tarafından ele geçirilmiş bedenlerin ve şeylerin kendilerinin farklı yarı-sebep düzey-düzlemlerindeki öncül simülasyon-temelli yaygınlaştırma-dağıtım’ların bir sonucu olduğu anlaşılana değin. Simülasyon içinde simülasyon. Gerçeklik iyi kıvama getirilmiş simülasyonlar harmonisi dışında bir şey değil. Dünya birbirine bağlı simülasyonların kompleks tekrarlı-döngüsel devresi ki Feuillade’in filminde de bu yerine oturuyor. 1919’da yapılmış, hemen savaştan sonra, her savaşın bilhassa da boyutlarından biri üzerinden bakılınca güçlü bir yersiz-yurtsuzlaştırma etkisi var: Askerlerin silah altına alınması, vasıta ve silahlarla teçhizatı ve erzak tedariki, başka ülkelerden gelen mülteciler, başka ülkelere iltica edenler, parçalanmış aileler, bütün bölgelerin tesviyesi… Filmin kendisi, kendisini o sökümlenmiş duruma eklemleyerek birleştirici bir yersiz-yurtsuzlaştırmanın tümlenmesine yardım etmesi anlamında bir simülasyon; ulusun yeniden-doğuşunu inşa etmek için… Vendémiare, cumhuriyetçilerin takviminin ilk ayının ismi.
Bundan çıkarsayabileceğimiz salt asıl-olan ile kopya-olan’ın ayrımı değil, yahut salt gerçek ve imajiner olanın ayrımı değil, simülasyonun iki mod’unun ayrımı. Biri, Feuillade’ın filminde örneklendirilen, normatif, düzenli ve yeniden-üretilebilir varlığın kendisinde yer alan bariz özellikleri seçmiş: Çalışkanlık, sadakat, iyi anne-baba olmak vs. yüzeyde bir aynılaşmanın bağlantılarını yaratıyor. Bunlar yüzeydeki aynılaşmalar zira bir miktar derine inilince aynılaşma değil salt standardize edilmiş eylemler oldukları görülüyor: Varlıkların bütün yaptıkları çağrıldıklarında olması istenen şey olmaları (bu bakıştan, çingene Fransızlar kadar Fransız oluyor). Bedenlerin yaptıkları ise normalleştirilmiş ve basitçe yeniden-üretilebilir işlevleri olan mucizevileştirilmiş kimlikler demetinin soyut şebekesi içerisinde nerede konumlandıklarına göre değişiyor. Bu Eflatuncu anlamda kopyalara değil insan taklit-klonlar’a dair bir soru. Her toplum bu cinsten bir yarı-sebep sistemi yaratıyor. Kapitalist toplumda nihai yarı-sebep, Marx tarafından tanımlandığı üzre her şeyi kendisine matuf kılan mucizevileşmiş bir madde ve kendisini ilk ve son sebep olarak sunuyor. Kapital’in kendisi (-20-). Simülasyonun bu mod’unun ismine “gerçeklik” deniyor.
Simülasyonun diğer mod’u, kendisini tüm aynılaştırma ve taklit-klonlaştırma sistemine karşıt olarak ortaya koyar. Ayrıca yaygınlaştırıcı-dağıtıcı olmasına rağmen, yaygınlaştırma-dağıtım’ın etkisi sınırlanabilir değil. Bariz özellikleri kendisine seçmek yerine, tamamını seçip alır, potansiyelleri çoğaltır: İnsan olmak değil, insan-ötesi olmak… Bu cinsten simülasyona “sanat” deniyor. Sanat hem bir yer-yurdu yeniden yaratıyor, ama bu yer-yurt gerçekten yer-yurtsal değil. Gezegenlerarası bir uzayda kütleçekimi kanunlarına bağlı dünyaya pek az benziyor, ondan ziyade yersiz-yurtsuzlaştırılmış; her yönde hareket etme ihtimalini temin eden bir yer-yurt… Sanatçılar kendi tedavülden kalkmışlıklarının sırrını bulmuş taklitçiler.
Bin Yayla’da, Deleuze ve Guattari onlara temsil terminolojisine saplanıp kalmadan simülasyonun iki mod’unu da tartışma imkanı veren bir kavramsallaştırma icad ediyorlar: anahtar kavram ikili-oluş. İhtişamlı-anlatım sürecinde daima her ikisini dönüştüren ve birbirine dönüştürülebilen en azından iki terim var (-21-).
The Fly’a dönelim. Bilimadamının süreçten tek kaçış ümidi kız arkadaşını kendisinden ve sinekten bir çocuk yapmaya ikna etmektir. Ümidi ve korkusu, insan türüne Brundle-sinek’i bulaştırmak ve böylece eskisinin yerine geçmek üzre süperinsan gücü ile bezeli yeni bir tür ortaya çıkmasıdır. Süpersinek olarak üstün gelen insan…
David Cronenberg’in The Fly, Sinek filmi, buna dair bir durumu, başarısız bir durumu, sunuyor. Brundle ismindeki bilim adamı nesneleri maddesizleştiren ve onları anında istenilen bir yere ışınlayan bir makine ile deney yaparken kazara kendisini bir sinek ile eşleştiriyor. Bir nevi kütleçekime ve Newton’cu fiziğe hakaret ediyor. Bu kaza olunca Brundle pek de sinek olmuyor ama sinek-insan da olmuyor. Bundan ziyade, ikisinin de bariz özellikleri ve potansiyelleri yeni bir canavarsı-benzer-karışım’da terkip oluyor: Duvarlarda yürüyebilen ve kendisini “haşarat-politikacı” olarak tanımlayabilecek denli düşünebilen ve konuşabilen bir Brundle-sinek… Kendisini sinek’ten arındırmak için süreci geriye doğru tekrar etmeyi deniyor lakin bu defa da tek başarısı kendisini makine ile terkip etmek oluyor. Vendémiare’da portresi çizilen sınırlı ve negatif oluş’ta, şebekeye uyum sağlamak için kendi potansiyellerini törpülemek zorunda olmayı sorgulamak adına terimlerden biri kimliğin ve bedenin soyutlanması, yahut en azından böyle gözüküyor. The Fly’da olduğu gibi sınırlamasız ve pozitif oluş’ta, iki terim de aynı düzlemde: Dikine yukarı ya da aşağı bakmak yerine, kişi şebekede etraftaki kendisi için belirlenmiş başka bir pozisyona doğru hareket ediyor. Bir hayvan, bir makine, farklı bir ırk, cinsiyet ya da farklı yaşta bir insan, bir haşarat, bir bitki olmaya… İhtişamlı-anlatım süreci, atomaltı fizik kadar soyut olmasına rağmen tesir ettiği dünyayı içeriyor ve bir “kuark-parçacığı kadar gerçek… (Bin Yayla kitabındaki “Soyut Gerçek” makalesinden: Bu metindeki “gerçek” yukarıda verilen gerçek tanımlamalarına göre farklı bir anlamda; gerçekleştirilimiş simülasyonların kapsamlı bir sistemi olarak da anlaşılan, Virtüel’in gerilimli alemi ki o da gerçekliğin içinde vücut buluyor.) (Soyut Gerçek/Abstract Real: Soyut gerçek; “abstract”’ın soyutluğun dışında, materyal, maddi olmayan minvalinde bir anlamı da var, Deleuze’un kastının mahiyetine dair kitaba bakmak lazım.)
Işınlama makinesi kendini terkip ettiği terimlerle aynı uzamda… İşleme prensibi o dünyanın kuantum düzlemine hiç görülmemiş potansiyellerin bir karışımını yaratmak için soyutluk havuzuna dalmış durumda. Geri dönüşü olmadan, yeni bir beden ve arazi üretiyor. Tek seçenek bir terimden sonrakine sıçrayarak bayrak yarışındaymışçasına olup-duruş’u sürdürmek. Ta ki süreç kendisini imha edene yahut potansiyellerini tüketip yakıtını tamamen harcayana kadar ve muhteşem-hayvan ölür. Bunu gezegenlerarası uzaya benzetmek yanıltıcı olabilir: Bundan daha ötede serbest-dolaşımda bir ağırlıksızlık sözkonusu olamaz. Bu denli tam in-determine bir şey yok. Her bir kişi kendi itkisine, kendi yaşam gücüne, ne kadarını göze alabileceğine göre ayarlanmış kendi potansiyellerine sahip. Ve tortulaşmış ve evvelden-varolan “gerçek” olduğu kabul gören simülasyonlar tarafından ortalığa saçılmış engellerle dolu bir dünyanın içine doğru hareket ediyor. Genellenmiş bir in-determinasyon yok ama insanın sinekle buluştuğu yerde karar-verilemezliğin yerelleştirilmiş noktaları mevcut. Erek, öyle bir noktada biri’nin dünyasındaki kuantum düzlemine erişmek ve ikili-oluş’un stratejik taklidi ile muhtemel tüm potansiyelleri terkip etmek… Deleuze ve Guattari, elbette insanlara “nesnel” olarak bir haşarat olabileceklerini söylemiyor yahut olmalarını tavsiye etmiyor. Bu potansiyelleri intihap ve terkip etmek ile alakalı bir soru ki bu hareket ve dinlencenin birbiriyle soyut alakaları olarak tanımlanır. Etkileme ve etkilenme kabiliyetleri: soyut ama gerçek. Fikir, kendi ışınlanma makinemizi inşa edip onu gitmek ve daha ötesine gitmek için bir bayrak yarışındaymışçasına kullanmak, daha muntazam ve daha güçlü karışımlar yaratmak ve onları bir bulaşıcı hastalıkmışçasına yeryüzündeki her kimliğe bulaşana değin yayıp saçmak… ve tam-müteşekkil noktaya erişildiği yerde, işte o vakit, pozitif simülasyon temsil ve taklit şebekesine karşı kullanılabilir ve onu yeni bir dünyaya dönüşütürebilir. Deleuze ve Guattari, bu oluş sürecinin kolektif doğasında, yalnız bir sanatçıda cisimleşmiş olduğu halde, ısrar ediyor. Devrimci yahut “önemsiz/önemsizleştirilmiş/önemsenmeyen/yalnız” (Önemsiz derken, bu önemsizlik bir yalnız bırakılmışlık tecrit edilmişliğin getirisi, mesela Kafka’ya matuf söylenmiş, ki buna “Minor Art”.) Sanatçılar kendi topluluklarının sunduklarını, yanlışın güçleri ile hizaya getirirler (-23-).
Kendisini sonrasında topluma Feuillade’nin şarap assemblajında olduğu gibi yeniden-zerk edebilecek işleyen bir simülasyon yaratırlar ama bunu epey farklı, hatta bir nevi eşdeğeri denli zilzurna sarhoş edici bir etki ile yaparlar.
Baudrillard’ın söylediği yahut zaten kendinde-gerçek’liğinden ötürü indeterminasyon düzenin tersyüz edimi demek, indeterminasyon gerekli zira asıl-olan’ın sahte kopya’sı, ve her zerresi kendi sisteminin bir parçası. Baudrillard’ın kavramsal çerçevesi saltı eski-gerçekliğin nostaljisinin bir sonucu, zaten bu kendi dışındaki her şeyi tedavülden kaldıran bakıştan kaynaklı.
The Fly’a dönelim. Bilimadamının süreçten tek kaçış ümidi kız arkadaşını kendisinden ve sinekten bir çocuk yapmaya ikna etmektir. Ümidi ve korkusu, insan türüne Brundle-sinek’i bulaştırmak ve böylece eskisinin yerine geçmek üzre süperinsan gücü ile bezeli yeni bir tür ortaya çıkmasıdır. Süpersinek olarak üstün gelen insan… (Nietzsche kinayesi, anıştırması gereksiz değil. Deleuze için, “Yanlışın Güçleri” güç istencinin bir başka söylenişi, adıdır. Ve pozitif simülasyon, Deleuze ve Guattari tarafından Anti-Oedipus’ta ebedi bengidönüş olarak açıklanmış. – o da Nietzsche’den alınmış bir kavram)(-24-). Yeniden-üretim ve yeni bir etnik kimliğin oluşturulup biçimlendirilmesi bu simülasyon sürecinin suratsız-yüzleri ama onlar nihai erek değiller. Erek yaşamın kendisi, yeni-Brundle’ın kendi güçlerini saklayıp baskılamadan yaşayabileceği yeni bir dünya… Bu ihtimal başarıyla olan-güçler tarafından ezilip geçilmiş. Brundle-sinek bir kaçış yolundan mahrum bırakılmış. Brundle’ın ve sineğin bedenlerinde yazılı orijinal formül, görünüşe göre hatalı. Yapabileceklerinin en iyisini yaptılar, ama sadece kendi tedavülden kalkışlarına erişebildiler.
Tüm bunlar bizim mevcut kültürel şartlarımıza nasıl uygulanabilir? Deleuze’e göre, simulakrumun kendi maskesini düşürmeye başladığı nokta resimde pop art’ın zuhur etmesi ile başladı. Sinemada bu İtalyan Neo-Realismi ve Fransız Yeni Dalga, Nouvelle Vague ile oldu (-25-). Belki de bu noktaya şimdilerde popüler kültürün içinde tamamıyla ulaşmaktayız. İleri/gelişmiş-kapitalizm, Deleuze ve Guattari’nin tartıştığı üzre, şimdilerde eski kimliklerin ve yer-yurt anlayışının feshedilmesini, nesnelerin ortalığa salıverilmesini icbar eden, imajların ve enformasyonun hiç olmadığı kadar fazla hareketlilik (mobility) ve birleştirme potansiyeline sahip olduğu yeni bir ulus-ötesi düzleme erişiyor (-26-). Hep olduğu gibi, bu yersiz-yurtsuzlaştırmanın etkisi sadece yeniden-yer-yurt haline getirme’yi (retrerritorialization), daha büyük ve muhteşem bir dünyaçağında Kapital’in yeniden-doğacağı bir diyarın üzerinden mümkün kılabilmektir. Ama bu olurken, bir gedik açıldı. Meydan okuma bu yeni dünya simülasyonunu alıp bir adım öteye taşıyarak, geri dönüşü olmayan bir noktaya; böylece simülasyon en yüksek derecede pozitif bir simülasyona dönüşecek ‘yanlışın gücü’ ile bizi hizaya getirerek, ve sonunda da temsil şebekesi bir defalığına ve tamamen olmak üzre kapanacak.
Bu sızlanıp durarak yapılamaz. Baudrillard’ın çalışmaları uzun bir ağıt. Doğrusal ve diyalektik nedensellik artık işlevsiz, zira her şey in-determine oldu. anlamın merkezi boş, zira biz kaybolmuş yörüngedeki uydularız. Ne yasa koyucu-özneler ne de pasif köleler gibi hareket edemiyoruz zira hepimiz birer süngeriz. İmajlar artık temsile bağlı değil, zira hiperuzayda ağırlıksız bir halde salınıp duruyorlar. Sözcüklerin artık tek bir anlamı yok, zira dil-işaretleri birbiri üzerinde kaotik bir halde kayıp duruyorlar. Gerçek ve imajiner arasında tekrarlı-döngüsel bir devre yaratıldı ve böylece gerçeklik hipergerçekliğin kararsız mesafesizliğinde içe doğru patladı. Tüm bu ifadeler şayet mezkur “temsiliyet düzeni”nin tek düşünülebilir alternatifinin kesin indeterminasyon olduğu farzedilirse anlam kazanıyor. Zira Baudrillard’ın söylediği yahut zaten kendinde-gerçek’liğinden ötürü indeterminasyon düzenin tersyüz edimi demek. İndeterminasyon gerekli zira asıl-olan’ın sahte kopya’sı ve her zerresi kendi sisteminin bir parçası. Baudrillard’ın kavramsal çerçevesi saltı eski-gerçekliğin nostaljisinin bir sonucu. Zaten bu kendi dışındaki her şeyi tedavülden kaldıran bakıştan kaynaklı. Berrak haliyle söylediklerinin tamamının simulakra olagelen şeyleri unufak edip parçaladığını göremiyor: Simülakra simülasyonun gerçek kadar gerçek analiz-edilebilir prosedürleri tarafından üretiliyor yahut haddizatında gerçekten daha gerçek; zira o prosedürler gerçek’i kendi üretim ilkesine geri döndürüyor ve böylece kendilerinin yeni simülasyon rejiminde yeniden doğuşlarının yolunu hazırlıyorlar. Baudrillard oluşu ve çeşitliliği göremiyor. Simulakrumun farklılıkların ve galaktik mesafeleri çoğaltan bir oyuna kılıf olduğunu göremiyor. Deleuze ve Guattari’nin önerdiği, bilhassa “Bin Yayla”nın içinde, Baudrillard’ın çöken temsiller dünyasını etkili bir illüzyon olarak, ufak ihtimal pırıltılarının dahi ölümü olarak kavramaya mukabil bir mantıktır. Kinizmin aksine, kendimizi gerçekten daha gerçek – kendimizi-imar edişimizi canavarca bir bulaştırmayla- oldurmanın ufak ama ihtişamlı ümidi…
Çeviren Mustafa Burak Arabacı
Alıntı Yapılanlar
– 1,2,3- Jean Baudrillard,Ssimülasyonlar
– 4,5- Jean Baudrillard, Sessiz Yığınların Gölgesinde
– 6,7- Jean Baudrillard, Simülasyonlar
– 8- Baudrillard, Sessiz Yığınların Gölgesinde
– 9- Frederic Jameson, Postmodernizm yahut Geç-kapitalizm’in Kültürel Mantığı
-10,11,12- Gilles Deleuze, Eflatun ve Simulakrum
-13- Gilles Deleuze ve Felix Guattari, Anti-Oedipus
-14- Lacan, Psikanalizin Dört Radikal Kavramı
-15- Alliez and Feher
16- Sessiz Yığınların Gölgesinde
17,18, 20- Deleuze ve Guattari, Anti-Oedipus
-21,22- Deleuze, Bin Yayla; Deleuze, Bergsonculuk
-23- Deleuze, Kafka: minor bir edebiyata doğru; Deleuze ve Carmelo Bene, Çakışmalar
-24,25- Deleuze, Sinema II: Zaman-İmaj

https://itaatsiz.org/?p=6039
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.09.13 21:39 karanotlar Arzulardan arın. Esrarengizi gör. Arzulara bürün. Arzu uyandıranı gör.

_Kalpteki incelik ise sevgi yaratır. Sözlerdeki incelik güven yaratır. Düşüncedeki incelik derinlik yaratır. Bunlara sahip olan insan ise her zaman kendini aratır. _Bir ülkede saraylar ne kadar çoksa, halk o ölçüde fakirleşmiştir. Saraydaki lüks ve pahalı şeyler ne kadar fazlaysa, tahıl ambarları o kadar boşalmıştır. Başkalarının yoksullaşması üzerine kurulmuş olan bu gösteriş, Haydutların yağmadan sonraki böbürlenmelerinden başka bi şey değil. Buna hırsızların cakası denir. Yol, bu değildir. Budur işte sahte YOL. _Halk açsa Bu üsttekilerin fazla vergi yemelerindendir. Halkı yönetmek güçse bu üsttekilerin her işe karışmasındandır. _Tasalanma sebebim bir bedenimin olmasıdır, Bedenim olmasaydı tasalanacak neyim kalırdı?" _İnsan ne kadar çok bilirse hükmedilmesi o kadar zor olur. Bu nedenledir ki eğiterek hükmetmek isyan getirir, cahil bırakarak hükmetmek mutluluk. _Sadece kendiniz olmak ile mutlu olduğunuzda ve kendinizi kimseyle kıyaslayıp, yarışmadığınızda, herkes size saygı duyacaktır _Kutlu kişinin kendi kalbi yoktur. Yetmiş iki milletin kalbidir onun kalbi. O kendi çocukları gibi bakar hepsine. İyilere iyiyim Kötülere de iyiyim. Çünkü iyiliktir ERDEM. Dost olana dostum Dost olmayana da dostum. Çünkü dostluktur ERDEM. Kutlu kişi sükûnet içinde yaşar. Geniş kalbi dünyaya açık. _Kutlu kişi isteksizliği ister. Değerliye değer vermez. _Mutsuzsanız geçmişte. Endişeliyseniz gelecekte. Huzurluysanız şu an da yaşıyorsunuz. _Brahman rahibi: “Komşunun tanrısını kendi tanrından çok sev!” _Görmek istemeyenden daha kör kimse yoktur. _Zorlanan bir şey, eninde sonunda eski durumuna geri dönecektir. _Başkalarını anlamak olgunluk, kendi kendini anlamak ise daha üstün bir olgunluktur. _Kayıp bazen kazançtan daha fazla yarar sağlayabilir. _Su gibi olmalısın. Kırılmamak için bükül. Düz olmak için eğril. Dolmak için boşal. Parçalan ki yenilen. _Bir insan, doğduğunda yumuşak ve güçsüzdür; öldüğünde, sert ve bükülmez. Bitkiler canlıyken yumuşak ve esnektir; öldüklerinde sert ve kuru. Bu yüzden sertlik ve bükülmezlik, ölümün yoldaşlarıdır, yumuşaklık ve narinlik hayatın yoldaşları. Yumuşaklık sertliğe, dirençsizlik kuvvete karşı zafer kazanır. Biçim alabilen şeyler sert olan şeylerden üstündür. _Zekice olmayan bir davranışa dahi zekice karşılık ver. _Konuşmadan önce düşün; Gereği var mı? Şefkat barındırıyor mu? Kimseyi incitebilir mi? Sessizliği bozacak kadar değerli mi? _Küçük kafalar kişileri, büyük kafalar fikirleri konuşur. _Bilge kişi kendi kişiliğini en sona koyar ama yine de en öndedir _En büyük iyilik su gibidir: sudaki iyi herkese yarar. Su bu iyiliği umursamadan yapar. _Kazanmak yada kaybetmek, hangisi daha iyidir? En iyi lider insanların ancak varlığından haberdar olduğu liderdir. _Tao Karıncayla imparator arasında fark gözetmez. Rahmetini iyiden de kötüden de esirgemez. _Dünya olduğu gibi olağanüstü güzel. _İyilik bilmez gökyüzü. En büyük iyiliği de budur işte. _Doğal olan güzeldir. İnsan içinden öyle geldiği için iyilik yapmalıdır, ödül beklediği için ya da cezadan korktuğu için değil. İçten gelmeden yapılan şeyler de uyum getirmez.
_Tao soyuttur. Ne yükselirken parlaktır ne de batarken karanlık. Tarif edilemez ve anlayışımızın ötesindedir. Başlangıcı ve sonu yoktur._Onu adlandırdık mı, onun sonsuzluğunu yitiririz. Çünkü her söylenen söz, her verilen ad şeyleri “Kendisi olamayandan” ayırır. _Su, TAO’nun simgesidir. O, yumuşak ve uysal, ama taşı yenecek kadar güçlüdür. En ince aralıklara bile sızar. Karşılık beklemeden çevresine hizmet eder. Her zaman en altta, insanların hor gördüğü yerlerde kalır. Bu yüzden de toplayıcı, birleştirici olur. Her yerde çevresiyle uyum sağlar. İçinde bulunduğu kaba uyar. Yine de hiç bir zaman kendi doğasını yitirmez... _Tao, her şeyin kaynağı olan “HİÇLİK”tir. HİÇ iken Bir oluruz. Bir’ken İki oluruz. İki iken Üç oluruz. Üç’ten bin bir tür oluruz. Hiçlik, karşıtlıklar dünyasının kaynağıdır. Birinin içinde ötekinden, erkekte kadından, kadında erkekten, ışıkta gölgeden, toprakta güneşten bir şey vardır her zaman. Her şey karşıtıyla vardır. (Ying Yang.) Tao içerdiği yol olma niteliğinin yanı sıra rehber olmasıyla, aslında aynı anda yapan ve yapılmakta olan gibi iki kavramı içinde barındırır: Hem yönetmen hem aktör, hem besteci hem melodi, hem seyrüsefer cihazı hem seyrin ta kendisi. Üstün insana Yol'dan söz etsen, gayretle işe sarılır. Nasipsize söylesen vay haline, kahkahaya güler. Gülmeseydi, yol, yol olmazdı. İnsanlar yeryüzünü izler, yeryüzü gökleri, gökler Yol'u izler. Yol ise olanı. _ Çılgınlar tanrısal vahiy ararlar Göğün-yerin işaretlerinde. Ben bilgelik ararım Zaman ve dünyanın işaretlerinde. _ Kimileri mucizeleri kutsal sayar. Ben mucize olmayanı kutsal sayarım… _Uyanmış insan işlenmemiş cevheri görür. _Bilge, gece içinde bir okyanus gibi, durgun ve sessizdir ama bir kış rüzgarı kadar yakıcıdır. Bilge kişi bulutlar gibi sürüklenir, belli bir yeri olmadan. yeni doğmuş bir bebek gibi kendini ifade etmeye çalışmaz. Bilge kişi bilir ki kişi yenilerek yenebilir ve yenerek yenilebilir. Bilge kişi kendine önem vermez, ama başkalarının ihtiyaçlarını duyumsar o alçakgönüllü ve utangaçtır, böylelikle diğerlerinin kafasını karıştırır.çocuk gibi görünür ve dinlenir. Bilge kişi kafasında yenmeyi kurmaz ki yenilsin, bir şeye sarılmaz ki yitirsin. bilgenin yolu kurnazlığa kaçmadan çalışmaktır. _Büyük iyilik su gibidir. Doğal olarak akar. Reddeden insana bile faydası olur. Tao gibidir. Bilge kişi de su gibi yaşar, arzusuz ve alçakgönüllü, entelektüel düşünceli, sevecen, adildir. Bilge kişi sessizce çalışır. Ne övgü ne de şöhret aramaz. Uyuyan bir bebek gibi nefes alır ve uyumu gözetir. _Tao yaratır ama saygınlık istemez ve yol gösterir ama karışmaz. Tao seyahat etmeden de bilinip gözlenebilir; ondandır bilge kişinin bakmadan her şeyi görmesi. Her nesne tao nazarında birer küçük evrendir; dünya kainatın küçük evreni, ulus dünyanın küçük evreni, köy ulusun küçük evreni; aile köyün küçük evreni, ve bedeni kişinin ailesinin küçük evrenidir; tek bir hücresinden galaksiye kadar…
Karar aklın durması halidir; karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar; çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz. _Kalite bir erdemdir! O kendini; mekandaki yaşantıda, düşüncedeki derinlikte, sevgideki cömertlikte, İfadelerdeki gerçeklikte İdaredeki düzende eylemdeki etkide doğru zamandaki doğru harekette gösterir. _Kendini bilen bilge. Başkasını bilen bilgilidir. Kendini yenen kudretli. Başkasını yenen kuvvetli Halinden memnun olan zengindir. Nefsini yenen iradeli. Yerini korumayı bilen kalıcıdır, Ölüp de yok olmayan ölümsüz. _Edimsizliğin her şeyden el etek çekmek, eylemsizlik demek değil, tutkulu, hırslı eylemlerden, doğadaki dengeye ters eylemlerden uzak durmak demek. İçine kapalılık demek değil, ukalalık, gevezelik etmemek, çevresine yaşamı ve tutumu ile örnek olarak yol göstermek demek. _Kutlu kişinin bu sınırsız iyiliği karşısında herkesin ağzı açık kalır. _Hep hiçlikte kalanlar görür onun özünü. hep varlıkta kalanlar görür onun yüzünü...” _Edimsizlik, yaşamın akışına aykırı olan eylemlere girişmemektir. _Ezecekler mi birini. Büyütürler onu alabildiğine. Zayıf mı düşürecekler birini. Güçlendirirler onu alabildiğine. Yok edeceklerse birini. Geliştirirler onu alabildiğine. Alacaklar mı elindekini onun. Ona verirler önce bol bol. Budur görmek görünmezi. Yumuşak yener serti. Zayıf yener güçlüyü. Çıkarma balığı derinden. Sırdır düzen. Ele verme sırrını. _Eskinin yetkin ustaları Özlü ve gizemliydiler. Derindiler erişilip bilinmez. Kışın bir ırmağı geçer gibi Çekingen, Komşuların gözü altında gibi Dikkatli, Konuklar gibi sakıngan, Eriyen buz gibi geçici, İşlenmemiş balçık gibi şekilsiz, Vadi gibi geniş. Sis gibi bulanık… _YOL'u yitirmeyen doygunluğu aramaz. Doygunluğu aramayan kalır dolmadan. Hep açık yeni yetkinliğe. _Fazla söz boşa zahmet. İyisi mi içindekini tut içinde. _Su gibidir yüce iyilik. İyidir ki su Binbir türe yarar verir dayatmasız. İnsanların hor gördüğü yerlerde. _En yüce hakanların varlığını Bilmezdi halk. Ne sakıngandı değerli sözleri. İşlerini görürlerdi onlar ve yoluna girerdi. Sonrakiler sayıldı ve sevildi Sonrakilerden korkuldu _Ahlak yok olduğunda doğru davranış biter ve çıkarcılık ortaya çıkar. Çıkarcılık; düzensizliğin başlangıcıdır. _Beş renk gözü kör eder, beş sesse, kulağı sağır. Beş çeşni, tat alma duyusunu köreltir. Fazla düşünmek zihni zayıf düşürür, arzular ise kalbi öldürür. Denge ve ihtiyaç önemlidir. _Bir şeyi daraltmak istiyorsan, Önce onu genişletmelisin. Bir şeyi zayıflatmak istiyorsan, Önce onu güçlendirmelisin. Bir şeyden ayrılmak istiyorsan, Önce onunla birleşmelisin. Bir şeyi almak istiyorsan, Önce onu vermelisin. Buna “ ince kavrayış” denir. _Lao Tse ise toplumdaki çürümenin ahlak dersi verme ve politik önlemler almayla giderilemeyecek kadar derin olduğunu düşünüyordu. Tersine, tüm töreler, kurallar, ahlak, politik girişimler kötülüklerin asıl kaynaklarıydı, insanların doğallıklarına dönmeleri, her türlü tutku ve bencillikten kurtulmaları, toplumsal norm ve değerlerden vazgeçmeleri gerekiyordu. _Derler ki, tüccarın iyisi malını öyle saklarmış ki, onu gören yoksul sanırmış. Arif ve ERDEM’li kişi de odur ki, gören budala sanır, iyisi mi, Siz vazgeçin şu gururlu, hırslı, kibirli halinizden, bırakın şu yakışıksız çabalarınızı “Emirlerle yönetip cezalarla düzenlersen halk yılgın ve utanmaz olur. ERDEM’le yönetir ahlakla düzenlersen halk utanmayı öğrenir ve iyiye yönelir.” Ama gerek “ahlak”, gerekse “yönetme” ve “düzenleme” çabalarının kendisi huzursuzluğun asıl kaynağı Lao Tse’ya göre! _ Asıl tehlikenin büyüğü, asıl sakınılması gereken şey “hortlaklardan” da önce, insanlığa hizmet etme aşkıyla hortlaklara savaş açan kutlu kişiden gelebilecek zarar. _Günümüz yönetimlerinin “tüketim olanakları verip halkı pasifleştirmek” ve “basit halkı bilgisiz bırakmak; aydınların ise gözünü yıldırıp eyleme girişme cesaretini kırmak” türü yöntemlerini kaçınılmazlıkla anımsatıyor bunlar! _Doğru yaşamayı bilen Geçsin ülkeyi bir uçtan bir uca. Rastlamaz tek gergedana kaplana. Geçsin bir ordunun içinden. Ne zırh yarar ne kılıç. Gergedan bulamaz boynuz saplayacak yer. Kaplan bulamaz tırnak geçirecek yer. Kılıç bulamaz keskinliğini gömecek yer. Neden? Çünkü ölümlü yanı yoktur onun. _Yücelerden bilge YOL’u duyunca. İzler onu uyumla. Alçakçalardan bilge YOL’u duyunca Güler ağız dolusu Ve gülmezse bil ki Doğru YOL değildir o. _Bütün keskinlikleri körelt, Bütün düğümleri çöz, Her şeyi birbirine kat. Sır olan Ayniyet, işte buradadır. Sen, ona yaklaşamazsın, Onsuz da yapamazsın. Ona bir hayrın olmaz, Zararın da olmaz. Ona şeref veremezsin, Onu aşağılayamazsın da. Dünyada hiçbir şey onun kadar asil olamaz. _Nesnelere ve kavramlara verdiğimiz anlamlar arzuları ve amaçları doğururlar. İyi ve kötü, alçak ve yüksek, aydınlık ve karanlık gibi. Bu anlamlardan kopmamız arzu ve amaçlarımızdan ayrılmamız sonucu eylemsizliğe varırız. Eylemsizlik bir kere kavrandığında uyumlu yaşama geçiş kapısı açılır. Geçmişin pişmanlıkları ve gelecek kaygısı ve planları gibi gerçek yaşamdan koparan etkiler aynı zamanda insan yaşamında bir tür dengesizlik hali yaratır. Uyumlu yaşam ve doğal akış insanın içinde bulunduğu an ile bütünleşerek yaşamasını sağlar. Bu uyuma yolu izlemek denir. Yol anlamına gelen tao kelimesiyle kastedilen budur. _Kimileri mucizeleri kutsal sayar ben mucize olmayanları kutsal sayarım. Çılgınlar tanrısal vahiy ararlar. Ben bilgelik ararım. _Olgunlaşır varlıklar. Sonra dönerler kaynaklarına. Kaynağa dönmek huzur demek. Huzur amaca varmak demek. Amaca varmak sonsuzluk demek. Sonsuzluğu kavramak aydınlık demek. Sonsuzluk kavranmadı mı Uyumsuzluk gelir. Sonsuzluğu kavrayan hoşgörülüdür. Hoşgörülü demek adil. Adil demek egemen. Egemen demek kutsal. Kutsal demek YOL'da YOL'da demek kalıcı… _Kutlu kişi örnek olur dünyaya. Çevresine ışık saçmaz ve aydınlanır. Kendisine değer vermez ve yüceltilir. Kendini övmez ve yarar verir. Kendini öne koymaz ve kalıcılaşır. Çünkü savaşmayanla Kim savaşabilir dünyada _Biliyorsam biraz doğru YOL’da yaşamı. Tek korkum yolu yitirenlerdendir. Sapanlardan dar sokaklara doğru. YOL dururken _Sağlam kök salan sökülmez. Sıkı tuttuğun çalınmaz. _ERDEM’le dolu kişi Benzer yeni doğmuş bebeğe. Yılan çıyan sokmaz Vahşi hayvan saldırmaz Alıcı kuş paralamaz İncedir kemikleri kasları yumuşaktır ama Yine de sımsıkı yapışır tuttuğuna Erkek dişi nedir bilmez ama Yine de kalkar pipisi Çünkü dopdoludur hayat tohumuyla _Keskinliğini körelt. Karmaşalarını çöz. Parlaklığını sönükleştir. Tozuna karış dünyanın. Budur gizli Bir’e varmak. Buna erişeni Ne sevgi yaralar ne soğukluk Ne kazanç yaralar ne kayıp Ne saygınlık yaralar ne utanç Ki en saygın olur göğün altında _Baştaki sakin ve edimsizse Halk dürüst ve temiz olur Baştaki zeki ve kurnazsa Halk hilekâr ve güvenilmez olur _Büyük ülkeyi yönetmek Küçük bir balık kızartmaya benzer. _Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır. _Ayaksız yürümek. Kolsuz dövüşmek. Saldırısız yenmek. Silahsız durdurmak. En büyük talihsizliktir küçümsemek düşmanı. Küçümseyen korkarım yitirir hazinesini. _Bilmediğini bilmek büyüklüktür. Bildiğini bilmemek eksiklik. _Emretmeden yönetebiliyorsanız lidersiniz. Lider ol, ancak efendi olma. _Düşlerini neyle suladığına dikkat et. _Kendi aczinden onur duymaya kuvvet denir. _Henüz gülümsemeyi öğrenmiş bir bebek gibi. durgun ve ifadesizim, _Eğer ki halkın korktuğu biriysen, Sen de halktan kork _Çok bilenler konuşmaz, çok konuşanlar bilmez _Üç hazinem var: Sadelik, sabır ve merhamet. _Bahar gelir ve çimenler kendiliğinden yeşerir. _Diğer insanların hakkınızda ne düşündüğünü kafanıza takarsanız,daima onların kölesi olursunuz. _Dostlarını kendine yakın tut, düşmanlarını daha da yakın. _Düşüncelerinizi değiştirin, hayatınız değişsin. _Tanrı size istediğiniz insanları değil, ihtiyacınız olan insanları verir. _Gerçek bilge aydınlanmanın amaç değil, anlam olduğunu anlar. _Eğer pes edebilirsen güçlüsündür. Kötülüğe iyilikle karşılık ver. _Bir aile iç ahengini yitirdiği zaman “hayırlı oğullar”dan söz ederiz. Bir devlet kargaşaya sürüklendiği zaman sadık devlet adamları”ndan _Dünyadaki herkes güzeli güzel olarak bilir Ve çirkinlik de bu yüzden vardır. İşte böylece, Varlık ve yokluk birbirini doğurur, Zor ve kolay birbirini tamamlar, Uzun ve kısa birbirini şekillendirir, Yukarı ve aşağı birbirini doldurur, Sesler ve tonlar birbiriyle uyuşur, Önce ve sonra birbirini izler. _İnsanların onay vermesini önemserseniz, onların mahkûmu olursunuz. _Düşlerini neyle suladığına dikkat et. Düşlerini endişe ve korkuyla sularsan, yaşamını boğan yabani otlar biçersin. Düşlerini iyimserlikle, çözümlerle sularsan, başarı biçersin. _Kalbinizde yeşil bir ağaç bulundurun, belki şakıyan kuşlar gelir. _ Erdeme haiz olanlar kusur aramaz. Kusur arayanlar erdeme haiz değildir _ Orada oturup sessizce tefekküre dalarak Zihnini temizleyebileceğini mi sanıyorsun? Bu, zihnini yalnızca daraltır, temizlemez. Tam uyanıklık akışkandır ve uyumludur; Her zaman ve mekanda vardır. Gerçek tefekkür işte budur. Dünyadan uzak durarak kim saflığa ve basitliğe erişebilir. Tao temiz ve basittir Ve dünyadan uzak durmaz. Neden basit şekilde ana-babanızı onurlandırmıyor, çocuklarınızı sevmiyor, kardeşlerinize yardım etmiyor ve en yüce doğruyu anlamak yerine, elinizde sıradan yöntemler bulunduruyorsunuz? Bu, gerçek saflık, gerçek basitlik ve gerçek ustalık olacaktır. _Bilmek ama yine de bilmediğini düşünmek en büyük hünerdir. Bilmemek ama bildiğini düşünmek ise hastalıktır _Zeka, bilgelik demek değildir. _Bir ağacın güzelliği hiçbir zaman kelimelerle ifade edilemez; bunu anlayabilmek için onu kendi gözlerinle görmelisin. Dil, bir şarkının melodisini yakalayamaz; onu anlayabilmek için kendi kulağınla işitmelisin. _Ermiş kişi yönetirken: Kalplerin boşalmasını ama karınların doymasını sağlar. İstekleri zayıflatır, ama kemikleri kuvvetlendirir. İnsanları daima alimlikten ve arzudan yoksun bırakır ve alimler bir eyleme geçmeye cüret edemez. Yaptıkları bundan ibarettir ve işte böylelikle düzensiz bir şey kalmaz. _Büyük işler başarıp şeref kazandıktan sonra bir yana çekilmesini bilmeli. _Büyük bir milleti yönetmek küçük bir balık pişirmek gibidir; fazla kurcalarsanız mahvedersiniz. _Sonsuz Tao, ne anlatılabilir olan, ne de ad verilebilir olandır. Her şeyin durmaksızın dönüştüğü ileri sürülerek, ona ad vermekle.. _Taoist cinsel uygulamalar - Özlerin Birleşmesi. Uzun yaşama ve ölümsüzlüğe ulaşmasının yöntemlerinden biri genç yaştaki bakirelerle cinsel ilişki kurmaktır. Tavsiye edilen 14 - 16 yaş aras..Chang Taoist cinselliğin yaşlı erkek - genç kız ilişkilerinde hayata geçirilebileceğini belirtirken, genç erkeklerin ise gençler yerine yaşlı kadınlarla ilişki kurmasının daha avantajlı olduğunu ileri sürmektedir _Konfüçyüs bir gün suyun içinde çırpınan adamı kurtardıktan sonra. coşkun suların içinde sağ kalmayı nasıl başardığını sormuş. 'Çok kolay!' demiş adam. 'Akıntı beni aşağı çektiği zaman daldım, yukarı ittiği zaman da su yüzüne çıktım.'" sertliğe karşı yumuşaklığın, tutkuya karşı tutkusuzluğunu, hoşgörüsüzlüğe karşı hoşgörünün, erkeğe karşı kadının yanını tutan bir öğreti bu. _ Hiçliğe dönendir Biçimlenmemiş biçim Aslı olmayan resim Karanlıktır kaostur _Ah daha ne kadar sürer yalnızlık. Herkes sevinç saçıyor. Bayrama gider gibi. Bir ben çekingen. Gülmeyi öğrenmemiş bebek gibiyim. Huzursuz savrulurum. Yersiz yurtsuz gibiyim. Herkes bolluk içinde. Ben unutulmuş gibiyim. Mağara gibi yüreğim. Uyumsuz ve karanlık Dünya insanları ışıl ışıl ah Bir ben bulanık su gibiyim. Dünya insanları kurnaz mı kurnaz. Bir ben kapalı kutu gibiyim. Huzursuzum ah deniz gibi. Dur durak bilmeyen girdap gibiyim. Herkesin hedefi var Bir ben aylak dilenci gibiyim Bir ben başkayım herkesten Ama değerlidir anadan alınan besin. __YOL’da bir oldun mu onlarla YOL’da olanlar da Hoşnut olur bundan. Yoklukta bir oldun mu onlarla. Yoklukta olanlar da Hoşnut olur bundan. Güven bulamaz güven göstermeyen. _Ayak parmakları üstüne kalkan sağlam durmaz. Dizlerini kırmadan yürüyen ilerlemez. Çevresine ışık saçan aydınlanmaz Kendine değer veren yüceltilmez Kendini öven yarar vermez. Böyle kişi yemek artığı yara irini gibidir YOL’a _Yüceliğini bilip alçaklığını yitirmeyen Olur göğün altında vadisi yerin _YOL doğurur. ERDEM besler, Büyütür, bakar, Geliştirir, tutar, Örter ve korur. _Yeryüzünün kaynağı var ki anası yeryüzünün. Her kim anaya bakarsa Yaşamı boyunca korkmasın bir şeyden Sonsuzluğu kucaklamaktır bunun adı _Ülkenin günahını kim alırsa üstüne. Başta gider tohum kurban töreninde. Ülkenin acılarını kim alırsa. üstüne Hakanı olur yeryüzünün _ERDEM’li kişi ERDEM’i bilmez Ondan ERDEM’lidir o. ERDEM’siz kişi Çabalar ERDEM’i Yitirmemeğe. Ondan ERDEM’sizdir o. ERDEM’de olan amaçsız. ERDEM’siz olan amaçlı.YOL’u yitirince ERDEM. ERDEM’i yitirince aşk. Aşkı yitirince adalet. Adaleti yitirince ahlak. Sadakat ve güven kıtlığıdır ahlak. Ve başıdır huzursuzluğun _Her şey Ya çoğalır azaldıkça Ya azalır çoğaldıkça _En büyük yetkinlik eksik görünür Ve sonsuz olur etkisi En büyük doğruluk eğri görünür En büyük yetenek aciz görünür En büyük belagat dilsiz görünür Soğuğu hareket yener sıcağı sükûnet Saflık ve sükûnet Bu ikisi ölçütüdür dünyanın _Ölümden korkmaz olursa insanlar Nasıl korkutursun ölüm korkusuyla? Ölümün sahibinin yerine öldürmek Marangoz yerine keseri ele almak demek. _Yaptığını kendi yaşamı için yapmayan Daha bilgedir yaşama değer verenden _TAO’nun özünü kavramanın yolu, hep hiçlikte kalmak, tutku ve isteklerden arınmaktır, TAO’nun özüne varacağım diye tutkularından kurtulmak için çabalayıp duran kişinin bu halinin de tutku dolu olduğunu hatırlatıyor _“Fincanı iki elinle tutarken, aynı anda dolduramazsın. _Hiç ile kaynak aynıdırlar. Yalnızca biz farklı adlar vermişiz. Maddesel ve tinsel her şeyin kaynağı olan TAO… _Toplum kuralları gerçekte toplumsal hastalıkların asıl kaynağı olduğunu gösteriyor. Devlet yönetiminin filozofların işi olduğu inancındadır. Basit halk, yüreğini huzursuz kılmaktan başka bir işe yaramayacak, ona ancak mutsuzluk getirecek olan tüm bilgiden uzak tutulmalıdır. Tutkularını aşmış, bilge kişi içinse durum başkadır: _Karın, Karanlık, gizli, sırlı hakikatin simgesidir._ __ İyilik bilmez gökyüzü. En büyük iyiliği de budur işte .“Sevgi, iyilik, insaniyet, bağlılık”…Taoculuk bu tür sevgiyi reddeder: Böylesi sevgi, kimilerini başkalarına karşı kayırmak demektir. Oysa TAO’nun, doğanın, dünyanın iyiliği, tarafsızlığında, kimseyi sevmeyip, kimseyi kayırmamasındadır. . _Taoculuk’ta ne geçmiş ne gelecek, yalnızca şimdiki yaşam vardır. _Zhuang Zi, Ölümün eşsiz bir “mutluluk” olduğunu savunur. _Yaradılış, doğa ananın koynunda sürekli olarak yeniden gerçekleşir…. _Vadi hiçliği simgeliyor. Her iki yönden de “vadi ruhu” TAO’yu çağrıştırıyor: ana rahmi” anlamına geliyor. “Karanlık dişinin kapısı” da, hem bin bir türün doğuşunun tablosunu çiziyor, hem de “sırlar sırrı” olan “tüm mucizenin kapısı”nı çağrıştırıyor. _Ying aydınlık, Yang gizemli karanlık ve ikisini birleştirem yaşam soluğu uyum… _Kong Zi yani Konfüçyüs “Başkalarının bana yapmasını istemediğimi ben de onlara yapmamalıyım” der… “ _Taoculuk’ta daha çok vurgulanan, bütünün parçalardan fazla bir şey olduğu olgusudur... Kitab-ı Mukaddes’te Tanrı, Peygamber Yeşaya’ya “Bilgelerin bilgeliğine son vereceğim, yok edeceğim usluların usunu!” diye seslenir. Yeni Ahit’te de Aziz Pavlus “Nerede zeki insanlar, nerede okumuş kişiler? Tanrı bu dünyanın bilgeliğini deliliğe çevirmedi mi?” diye alaya alır yetenekleri ve bilgeliğiyle övünenleri…Tao ise insanı kendi doğasıyla yüz yüze bırakıyor. _Halkın günahlarını, ülkenin acılarını üstüne alan dünyaya hükümdar olur _Kong Zi, Lao Tse’yı ziyaret ederek onun bilgisine başvurur. Lao Tse onun gururlu ve girişimci tutumunu eleştirir. Kong Zi sarsılmış ve Ustaya derin şekilde hayran kalmış bir halde öğrencilerinin yanına döner. Kong Zi öğrencilerine dedi ki: Kuşları bilirim, uçarlar. Balıkları bilirim, yüzerler. Hayvanları bilirim, koşarlar. Koşanı tuzağın ağı yakalar. Yüzeni oltanın iğnesi tutar. Uçana avcının oku erişir. Ama ya ejderhalar? Ya onlar nasıl yükselir rüzgârların bulutların üstüne de göğe ulaşırlar, bunu bilemem. Lao Tse’yi gördüm bu gün. Düşündüm: Acaba o da ejderha gibi mi?Lao Tse’nin bir “ejderha” gibi olduğunu anlatır. _Toplumsal değerleri ve yöneticilerin otoritesini insanlığın tüm acılarının kaynağı saydığı. _ Kong Zi eski gelenekleri öğrenmek için Lao Tse’ye geldi. Lao Tse ona dedi ki: Sizin sorduklarınız ancak kemikleri bile çoktan çürümüş insanların sorunları. Onlardan bugüne kalan yalnızca sözcüklerdir. Arif kişi zamanını bilir, arabası gelince biner, gelmezse de çıkınını toplayıp gider.
_Karşılaştırmalar yargılamalardır, _Övgü beklemeyen bilge kişidir. _Gereğinden fazla zorlarsan, en müthiş bıçak bile körleşecek. Çaresizlik ona hiçbir işe yaramayan, akordsuz yalanlar söyletecek. Bilgelik de akılla birleşip sağduyulu zekayı ışıldatacak. sabır en dolaşık ipleri bile düğümlerden kurtaracak, _Tabiat kasıtlı hareket etmez. Hiçbir varlığa iyi veya kötü niyeti yoktur. Tao da aynen tabiat gibidir. Tabiat tao'nun takipçisidir. Bilge kişi de böyledir. Tutkularından arınmış _Çömleği yapan kil değil boşluktur. _Kaos ortaya çıktığında, üstün insanın içsel dünyası düzenli ve sakindir. Topluma geri dönüşünde yardımcı olur. Kaos sona erdiğinde toplum tarafından görülebilir. _Çok daha iyidir basitliğini görmek ham ipeğin güzelliğinin ve işlenmemiş taşın; kişinin kendisiyle bir olmasından daha iyidir tao ile bir olması, bensizliğin geliştirmesi. _Butunlugu korumak icin boyun egmek kendini savunmayarak ayricalik kazanir. Eğilmek dik olmaktir; bos olmaksa dolu. Böbürlenen kişi aydınlanmamıştır, saygı görmez değerli insanlardan; böylece, hiç bir şey kazanmaz ve itibarı lekelenir. kibir aşırılıktır ve bilge kişi onlara ihtiyaç duymaz _Yaratıcı prensip birleştirir sonsuzluğa uzanır. Sonsuzluğa seyahat ederken değişmez özünü korur. En lüks yerlerde basitliğini korur. _Onurlu davranın ama alçakgönüllülüğü koruyun. _En büyük balık gölün dibinde yaşar ve bir ülkenin en iyi silahları kuytuda kilitli tutulmalıdır. Uysal ve nazik olan, sert ve güçlünün üstesinden gelebilir. _Gerçekten iyi insan haptığı iyiliklerden bihaberdir. _Liderin görevi nüfusun refahını sağlamaktır kendi refahını değil. _Bazen her şey ters görünür. Aydınlık karanlık. Doğru yanlış gibi, kolay zor gibi, pak olan kirli, ilerleme gerileme olarak görünür. En kötü anlarda dahi umudunu kesmez doğa-tao. Sen de öyle ol. doğru görünen bir dahakinde eğri görünebilir; zeka aptallık görünebilir, güzel söz söyleyiş patavatsızlık görünebilir; hareket soğuğu alt edebilir, durağanlık da sıcağı, ama hareketteki durağanlık tao'nun yoludur. _Sertin üstesinden ancak ona boyun eğen yumuşak gelir. _Aydınlanmış kişi arkadaş edinmekle ilgilenmez, ne de düşman kazanmakla; iyi ya da kötü ile, övgü ya da suçlama ile. bu tür bir tarafsızlık* insanın en üst halidir… _Keskindir ama kesici değil. Pivridirler ama hiç bir zaman delici değil. Parlaktırlar ama kör etmezler. Budur bilge kişinin eylemi. _Tasarlamadan hareket et; doğal bir şekilde çalış ve tatsızın tadını al; karmaşıktaki basiti ara… _Sorunlar ortaya çıkmadan önce yüzleşilirse kargaşanın önüne geçilir… _Uçsuz bucaksız yolculuklar ilk adımı atmakla başlar. Koca ağaç küçük bir fidandan oluşur _Irmağın ve akıntının hakimi denizdir, çünkü hepsinden alçaktadır. öğretmenin öğrencilerine yol göstermesinin en iyi yolu önde gitmelerine izin vermektir. _Tartışmalar kavgacılık yapmak yerine beklemeyi bilerek, üstüne gitmek yerine geri çekilerek kazanılabilir. büyük savaşlar kıpırdadığını belli etmeden ve gizlediği gücünü koruyarak hareket etmek, saldırmadan ele geçirmek silahtan başka şeyler kuşanmak sayesinde kazanılabilir. _Ülkedeki insanların karnı aç canları kıymetsiz olursa onlar da yönetimi alaşağı etmek için artık kendi canlarından geçerler… _Eğilmek bilmeyen savaşçı kendini ölüme mahkum eder ve eğilmeyi reddeden ağaç kolayca kırılır. onun için sert ve yoğun olanın yenilmesi yumuşak ve esnek olanınsa yenmesi mukadderdir… _İhtiyacından çoğuna sahip olandan alıp ihtiyaç sahiplerine dağıtmak tao'nun yoludur yüksektekini alçaltır, alçaktakini yükseltir… _Tezatmış gibi görünse de insanların aşağılamalarını kaldırabilen kişi yönetmeye uygundur. Önderlik etmeye uygun olan da ülkesinin felaketleriyle bizzat yüzleşendir. _Ne kadar azsa çoğalır, ne kadar çoksa azalır. Gerçek her zaman güzel güzel sözler de her zaman gerçek değildir. _Erdemli kişi kendi için tartışmaya gerek görmez çünkü bilir ki tartışmak yararsızdır. _Övgü beklemeden, ışığı saklamak,, aşırılıklar olmadan, kara aynayı temizlemek, arzuların bastırılması ,sakin ve hareketsiz, köke geri dönmek, ahlakin çürümesi, butunlugu korumak icin boyun egmek, değiştirilemeyeni kabullenmek, erdemli pasiflik arkadan önderlik etmek tek başına durmak
Tao Te Ching, Lao Tzu
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.25 12:23 Asusnur GRRM - 2002 Söyleşileri - 2

Bu çeviri @griljedi tarafından yapılmıştır.
31 Mayıs 2020
Bir kadın, onu yanında bir baba (yahut kral vb.) olmadan evlenebilir mi? Yahut Cersei’nin Sansa’ya gösterdiği gibi atlar gibi elden ele geçerler ve bu kadar mı?
Aslında gerçek bu ikisinin arasında. Lakin evet, babaların kızlarının kimlerle evleneceği konusunda söyleyeceği çok sözü var… ancak dul, özellikle mülkiyeti ve unvanı olan daha yaşlı olanların, söyleyecek daha çok sözü olabilir.
Solucanotu (Tansy) ismi verilen karışım – kitaplar yanımda yok, ismi yanlış ifade ettiysem özür dilerim- gerçekten kürtaj için kullanılan bir madde mi yoksa siz mi uydurdunuz?
Oldukça gerçek. Solucanotu ve yarpuz, oldukça güçlü bir kürtaj maddesidir ama doğru oranlarda kullanılmadığında insanı öldürür. Bu yüzden ben de “ay çayıma” birkaç fantezi dokunuş da ekledim çünkü kimsenin bunları gerçek hayatta kullanmasını istemedim. (tansy ismi Türkçe’de papatya olarak çevrilmiş kitaplarda.)
Kadınlardan bahsetmişken gizli bir figür var: Ned’in annesi, sadece “o Lady Stark’dı ve öldü” diyorsunuz. Başka bir şey yok mu? Önemli bir şey değil ya da çok önemli bir şey mi?Lütfen en azından bir hipotezi seçin.
Önemli bir şey varsa, zamanla açıklayacağım.
Piç kılıçla ilgili bir soru sorulmuş: Piç kılıçlar, 1,5 el ile kılıç için kullanılan gerçek tarihsel bir terimdir; sıradan kılıçlardan daha uzun ama çift el kılıçlardan daha kısa.
Sur’un sıcaklığı nedir? Sorusuna( 😒 ) “Soğuk” cevabını vermiş.
Howland Reed, 30’lu yaşlarındadır.
(Yaşasaydı) Ashara Dayne’in yaşı da sorulmuş, o da Reed ile aynı yaşlardaymış. (Lemore’nin o olmadığı bir kere daha onaylandı o zaman.)
Tyrion haricinde… diğerlerinden daha çok sevdiğiniz kadın karakter var mı?
Oh, muhtemelen Arya ama erkeklerde olduğu gibi tüm kadın karakterlerim de seviyorum.
Westeros’dan Valyria’ya ulaşmak için biraz güneye gitmeniz, sonra sola asılmanız ve doğuya gitmeniz gerekir.
Westeros, kuzeyden doğu kıtasına bağlanmıyor.
Bana Euron’un bir FM olup olmadığını ya da sadece bir FM’yi işe alıp almadığını söyleyebilir misiniz? Euron’dan daha fazlasını görecek miyiz?
Euron bir Yüzsüz Adam değil, evet onu Kargaların Ziyafetinde göreceksiniz.
Dünyanız yuvarlak mı? Dany yeterince doğuya giderse Westeros’un batısına gelir mi?
Evet, dünya yuvarlak. Yine de bizimkinden biraz daha büyük olabilir. Daha çok Vance’ın Büyük Gezegeni gibi düşünüyordum … ama siz bana bakmayın.
Brynden Tully’nin evlenmemesi ile ilgili merak edilen şeyler var. Kayıp bir aşk yüzünden mi, iktidarsız bir erkek olması mı ya da eşcinsel olması yahut küçük kardeş iktidar kavgaları gibi sebeplerle mi evlenmeyi reddetti? Bu duruma ışık tutabileceğiniz bir şey var mı?
Hayır. (Kısa ve öz, ne diyelim?)
Karakter arasında kendisinden bir parça katıp katmadığı karakter olup olmadığı sorusuna; tüm karakterlerin ondan bir parça taşıdığını ama ona en yakın olanın Tyrion olduğunu söylüyor.
Mevsimlerin neden dengesiz ve tahmin edilemez olduğunu ileride öğreneceğimizi söyledi.
Braavos, Özgür Şehirlerin en zengini ve en güçlüsüdür.
GRRM, Kılıçların Fırtınası kitabını yazdıktan sonra, zorlu bir sahne olduğu için, Kırmızı Düğün’ü yazmayı en sona bırakmıştır. Üçleme olarak planladığında Kırmızı Düğün 1. kitapta, Dany’nin gelişi ise 2. kitapta olacaktı ve şimdi kitapların sayısının 6’ya çıkmasıyla (o zamanlar 6 ciltte bitirmek istiyordu) Dany’nin dönüşü 5. kitap Ejderhaların Dansında olacak, açıklaması yapmış (ama biz kitap sayısının 7’ye çıkması yüzünden bu olayın en erken 6. kitapta, muhtemelen sonlarında, olacağını biliyoruz. Sanırım Meereen’in GRRM için neden bir “düğüm” haline geldiği ortada, kitap sayısı arttıkça Dany’nin de orada kalması gereken süre arttı ve haliyle hikayeyi olduğundan daha da genişletmek zorunda kaldı).
Serinin sonunda birkaç barış sahnesi görebilir miyiz? En sevdiğim sahnelerden bazıları AGOT’un başlangıcındaki nispeten huzurlu bölümler.
Evet, mümkün.
Savaşlar başlamadan önce Moat Cailin kalesinde yaşayan birileri yoktu çünkü kuzey, yüzyıllardır hiç saldırıya uğramamıştır. Kalenin harabe olduğunu eklemiştir.
submitted by Asusnur to asoiaf_tr [link] [comments]


2019.12.17 14:41 Dizi_MEX Dora ve Kayıp Altın Şehri izle 2019

Dora, araştırmacı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi ve çocukluğunun neredeyse tamamını ormanda geçirdi. Hiçbir şeyden korkmadı ve sadece çeşitli maceralara hayran kaldı. Bu sadece bir kız ve lisede onu ne tür testler beklediğini hayal bile edemiyorum. Karışıklık, kıskançlık ve uzlaşmaz rekabetle yüzleşmek zorunda. Ama en kötüsü, ailesinin tamamen beklenmedik bir şekilde ortadan kaybolması. Dora pes etmeyecek ve sadece yaslarını tutacak. İlk aşk, yeni ve eski arkadaşlar, araştırmaya girmesi için ona ilham veriyor. Şirketin önünde çok sayıda testler ve eski bir kayıp medeniyetin ürpertici bir gizemi var ... İnternet sitemizdeki "Dora ve Kayıp Şehiri izle" filmini ücretsiz olarak ve kayıt olmadan izleyin.
Başlık: Dora ve Kayıp Şehir Orijinal başlık:Dora and the Lost City of Gold yıl: 2019 ülke: Avustralya, ABD sloganı: "Explorer onun göbek adı" Yönetmen: James bobin Tür: Macera , Aile Dil:Türkçe Dublaj izle Kalite:1080p Full HD izle süresi: 01:43:13 döngüsü: Çocuklarla ilgili filmler , Seyahatle ilgili filmler Oyuncular: Isabela Moner , Temuera Morrison , Benicio Del Toro , Michael Peña , Eva Longoria , Danny Trejo , K'Orianka Katili , Eugenio Derbes , Jeffrey Wahlberg , Madeleine Madden
hd film izle
https://dizimex.net/dora-ve-kayip-altin-sehri-izle-2019/
submitted by Dizi_MEX to u/Dizi_MEX [link] [comments]


2019.11.19 23:06 fragmanlife Yabanci Dizisi Oyunculari ve Karakterleri (Tam Liste Oyuncu Kadrosu)

Yabancı Dizisi Oyuncuları ve Karakterleri (Tam Liste Oyuncu Kadrosu) Anasayfa ›› Oyuncu Kadrosu Yabancı Dizisi Oyuncuları ve Karakterleri (Tam Liste Oyuncu Kadrosu)
Yabancı dizisi rafa kaldırıldı. Açıklama Yabancı dizsii yapımcısı O3 Medya’dan geldi. Yabancı dizisi 2021’e kaldı. Şimdilik yapım şirketinin gündeminde değil.
O3 Medya 2019 2020 yeni sezonunda yeni diziye doymuyor. Aldığı maddi destek ile aynı sezonda Star Tv ve Fox Tv büyük bütçeli diziler hazırlayan O3 Medya Show Tv için ise Yabancı dizisini hazırlayacak O3 Medya devam eden Benim Tatlı Yalanın dizisi ile birlikte Sefirin Kızı, Ferhat ile Şirin ve Yabancı dizilerinin de yapımcılığını üstlenecek. Aynı anda dört dizi de çekim yapacak olan O3 Medya geçen sezon final kararı aldığı İstanbullu Gelin dizisinin yerini dört yeni dizi ile dolduracak.
Son dönemlerde ekranlarda yer almayan, izleyicinin özlediği ve ekranlarda görmek istediği isimleri ekrana çıkarmayı hedefleyen O3 Medya Yabancı dizisinde baş rolde yer alması için dizinin erkek başrol oyuncusu İlker Kaleli’ye bir servet ödedi. Aynı zamanda yine Seferin Kızı dizisi için Engin Akyürek ve Neslihan Atagül’e; Ferhat İle Şirin dizisi için ise Tolga Sarıtaş’a görülmemiş ücretler ödeyecek.
Yabancı dizisinin erkek başrol oyuncusu son olarak Dip ve Poyraz Karayel dizilerinde başrol oynayan İlker Kaleli olurken dizinin kadın başrol oyuncusu ise son olarak Bir Deli Rüzgar ve Aşk 101 dizilerinde rol alan Pınar Deniz olacak.
Yabancı Dizisi Konusu Yabancı dizisinde İlker Kaleli Ateş isminde kendinden emin ve mert bir karakter olan Ateş’e hayat verecek. İzleyicinin çok seveceği ve destek vereceği Ateş’in ölümüne sevdiği Ekin isimli kıza ulaşma çabası ekranlara gelecek.
Yabancı Dizisi Oyuncuları Burak Deniz Daha önce İlker Kaleli ile Yabancı dizisinin erkek başrol oyuncusu olması için anlaşma imzalayan O3 eEdya İlker Kaleli’yi elinden kaçırınca son dönemde Patron dizisi ile sözleşme imzalayan ancak dizinin gecikmesi ile Patron’dan ayrılan Burak Deniz ile anlaşma imzaladı.
17 Şubat 1991’de İzmit’te doğan Burak Deniz 28 yaşındadır. Çanakkale de Sanat Tarihi eğitimi alan Burak Deniz oyuncu olmak için İstanbul’a gelmiş ve aldığı oyunculuk eğitimlerinden sonra Kolej Günlüğü dizisi seçmelerini kazanmıştır. Medcezir dizisinde hayat verdiği Aras karakteri ile dikkat çeken ve önemli bir yükseliş yaşayan Bırak Deniz yer aldığı Gecenin Kraliçesi ve Tatlı Küçük Yalancılar dizileri ile artık tanınmış bir isim haline gelmiştir. İlk başrol deneyimi ise Aşk Laftan Anlamaz dizisinde hayat verdiği Murat karakteri ile olmuş ve çok sevilmiştir. Son olarak ise Bizim Hikaye dizisinde yer almış ve Savaş karakteri ile dünyaca ünlü bir oyuncu olmuştur. Büşra Develi ile sevgilidir.
Pınar Deniz (Yabancı dizisi Ekin) 10 Kasım 1994 tarihinde İzmir’de doğan Pınar Deniz şuanda 25 yaşının içinde ve kariyerinin zirvesindedir. İstanbul’da Halkla İlişkiler ve Reklamcılık eğitimi alan Pınar Deniz her dönem güzelliği ve oyunculuk yetenekleri ile dikkat çeken bir kız olmuştur. Üniversite eğitimi alırken oyuncu olmaya karar veren Pınar Deniz ilk olarak Sil Baştan dizisi seçmelerini kazanmış sonrasında Sil Baştan dizisi ile beğenilince Beyaz Yalan dizisinden Azra karakterlerini canlandırması için teklif almıştır. Bir türlü beklediği yükselişi yaşayamayan ve kendini yapımcılara tanıtsa da izleyiciyi çekemeyen Pınar Deniz hedefine Vatanım Sensin dizisi ile erişmiş ve dizi de hayat verdiği Yıldız karakteri ile Türkiye’nin tanınan isimlerinden biri olmayı başarmıştır. Son olarak Bir Deli Rüzgar dizisinde baş rolde oynayan Pınar Deniz dizi tutmasa bile dizi de hayat verdiği Gökçe karakteri ile izleyiciyi büyülemeyi başarmıştır.
Ferit AKTUĞ Ferit AKTUĞ Ufak Tefek Cinayetler dizisinde hayat verdiği Taylan karakteri ile çok sevilmiştir. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat bölümü mezunu olan Ferit AKTUĞ 1978 yılında İstanbul doğmuştur. Artık 41 yaşına gelen Ferit AKTUĞ Aramızda Kaslın ve Kavak Yelleri gibi dizilerde hayat verdiği karakterler ile büyük çıkış yakalamıştır. Ferit Aktuğ son olarak Geleceğin Starı Yarışmasında jüri olarak yer almıştır.
Yabancı dizisinin başrol oyuncuları belli oldu; ancak dizi de sadece iki tane değil bir çok başrol oyuncusu olacak bu nedenle şuanda O3 Medya Yabancı dizisi için daha bir çok oyuncu ile görüşmeler yapmaya devam ediyor. Yabancı dizisinin kadrosuna yeni oyuncular dahil olduğunda sayfamıza eklenecektir.
Yabancı Dizisinden Ayrılan Oyuncular Berkay Ateş Berkay Ateş 19 şubat 1987 de İstanbul’da hayata gözlerini açmış yeteneği ile oyunculuk kariyerinin zirvesini yaşayan 32 yaşında genç bir oyuncudur. Son olarak Çukur ve anne dizilerinde yer alan Berkay Ateş şimdi de Ay Yapım’ın yeni dizisi Zemheri’den oyunluk teklifi almıştır. Mimar Sinan Üniversitesi tiyatro mezunudur.
İlker Kaleli (Yabancı dizisi Ateş) İlker Kaleli BBC’de yayınlanacak olan Tayland dizi ile sözleşme imzaladığı için Yabancı dizisinden ayrıldı. İlker Kaleli 2019 da MF Yapım ile Savcı dizisi için görüşmüş ancak taraflar anlaşamamıştı. 11 Mayıs 1984 de İstanbul’da doğan İlker Kaleli sadece Türkiye’de değil dünyada tanınan ve saygı duyulan bir oyuncudur. Şunda 36 yaşında olan İlker Kaleli oyuncu olmadan önce müzik ile ilgilenmiş ancak yeteneğinin tiyatroda olduğunu fark edince oyuncuk eğitimleri almaya karar vermiş ve ilk olarak İstanbul Kültür Üniversitesinde Sanat Yönetimi eğitimi almıştır. Oyunculuk yeteneklerini geliştirmek için ise İngiltere’ye giderek oyunculuk konusunda eğitim almıştır. Türkiye’ye döndükten sonra ise Şahika Tekand tiyatro topluluğunda hem çalışmış hemde eğitim almıştır.
Daha 18 yaşında Son isimli dizi de yer alan İlker Kaleli bu dizi de kendini gösterince Kayıp Şehir dizinde başrol de oynama teklifi almış ve 2 sezon yayınlanan dizi de izleyicinin de tanıdığı bir isim haline gelmiştir. İlker Kaleli’nin en hızlı yükselişi ise Poyraz Karayel dizisinde hayat verdiği Poyraz karakteri ile olmuştur. Son olarak İnternet dizisi Dip’te yer alarak ismini dünyaya duyuran İlker Kaleli rol arkadaşı ünlü oyuncu Burçin Terzioğlu ile uzun süreli bir aşk yaşamıştır. Yasak Elma Fragman Kadın Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Elimi Bırakma Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Dizi Fragmanlar Yeni Fragmanlar Sesli Chat Zalim İstanbul Fragman Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Çocuk Fragman Güvercin Fragman Ferhat İle Şirin Fragman Sevgili Geçmiş Fragman Aşk Ağlatır Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.11.19 22:49 fragmanlife Sevgili Gecmis Oyunculari Kadrosu ve Karakterleri (Tam Liste Tum Oyuncular)

Sevgili Geçmiş Oyuncuları Kadrosu ve Karakterleri (Tam Liste Tüm Oyuncular) Ece Uslu ve Emre Kınay’ın başrollerini paylaşacağı Sevgili Geçmiş dizisi 25 Ekim cuma günü Star Tv ekranlarında yayına girecek. Çekimlerine 9 eylül pazartesi günü İzmir Urla’da başladı.
Süreç Filmin yapımcılığını üstlendiği Funda Alp’in senaristliğini üstlendiği Sevgili Geçmiş dizisinin başrolleri açıklandı. Son olarak Dayan Yüreğim dizisi ile ekranlarda yer alan ve Ece Uslu ve yine son olarak Vurgun dizisinde yer alan Emre Kınay oldu. Hem Emre Kınay hemde Ece Uslu uzun süredir dizi tutturamayan iki büyük yıldız. Emre Kınay yine 2017 de ünlü oyuncu Sibel Can ile Sevda’nın Bahçesi dizisinde baş rolde yer almış ama dizi yine tutmamıştı.
Star Tv ekranlarında ekim ayında izleyicisi karşısına çıkacak Sevgili Geçmiş dizisinin yönetmenliğini ise son olarak Bir Deniz Hikayesi dizisinde yönetmen olarak yer alan Aydın Bulut üstlenecek.
Sevgili Geçmiş Dizisi Konusu
Sevgili Geçmiş dizisinde zengin bir ailenin çocuğu ile evlenen Cahide isimli bir kadının kayını Cemal’in kendisine attığı bir iftira sonucunda kocasını öldürmekle suçlanıp 24 yıl ceza alması ve kendisi hapisteyken yetiştirme yurdunda yetişen üç kızının dram ve aşk dolu hikayesi anlatılacak.
Sevgili Geçmiş Oyuncuları Ece Uslu (Cahide) Ece Uslu 9 Eylül 1974 İzmir doğumludur ve şuanda 45 yaşının içindedir. Ece Uslu 9 Eylül 1974 İzmir doğumludur ve şuanda 45 yaşının içindedir. İlk olarak mankenlik ve tiyatro oyunculuğu ile sektöre giren Ece Uslu’nun ilk dizisi 1989 yapımı olan İz Peşinde dizisi oldu. Ece uslu ilk başrol deneyimini ise 1996 yapımı Kara Melek dizisi ile oldu. 2002 yılında Zerda dizisinde Türkiye’nin çok yakından tanıdığı bir isim oldu. Türkiye’nin bir dönemine damga vuran Zerda dizisinden sonra yine bir dönemin ünlü ismi olan Karagül de yer aldı ve Ebru karakteri ile dünyanın tanıdığı bir oyuncu oldu. Yirmiden den fazla dizi ve filmde yer alan Ece Uslu ne yazık ki 2017 de yer aldığı Dayan Yüreğim dizisinde beklediğini bulamadı ve dizi kısa zamanda başarısız oldu ve final yaptı.
Cahide kocasının ani ölümü yıkılan sonrasında da atılan iftira ile kocasını öldürme suçundan 24 yıl ceza almış çilekar ama güzel bir kadındır. Cahide tutuklanırken en büyük kızı üç ortanca kızı 2 ve en küçük kızı daha 6 aylıktır. Cahide evlatlarını hapiste büyütmektense onları yetiştirme yurduna vermeyi kabul eder.
Emre Kınay (Cemal Karalar) 1970 İstanbul doğumlu olan Emre Kınay 49 yaşının içindedir. Oyunculuğa tiyatro ile başlayan Emre Kınay İstanbul Duru Tiyatrosunun da sahibidir. Yılan Hikayesi dizisi ile ekranlarda tanınmaya başlanan Emre Kınay yeni nesle kendini Güneşi Beklerken dizi ile tanıtmıştır. Emre Kınay’ı Sibel Can ile başrollerini paylaştığı Sevda’nın Bahçesi dizisinde hüsran yaşamış sonrasında 2018 de yer aldığı ve Erkan Petekkaya ve Deniz Çakır ile başrollerini paylaştığı Vurgun dizisi de tutmamıştır. Bu nedenle Emre Kınay her dizi projesini titizlikle incelemekte artık başarısızlık ile karşılaşmak istememektedir.
Cemal Cahide’ye aşık bir kayındır Cahide’nin çocuklarının öz amcasıdır. Kuralcı ve oyun oynamayı seven bir adam olan Cemal 24 yıl Cahide’nin hapisten çıkmasını beklemiştir. Cahide’nin çıkması ile yengesi ile evlenip mutlu bir yuva kurmayı hayal eder.
Sevda Erginci (İpek Gencer) 3 Ekim 1993 İstanbul doğumlu olan güzel oyuncu Sevda Erginci 26 yaşındadır. ilk olarak 9 yaşındayken çocuk oyuncu olarak Koyu Kırmızı dizisinde yer alan Sevda Erginci Semaver Kumpanya’da çocukken tiyatro eğitimi almıştır. 1.65 cm boyunda ve 50 kg olan Sevda Erginci Karagül dizisinde de Ayşe karakterine hayat vermesi ile ünlenmiştir. Son dönemde Star Tv ekranlarının gençlik dizisi Hayat Bazen Tatlıdır ve Ver Elini Aşk dizilerinde yer alan Sevda Erginci son olarak Yasak Elma dizisinde Zeynep karakteri ile yer almış ve çok büyük bir başarı yakalamıştır. Yasak Elma dizisi devam etmesine rağmen Sevda Erginci partneri Onur Tuna ile diziden ayrılmıştır.
İpek Cahide’nin kızlarının ortancasıdır. Yetiştirme yurdunda evlatlık verilmiştir ama evlatlık olduğunun farkında değildir ta ki o mektup İpek’in eline ulaşıncaya kadar. Tekin Malik ile tnaışınca aralarında ki yaş farkına bakmaksızın ona aşık olur ama Tekin Malik İpek’in üvey ailesinin mal varlığını bitirir.
Seçkin Özdemir (Sinan Malik) Seçkin Özdemir 1981 İstanbul doğumludur. İlk olarak radyo programcısı olarak göreve başlayan Seçkin Özdemir daha sonra DJ olarak çalışmıştır. 2004 ilk olarak televizyon programı sunan Seçkin Özdemir sunuculuktan sonra oyunculuk teklifleri almış ve oyunculuk eğitimi almaya karar vermiştir. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde oyunculuk eğitimlerini tamamlayan Seçkin Özdemir Başkent İletişim Akademisi’nde tiyatro eğitimlerini tamamlamıştır. Yakışıklılığı ile çok dikkat çeke Seçkim Özdemir ilk olarak Al Yazmalım dizisinde baş rolde yer almış ve çok sevilmiştir. Sonrasında Racon Ailem ve Kiralık Aşk dizilerinde yer alan Seçkin Özdemir 2018 yapımı Tehlikeli Karım ve Can Kırıkları dizilerinde baş rolde yer almış ama dizi dizi de tutmamıştır.
Deniz’i çok seven Sinan Malik’in para ile ilgisi yoktur; haksızlık karşısında öleceğini bilse suzmaz. Kimseyi ezmez zayıfı güçlüye ezdirmez. Yalnız gelmiş yalnız gider bağlanmak ona göre değildir. Açık sözlü bir adamdır. Sinan yıllar sonra babasının yaşadığı kasabaya geri döner. Sinan İpek’e karşı imkansız bir aşkın peşine düşecektir.
Elifcan Ongurlar (Çilem Doğan) Elifcan Ongurlar haziran 1993 de İzmir’de dünyaya gelmiştir. İkizler burcu olan güzel oyuncu şuanda 26 yaşındadır. İstanbul Beykent Üniversitesinde oyunculuk eğitimi alan Elifcan Ongurlar 170 cm boy ve 60 kg ağırlıkta olan düzgün fiziği ile dikkat çekmektedir. İlk olarak daha 18 yaşında Ateşin Düştüğü Yer filminde oynayan bu filmle tanındıktan sonra Kayıp Şehir dizisinde Seher karakterine hayat verme şansı yakalayan Elifcan Ongurlar geleceğin yıldızları arasında yer alacağını o zamandan göstermişti. Son dönemde Kara Ekmek ve Kiralık Aşk gibi önemli dizilerde yer alan Elifcan Ongurlar son olarak Kızlarım İçin dizisinde rol almıştı.
Çilem güzeller güzeli bir kızdır. Cahide’nin en küçük kızıdır. Azra ile aynı yurtta kardeş gibi büyümüşlerdir. Azra hem onu korumuş kollamıştır. Çilem yetim büyüdüğü için artık hayatta hep iyi şeyleri hak ettiğini düşünür çünkü o acıları küçükken çekmiştir. Çok kıskanç bir kızdır
Burak Yamantürk (Kenan Soykan) Burak Yamantürk 23 Aralık 1983 Kocaeli doğumludur. 36 yaşında olan Burak Yamantürk Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuar mezunudur. Aslen Sivaslı olan Burak Yamantürk ilk olarak Veda dizisi ile ekranlarda boy göstermiştir. Yine 2017 yılında İçimdeki Fırtına dizisinde Fırat ve 2015 yılında Acı Aşk dizisinde Mehmet karakteri ile yer almıştır. Burak Yamantürk son olarak Kayıtdışı dizisinde Arda karakteri ile yer almış ama dizi tutmamıştır. Burak Yamantürk ünlü oyuncu Özge Özprinççi ile aşk yaşamaktadır.
Kenan Güneşli Bahçe kasabasının çek senet mafyasıdır. Aslında içinde temiz bir çocuk vardır ama parayı bu yolla kazanmayı öğrenmiştir. Hayatından çok kız gelip geçmiştir ama Deren ile tanışınca gerçek aşkı bulur.
Melis Sezen (Deren Mutlu) 1993 İstanbul doğumlu olan Melis Sezen 26 yaşındadır ve Koç Üniversitesi Medya ve Görsel Sanatlar bölümü mezunudur. Melis Sezen Siyah İnci dizisinde hayat verdiği Ebru karakteri ile en önemli ekran deneyimini yaşamıştır. Murat Dalkılıç ile yaşadığı aşk söylentileri ile tanınan Melis Sezen Hayat Bazen Tatlıdır dizisinde hayat verdiği Asya karakteri ile sevilmiş ve tanınmıştır. Melis Sezen ilk başrol deneyimini ise Leke dizisinde hayat verdiği Yasemin karakter yaşamış ve dizisi tutmasa da ismini Türkiye’ye öğretmeyi başarmıştır. Melis Sezen profesyonel dansçıdır.
Deren çalıkanlığı ile tıp fakültesini derece ile bitirmeyi başarmıştır. Deren hem disiplinli hemde çalışkan bir kızdır. Ders çalışmaktan güzelliğini görecek vakti olmamış. Kenan’ı görene kadar da aşk nedir bilmemiştir.
Özge Özacar (Azra Yılmaz) 1993 İstanbul doğumlu olan Özge Özacar Marmara Üniversitesi Gazetecilik bölümü mezunudur. İlk olarak Tatlı Küçük Yalancılar dizisi ile ismini duyuran Özge Özacar 1.64 boyunda ve 54 kilodur. Son dönemde Dolunay ve Lise Devriyesi dizileri kadronda yer almıştır. Lise Devriyesinde hayat verdiği Meltem karakteri çok sevilmiştir. 2019 da Hababam Sınıfı Yeniden filminde Didem karakterine hayat vermiştir. 2017 yapımı Meryem dizisinde ise Naz olarak yer almıştır. İcon-talent menajerliğin oyuncusudur.
Azra Cahide’nin en küçük kızı Çilem’in yurttan arkadaşıdır. Barda şarkı söyleyerek para kazanmak zorundadır. En büyük isteği ise albüm yapmaktır. Güzel bir sesi vardır ama tam bir arızadır. Güneşli Bahçe köyüne gelince Mahir’e aşık olur ama Mahir’in İpek’e aşık olduğunu tez zamanda anlar ve yıkılır.
Burak Çelik (Mahir Denizhan) Burak Çelik 1992 İstanbul doğumludur. 27 yaşında olan Burak Çelik manken, model ve dizi ve film oyuncusudur. 2013 Best Model of Turkey ve World birincisi olan Burak Çelik tescilli bir yakışıklıdır. Burak Çelik’i biz Karagül dizisinde canlandırdığı Serdar karakteri ile tanıdık. Sonrasında Ardından Hayat Sevince Güzel dizisinde ilk başrol deneyimi yaşayan Burak Çelik çok sevilmiştir. Burak Çelik son olarak Söz dizisinin 3. sezonunda Selim karakterine hayat vermiştir.
Mahir marangozluk ve dekorasyon işleri ile uğraşmakta. Kısa süre önce anne ve babasını kaybediyor ve bundan sonra biraz yalnız kalmak istiyor. Güneşli Bahçe halkı Mahir’i çok sever ve sayar. Adaletli bir gençtir. insanlara yardım etmek en büyük zevkidir. Sıcak kanlı bir adam olmasına rağmen yalnız olmayı ister. İpek’e aşıktır ama çok kimse bilmez.
Mihriban Er (Perihan) Mihriban Er son olarak Bir Zamanlar Çukurova dizisinde yer almış ve Sevil karakterine bir kaç bölüm hayat vermişti. Mihriban Er 1966 İstanbul doğumlu ve 53 yaşında ki deneyimli sinema ve dizi oyuncusudur.Se
Sevgili Geçmiş dizisinde Perihan gelinlik ve moda tasarımcısı olarak kasaba da sevilen bir esnaftır.
Renan Bilek (Komiser Akif) Renan Bilek Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisinde hayat verdiği Süleyman karakteri ile tanınmıştır. 1968 İstanbul doğumlu olan Renan Bilek 51 yaşındadır ve Galatasaray Lisesi mezunudur. Sadece oyuncu değil aynı zamanda da ses sanatçısı olan Renan Bilek son olarak Yeşil Deniz Hilmi Çakırlı olarak yer almıştır.
Renan Bilek Sevgili Geçmiş dizisinde Akif isminde bir komisere hayat verecektir. Akif İpek’in annesi Afet’e aşıktır.
Hülya Duyar (Afet) 1970 Sivas doğumlu olan Hülya Duyar artık 49 yaşının içindedir. Televizyon sektörüne kuaför ve makyöz olarak giren daha sonra bir kaç projede yer alıp çok beğenildikten sonra oyunculuk eğitimleri alan Hülya Duyar özellikle Evlat Kokusu ve Karagül dizilerinde hayat verdiği karakter ile çok tanınmıştır. Hülya Duyar son olarak Nefes Nefese dizisinde Kıymet Hala olarak yer almıştır
Sevgili Geçmiş dizisinde Afet İpek’in annesi olarak ekranlarda yer alacaktır.
Zeynep Gülmez (Müjgan Kutlu) 1974 Bursa’da doğumlu olan Zeynep Gülmez 45 yaşının içindedir. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi Tiyatro bölümü mezunu olan Zeynep Gülmez Yeşil Deniz dizisi ile televizyonda çok sevilmiştir. Zeynep Gülmez son olarak Kocaman ailem dizisinde Jale Ateş olarak ekranlarda yer almıştır. Bursa Devlet Tiyatrosu’nda oyuncu olarak göreve başlayan Zeynep Gülmez sayısız tiyatro oyununda yer almıştır. Zeynep Gülmez’in ilk dizisi ise Mahallenin Muhtarları dizisi olmuştur.
Müjgan başarılı bir psikologtur. Evladı olmayınca Deren’i evlatlık olarak alır ama ona evlatlık olduğunu söylemez. Sonradan bir evladı olunca Deren’i sevememiştir.
Şahin Ergüney (Harun Kutlu) Şahin Ergüney 1962 doğumludur ve 57 yaşındadır. Hem oyuncu hemde seslendirme sanatçısıdır. Asuman Ergüney ile evlidir. Hacettepe Üniversitesi Tiyatro bölümü mezunudur.
Harun Deren’in babasıdır. Başarılı bir doktordur. Kendi hastahanesi vardır.
Yunus Narin (Aras Kutlu) Yunus Narin 1989 İzmir doğumludur ve 30 yaşındadır. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunudur Sinema ve Televizyon okumuştur. İlk olarak Yılanların Öcü dizisinde yer aldı. Aktif olarak tiyatro ile ilgilenmektedir. Yunus Narin son olarak İstanbul’lu Gelin dizisinde Garip karakterinin gençliğini oynamıştı. Yunus Narin Sevgili Geçmiş dizisinde Aras karakterine hayat verecek.
Sevgili Geçmiş dizisinde Aras yakışıklı bir gençtir. Deren’in üvey erkek kardeşidir. Deren evlatlık olarak alındıktan sonra Aras doğmuştur. Gezmeyi tozmayı seven bir gençtir. Müjgan ile Harun’un biricik evladıdır.
Yurdaer Okur (Tekin Malik) 1974 Samsun’da doğumlu olan Yarbay Aydın 45 yaşında yakışıklılığı ile hala genç kızların dikkatini çeken bir karizmadır. Hacettepe’de tiyatro eğitimi alan Yarbay Aydın uzun süredir dizi piyasasında yer alsa da Yeter dizisinde hayat verdiği Yekta karakteri ile tanınmıştır. Hem psikopatı hemde başrolü en iyi oynayabilen oyunculardan biri olan Yarbay Aydın Alıja dizisi ile ismini dünyaya duyurmayı başarmıştır; zira dizi de İzzetbegovic olarak izleyici ile buluşan Yarbay Aydın büyük beğeni toplamıştır. 2017 de uyuşturucu kullandığı gerekçesi ile göz altına alınan Yurdaer Okur sıkıntılı günler yaşasa da son olarak 2018 de Nöbet dizisinde Binbaşı Barış Kalender ve 2019 da 7. Koğuştaki Mucize filminde Yarbay Aydın olarak yer almıştır. Yurdaer Okur Sevgili Geçmiş dizisinde konuk oyuncu olacak ve ilk bölümde ölerek ekranlara veda edecek.
Tekin başa bela bir adamdır. Güneşli Bahçe kasabasının zengin ve güçlü adamlarından biridir. İpek ile bir sözleşme imzalayan Tekin İpek’i zorla kendisi ile evlenmeye ikna eder. Ailesini kurtarmak isteyen İpek kendini feda eder ve Tekin ile evlenmeyi kabul eder; ancak Tekin İpek’i oğlu Sinan’dan kıskanır ve İpek’i döver. İpek Tekin’den kurtulayım derken Tekin merdivenlerden düşer ve ölür.
Burak Demir 1978 Ankara doğumlu olan Burak Demir şuanda 31 yaşındadır. Bilkent Üniversitesinde Tiyatro eğitimlerini tamamlayan Burak Demir ilk olarak 2000 yılında “Bizim Evin Halleri” dizisi ile izleyicisi karşısına çıkmıştır. Arka Sokaklar ve Muhteşem Yüzyıl gibi dizilerde önemli rollerde yer alan Burak Demir asıl çıkışını Şevkat Yerimdar dizisinde hayat verdiği Niko ve Diriliş Ertuğrul dizisinde ise Sivas Valisi Hüsamettin Karaca karakterleri ile yakalamıştır.
Dizi film yapımcısıdır. Sapık ve güçlü bir adamdır. Çok parası vardır.
Melih Selçuk (Refik) Melih Selçuk 7 Şubat 1984 Mardin doğumludur. Çok zeki bir insan olan Melih Selçuk Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümü mezunudur. Fen lisesi öğrencisidir. İlk olarak 2008 yapımı Süt filminde yer almıştır. Melih Selçuk Pis Yedili ve Adını Feriha Koydum dizilerinde de yer almıştır.
Refik Tekin’in yıllar önce hizmetine aldığı kimsesiz bir çocuktur. Tekin beyin genel ayak işlerine Refik bakar. Tekin beye bağlıdır ondan başka da gidecek bir yeri yoktur. Temiz kalpli bir adamdır. Tüm kötülükleri Tekin’e yaranmak için yapmıştır.
Çiçek Acar (Gülistan) Çiçek Acar 16 kasım 1981 İzmir doğumludur. Güzel oyuncu şuanda 38 yaşındadır ve Müjdat Gezen Sanat Merkezinde oyunculuk derslerini tamamlamıştır. 2014 yapımı Hatsız Kulmaz dizisi ile ünlenmiştir. Çiçek Acar son olarak Cennetin Gözyaşları dizisinde Nilgün karakteri ile yer almıştı.
Seray Ercan(Ebru) Sevgili Geçmiş dizisinde Ebru karakteri ile Seray Ercan diziye ilerleyen bölümlerde dahil olacak
Sevgili Geçmiş Burak Burak Çilem’in sevgilisidir. Çilem’in karnında Burak’ın bebeği vardır. Çilem’i çok sevmektedir.
Sevgili Geçmiş 2. Tanıtım Fragmanı
Sevgili Geçmiş Tanıtım Fragmanı
Sevgili Geçmiş Nerede Çekiliyor? Sevgili Geçmiş dizisi çekimleri için Ece Uslu ve Emre Kınay İzmir Urla’da bir araya geldi. Önce Urla’da bir otele yerleşen Sevgili Geçmiş dizisi başrol oyuncuları Urla çekimleri boyunca bu otelde konaklayacak.
Sevgili Geçmiş dizisinin köy/kasaba çekimleri ise İzmir’in Urla ilçesinin Kuşçular köyünde gerçekleşecek. Eşsiz doğası ve rüzgar gülü manzaraları ile izleyicinin çok seveceği Kuşçular köyü Sevgili Geçmiş dizisi ile turistik bir köy olacak.
İzmir ile Urla’nın Kuşçular köyü arası 43 km’dir. İçerinde çok sayıda site ve kooperatif bulunmaktadır.
Sevgili Geçmiş Dizisinden Ayrılan Oyuncular Erkan Petekkaya (Konuk Oyuncu) 1970 Elazığ doğumlu olan Erkan Petekkaya 49 yaşındadır. Didem Petekkaya ile evli olan başarılı oyuncunun Cem Cano Petekkaya isminde bir evladı var. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı mezunu olan Erken Petakkaya 28 yaşında ilk dizisini çekmiştir. Erkan Petekkaya’nın tanınması ise Aynalı Tahir dizisi ile olmuştur. Özellikle Beyaz Gelincik dizisi sonrası büyük bir üne kavuşmuştur.
Erkan Petekkaya’nın erkek başrol olarak yer aldığı Öyle Bir Geçer Zaman ki ve Dila Hanım döneminin en iyi dizileri arasın da gösterilse de oyuncu Paramparça dizisinde hayat verdiği Cihan karakteri ile ismini artık dünyaya duyurmuştur. Son olarak Vurgun dizisinde yer alan Erkan Petekkaya ne yazık ki son iki dizisinde 10 bölümü geçememiştir.
Erkan Petekkaya Sevgili Geçmiş dizisi yapımcısı Süreç Film ile 2020 de bir dizi yapmak için anlaşma imzaladı anlaşmada ise Sevgili Geçmişte bir bölüm konuk oyuncu olmak için de imza attı. Yasak Elma Fragman Kadın Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Elimi Bırakma Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Dizi Fragmanlar Yeni Fragmanlar Sesli Chat Zalim İstanbul Fragman Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Çocuk Fragman Güvercin Fragman Ferhat İle Şirin Fragman Sevgili Geçmiş Fragman Aşk Ağlatır Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.11.08 08:00 masalokucomtr Amanda Seyfried Kimdir

Amanda Seyfried Kimdir
https://preview.redd.it/zwqvaok6vex31.jpg?width=755&format=pjpg&auto=webp&s=91d47d226ecc876fecb5594f7cf74e709c26f00f
Tam Adı: Amanda Michelle SeyfriedDoğum Tarihi: 03.12.1985 Doğum Yeri: Allentown, Pennsylvania, ABD Yaş: 34 Boy: 1,61 m Eşi: Thomas Sadoski (2017-) Çocuk: Nina Sadoski Ebeveynleri: Jack Seyfried, Ann Seyfried Kardeşleri: Jennifer Seyfried Meslek: Oyuncu Etkin Yıllar: 1995 Ödüller: MTV Film Ödülleri En İyi Ekran İkilisi, En Korkunç Performans, Satellite Ödülleri En İyi Kast

Amanda Seyfried Hakkında Bilgiler

3 Aralık 1985 yılında Allentown, Lehigh County, Pennsylvania, Amerika’da dünyaya gelen Amanda Michelle Seyfried, tedavi uzmanı bir annenin ve eczacı bir babanın iki kızından biridir. Kız kardeşi olan Jennifer Seyfried, MySpace’te Love City grubunda müzisyenlik yapmaktadır.
11 yaşında modellik yaparak kariyerine adım atmıştır. 2004 yılına kadar çeşitli filmlerde oynayarak birçok yardımcı role hayat vermiştir. 2004 yılında Karen Smith rolünde Mean Girls’te sergilediği oyunculuk performansı ile kariyerindeki dönüm noktasını yakalamıştır. Sonrasında Veronica Mars’ta Lilly Kane karakterine hayat vermiştir. Veronica Mars’ın en yakın arkadaşı rolündedir. Konuk oyuncu olarak bulunduğu diziler arasında House M.D., Justice, Law & Order: Special Victims Unit and CSI: Crime Scene Investigation ve Wildfire gibi ünlü yapımlar yer almaktadır.
Amanda Seyfried, 2007 yılında ilk başrolünü Mamma Mia’da Sophie Sheridan olarak canlandırmıştır. 2008 yılında ise Jennifer’s Body filminde Megan Fox’la birlikte yer aldı. 2011 senesinde ‘’ Red Riding Hood’’ filminde başrolü Gary Oldman ile paylaştı. Güzel yıldız aynı zamanda ‘’Allure’’ magazin dergisinin 2013 Mayıs sayısının kapağını süsledi. Victor Hugo’nun ‘’Sefiller’’ romanından uyarlanan filminde Russell Crowe, Helena Bonham, Anne Hathaway, Hugh Jackman ile birlikte oynayarak beyaz perdede boy göstermiştir.

Amanda Seyfried Filmleri

  • 2000–2001 – As the World Turns
  • 2002–2003 – All My Children
  • 2004 – Kötü Kızlar (Mean Girls)
  • 2004 – Law & Order: SVU: “Outcry”
  • 2004–2006 – Veronica Mars
  • 2005 – Nine Lives
  • 2005 – House: “Detox”
  • 2005 – Amerikan Silahı (American Gun)
  • 2006 – Rehine (Alpha Dog)
  • 2006 – Wildfire
  • 2006 – CSI: “Rashomama”
  • 2006 – Gypsies, Tramps & Thieves
  • 2006 – Justice: “Pretty Woman”
  • 2006 – Big Love
  • 2008 – Gün Dönümü (Solstice)
  • 2008 – Mamma Mia!
  • 2008 – Official Selection
  • 2008 – American Dad!: “Escape from Pearl Bailey”
  • 2009 – Büyük Hata (Chloe)
  • 2009 – Boogie Woogie
  • 2009 – Kana Susadım (Jennifer’s Body)
  • 2010 – Bir Çanta Dolusu Şapşal (A Bag Of Hammers)
  • 2010 – Sevgili John (Dear John)
  • 2010 – Aşk Mektupları (Letters To Juliet)
  • 2011 – A Woman of No Importance
  • 2011 – Red Riding Hood (Kız ve Kurt )
  • 2011 – In Time (Zamana Karşı)
  • 2012 – Kayıp (Gone)
  • 2013 – Sefiller (Les Miserables)
  • 2013 – Lovelace
  • 2013 – Büyük Düğün (The Big Wedding)
  • 2014 – Three Little Words
  • 2014 – Z for Zachariah
  • 2014 – Yeni Başlayanlar için Vahşi Batı (A Million Ways to Die in the West)
  • 2015 – Ted 2
  • 2015 – While We’re Young
  • Almeda Abazi Kimdir
  • Biyografi
  • Adrianne Palicki Kimdir
  • https://masaloku.com.tr

Naynak: https://masaloku.com.tamanda-seyfried-kimdir.html
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.11.06 11:04 masalokucomtr Adrianne Palicki Kimdir

Adrianne Palicki Kimdir
https://preview.redd.it/u5ctslp6i1x31.jpg?width=600&format=pjpg&auto=webp&s=8dd45f9c3b3b539f930001656c2d06f754e7bfc9
Doğum Tarihi: 06.05.1983 Doğum Yeri: Toledo, Ohio, ABD Yaş: 36 Boy: 1,80 m Eşi: Scott Grimes Ebeveynleri: Jeff Palicki, Nancy Palicki Kardeşleri: Eric Palicki Meslek: Oyuncu Etkin Yılları: 2003- Günümüz

Adrianne Palicki Hakkında

6 Mayıs 1983 tarihinde dünyaya gelen Amerikalı güzel oyuncu Adrianne Palicki, canlandırdığı iyi rollerle tanınmaktadır. Legion (2010), Kırmızı Dawn (2012) ve televizyon dizisi Friday Night Lights (2006-2011), 2013 yılında, o Lady Jaye oynadığı GI Joe: Misilleme kariyerindeki önemli işlerden bazılarıdır. Jeffrey Palicki ve Nancy Palicki’nin kızı olan Adrianne Palicki Toledo, Ohio, ABD’de dünyaya gelmiştir. Soyadı Fransızca kökenlidir. Abisi Eric Palicki bir çizgi roman yazarıdır ve bu şekilde çizgi romanlar Adrianne Palicki’nin ilgisini çekmeye başlamıştır. Aslen Polonya ve Macar kökenli olup, 2001 yılında Toledo Whitmer Lisesi’nden mezun olan başarılı bir öğrencidir. Whitmer lisesinde ikinci sınıf öğrencisi oluncaya kadar, hiç oyunculuk deneyimi olmadı. Los Angeles’a ilk gittiği zamanlarda fast-food lokantasında sandviç yaparak ve garsonluk yaparak para kazanmaya çalışıyordu. Los Angeles’ta çalıştığı bu fast-food dükkanında keşfedilmesi üzerine oyuncuk yapmaya başladı. NBC televizyonundaki “Friday Night Lights” isimli dizide Tyra Collette rolüyle büyük bir üne sahip oldu ve çarpıcı rol yeteneğiyle herkesin gönlünde yer etmeyi başarmış yetenekli bir oyuncudur.

Adrianne Palicki Filmleri

  • 2003 Rachel Getting Back Rachel Kısa
  • 2003 Yeniden yazmak Pretty Girl Kısa
  • 2005 Popstar Whitney Addison
  • 2006 Yedi Mumyalar Isabelle
  • 2009 Trouble Kadınlar Holly Rocket
  • 2010 Lejyon Charlie
  • 2010 Elektra Luxx Holly Rocket
  • 2011 Dalgalar Kız arkadaş Kısa
  • 2012 Red Dawn Toni Walsh
  • 2013 GI Joe: Misilleme Lady Jaye
  • 2013 Dr Cabbie
  • 2013 Kahve Şehir Becca
  • 2014 John Wick Çekim

Adrianne Palicki Televizyon

  • 2004 Robinsons: Uzayda Kayıp Judy Robinson TV film
  • 2004 Smallville Kara / Lindsey Harrison 1 bölüm: “Covenant”
  • 2004 Beşiz Jessica Geiger 1 bölüm: “Aşk, Yalanlar ve Ninniler”
  • 2004 CSI: Crime Scene Investigation Miranda 1 bölüm: “İşlemler”
  • 2005 North Shore Lisa Ruddnick 2 bölüm
  • 2005-2009 Doğaüstü Jessica Moore 4 bölüm
  • 2006 Aquaman Nadia TV kısa
  • 2006 South Beach Brianna 7 bölüm
  • 2006-2011 Friday Night Lights Tyra Collette 52 bölüm
  • 2007-2011 Robot Chicken Çeşitli karakterler (sesli) 5 bölüm
  • 2009 CSI: Miami Marisa Dixon 1 bölüm: “Dead Varış”
  • 2009 Titan Maksimum Clare (sesli) 4 bölüm
  • 2010 Family Guy (Sesli) 1 bölüm: “Hippocampus Big Man”
  • 2010 Robot Chicken: Star Wars Episode III Padme Amidala / Jessica / Woman (sesli) TV film
  • 2010 Lone Star Kedi Thatcher 5 bölüm
  • 2011 Criminal Minds Sydney Manning 1 bölüm: “Onüçüncü Adım”
  • 2011 Wonder Woman Kadın / Diana Prens acaba TV Pilot (unaired)
  • 2014 From Dusk Till Dawn: Serisi Vanessa Stilleri Tarafından filme dayanarak Robert Rodriguez
  • Özay Gönlüm Kimdir
  • Biyografi
  • Bade İşçil Kimdir
  • https://masaloku.com.tr
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.11.05 03:29 Ozdirector ÖĞRETMENLERİN ARASINDAKİ AŞK ÜÇGENİ KANLA BİTTİ!

Merhaba size bir haber bırakmak istiyorum. Zaten hepiniz 5 yıl önce yaşanan bu olayı hatırlıyorsunuzdur. Ya o yaşanan vahim olay anlatıldığı gibi değilse…
ÖĞRETMENLERİN ARASINDAKİ AŞK ÜÇGENİ KANLA BİTTİ!
Kuzgunlu Lisesi’nde skandal bir olay yaşandı. Lisenin kimya öğretmeni Oğuz Ö. öğretmenler odasında boğazı kesilmiş bir halde bulundu. Cinayeti işleyen Salih Ö. olaydan 2 saat sonra emniyet güçlerini arayarak suçunu kabul etti ve teslim oldu. İfadesinde her detayı anlatan Salih Ö. olayın bir aşk cinayeti olduğunu belirtti. Okulda resim öğretmeni olarak çalışan Emine .E ile aralarında bir ilişki olduğunu ve Emine E.’nin kendisini Oğuz Ö. İle aldattığını öğrenince cinnet geçirip kontrolü kaybettiğini belirten Salih Ö; “Okula gittiğimde hala oradaydı, orada olduğunu biliyordum. Laboratuvardan bıçağı alıp öğretmenler odasına geçtim ve boğazını kestim. Anlık bir öfkeydi, pişmanım.” Dedi.
Bildiklerimi anlatmadan önce sizi biraz geçmişe götürmek istiyorum;
Konya’nın merkezinde yaşayan emniyet memuru Özcan ve ilkokul öğretmeni Semiha’nın 2 oğlundan küçük olanıyım. Fakat anlatacağım bu olay sadece gurur duyduğum abimle ilgili... Benim abim çocukluğundan beri birilerine bir şeyler öğretmekten keyif almış, ailenin göz bebeği, arkadaşlarının can yoldaşı, güvenilir, çalışkan ve örnek bir insandı. Kendisi tahsilini Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nde tamamlamış ve öğretmenlik yapmak üzere Kuzgunlu’ya atanmıştı. Üniversitede tanışıp evlendiği eşi, yani yengem Zeynep’le birlikte Kuzgunlu’ya taşındılar. Mutlu bir evlilikleri vardı. Ah ah…
Abimin en sevdiğim özelliklerinden biri de, bize sürekli mektup yazmasıydı. O zamanlar keyifle okuduğum mektuplara şimdi bakamıyorum, hatta geçen ay bir cinnet anında hepsini teker teker yakmışım. Hatırlamıyorum. Hepsi o ilaçlar yüzünden olmalı. Neyse…
Mektuplardan hatırladığım kadarıyla başlarda her şey yolundaydı. Abim kısa sürede Kuzgunlu’nun sevilen isimleri arasında yerini aldığını ve özel etkinliklere sık sık davet edildiğini anlatıyordu. Zaten yazları da Konya’ya gelirler, aile meclisinde Zeynep yengem tarafından sürekli bu durum şen kahkahalarla anlatılırdı. Fakat bir gün bir mektup geldi. Abim Oğuz, bu mektupla birlikte tamamen değişmişti. Zaten bir tek o mektup kalmış elimde, aktarıyorum;
METE, KARDEŞİM… BİLİRSİN BEN ÇOK DALGIN OLUYORUM BAZEN, YİNE ÖYLE BİR GÜNDÜ. DERSİMİ TAMAMLAMIŞ EVİME DOĞRU YOLA ÇIKMIŞTIM, ZEYNEP YENGENLE TANIŞMAMIZIN 7. YILI, HEYECANLA EVE GİDİYORDUM. ONA BİR YÜZÜK ALMIŞIM EN AFİLİSİNDEN... EVE DÖNDÜĞÜMDE ÇANTAMI OKULDA UNUTTUĞUMU FARK ETTİM. YÜZÜĞÜ DE ÇANTADA UNUTMUŞUZ. YENGENE ÇAKTIRMADAN APAR TOPAR OKULA DÖNDÜM. HAVA KARANLIK, OKULUN TÜM IŞIKLARI SÖNMÜŞ. SADECE KİMYA LABORATUVARI AYDINLIK... NEDİM BEY TEMİZLİĞİ BİTİREMEMİŞ HERHALDE DEYİP AÇTIM KAPIYI. BENİM KAPIYI AÇMAMLA BERABER LABORATUVARDAN BİRTAKIM SESLER GELDİ. İÇERİ GİRDİĞİMDE KİMSE YOKTU, YERDE KIRILMIŞ BEHERLER VE MASANIN ÜZERİNDE BİR NOT DEFTERİ VARDI. DEFTERİ AÇTIĞIMDA LSD ÜRETİMİNDE KULLANILAN BİRKAÇ BİLEŞEN VE BUNLARIN STOK ADETLERİ YAZIYORDU. DEFTERİ ÇANTAMA ATTIĞIM GİBİ ÇIKTIM, EVE DÖNDÜM. 3 HAFTADIR GİZLİ GİZLİ BU İŞİ ARAŞTIRIYORUM. ÖNÜMÜZDEKİ HAFTASONU B. BAŞKANI ORHAN KUZGUNLU’YLA BİR GÖRÜŞME AYARLADIM. BU KONUDAN BAHSETMEYİ PLANLIYORUM. YENGEN FARK ETMESİN DİYE O UYUDUKTAN SONRA OKULA GEÇİP ORADA ÇALIŞIYORUM. ARAMIZ İYİ DEĞİL. GECELERİ DIŞARI ÇIKTIĞIMI FARK ETMİŞ OLMALI, O DA BENDEN BİR ŞEYLER SAKLIYOR GALİBA. HAMİLE OLDUĞUNDAN ŞÜPHELENİYORUM. DESENE AMCA OLACAKSIN. BİZİMKİLERE SELAM SÖYLE, GÖZLERİNİZDEN ÖPÜYORUM.
OĞUZ ÖZ
Bu mektuptan yaklaşık 2 ay sonra; abimin okulda meslektaşı Salih tarafından boğazı kesilerek öldürüldüğünü öğrendik. Öldürülme sebebinin aşk cinayeti olduğu söyleniyor. Abim yengemi asla aldatmadı. Üzerinde bulunan kadın parfümü kokusu tamamen yalan. O Emine denen sürtükle de ilişkisi yoktu. Abime benim dışımda kimse inanmadı, mektupları benim yazdığımı söylediler. Yengem bile bana inanmadı. Abim kızına doyamadan öldü ve kızı büyüdüğünde babasının annesini aldatan hain bir alçak değil, onurlu bir adam olduğunu öğrenmeli. Sizden yardım istiyorum. O okulda bir şeyler yaşandı, abimin çantası kayıp. Ona o çantayı ben almıştım, üzerinde ikimizin baş harfleri var. “M:O”. O çantayı bulun. Ben iyi değilim. Bana ilaç verdiler.
METE ÖZ
submitted by Ozdirector to KuzgunFM [link] [comments]


2019.11.03 15:42 masalokucomtr Deneme

Deneme
https://preview.redd.it/5l3jwcsxghw31.jpg?width=720&format=pjpg&auto=webp&s=6197574d1e24e06d215b100d74f17e2884fc2541

Bugün Altı Yaşındayım

Bugün ruhum bi garip. Bugün altı yaşındayım. Düşe kalktığım sokaklarda kulağındaki yarım yamalak çeken radyoda türküler dinliyorum. Forsumdan geçilmiyor. Dağlar, tepeler, kırlar benim. Yüksek yerlerde daha iyi çekiyor radyom. Belki de hala bu yüzden seviyorum dağları, tepeleri. Hele bir de bildiğim bir türkü çalıyorsa, benim sesim radyodan daha çok çıkıyor. O kadar mutluyum ki bilmediğim türküye bile eşlik ediyorum. Ahh ne güzel kırlara uzanıp gökyüzüne aşıklar gibi gazeller dizmek. Ahh ne güzel hayatımda para ve madde yok, sadece insanlar ve çocukluğum var. En büyük derdim radyomun biten pili. Biten pili güneşte bekletip, güneş enerjisiyle yeniden çalıştırıyorum, hışırtılı radyomu.. Uçmayı yeni öğrenmiş kuşlar gibi gökyüzünü yeniden keşfediyorum. Kayboluyorum hayallerde… Miss kekik kokuları arasında ruhumu dinliyorum. O kadar kaybediyorum ki kendimi günün bitmek üzere olduğunu akşam serinliğinde esen rüzgarın üşümesi ile fark ediyorum. Apar topar toparlanıyorum. Güneşin yüzünde, beni karanlığa bıraktığı için kızıl bir utanma var. Güneş gidince radyomun da enerjisi bitiyor ve son türkü yarım kalıyor… Ama ben güneşi o kadar çok seviyorum ki bırakıp gitmesine bile kızamıyorum. Son türkümü yarım bıraktın, diyemedim. Hayatımın sadece altı yaşına kadar olan kısmını hatırlıyorum. Eve her gün paçaları çamurlu gelirdim. Babam, bir gün de eve temiz gel, diye kızardı hep bana. Ben ona hiçbir zaman “baba ben gökyüzüne aşık oldum ve gökyüzüne aşık olanın kalbini dünya kirletemez.” diyemedim. Hayatı boyunca fakir yaşamış babama deseydim bu sırrımı, bana “gökyüzüne bakacağına önüne baksaydın paçaların temiz gelirdin eve” diyeceğini biliyordum. Hala önüme bakamıyorum, gökyüzüne bakmaktan ve üstelik hala paçalarım kirli.
Beni hiçbir zaman bırakmayan gökyüzünü ben de bırakmayacağım, paçalarımın kirli olması pahasına da…
Hikaye Oku Hikayeler Hikayeler Kısa
Yazan: Metin Zengin

Papatyalar ve İnsanlar

Daha önce bahar görmemiş gibi tatlı heyecanıyla geldi yine ilkbahar. Çiçekler anavatanına tekrar dönmenin sevinci içinde. Ağaçlar şen şakrak rüzgarla dans etmekte. Bahara aşık ne kadar kelebek varsa hepsi üç günlük ömürlerinin baharına dönüyor. Kuşların mutluluktan uçtuğu tek mevsim olan ilkbaharda yatağına sığmayan nehirler, bahara muştu hacı leylekler ve yeniden şenlenip coşan dağlar tepeler… Güneşin doğduğu yerden gelen ilkbaharda sitemli olan tek çiçek, kırlara sarı ve beyaz elbisesini giydiren papatyalardır. John Steinbeck yaşasaydı, fareler ve insanlar yerine insanlar ve papatyalar diye başlardı, hayat hikayesine. İnsan evladı ne acaip bir varlık! Adına sevmek diyerek, tüm özgürlüklere kafes oldu. Emin olduğu veya olmadığı duygusunun sağlamasını bir papatyanın yaprağına kıyarak yapan insanoğlu hayatta aradığını hiçbir zaman bulamamıştır. Seviyor, sevmiyor diyerek bir papatyanın yaprağında bir kaderi aramak, ne büyük keder!
Deneme Denemeler Hikayeler Hikaye

Beşir Yetişir Yetişir Beşir

Güneşten önce uyanır, adeta güneşe meydan okurdu. Güneşten sonra uyandı mı büyük bir günah işlemiş gibi kendini suçlar, affetmezdi. Bu halini gören ahali, kendisine deli lakabını uygun görmüştü. Deli Beşir demelerine aldırmadan avazı çıktığı kadar bağırarak susardı, “deliyim delilim de yaşamak” diye. Kimse bilmezdi, adı deliye çıkmış Beşir efendinin hikayesini. Aslında kimse onun hikayesini anlayacak ya da anlamaya çalışacak samimiyete de sahip değildi. Herkes kolay yolu bulmuştu; deli, meczup de geç. Kimin umrundaydı ki deli Beşir? Hem dünyalık değildi ki yaşadığı, neden kıymet görsün ki? Yaşam delisi yaptıkları deli Beşir için alaylı ve kafiyeli satırlar da düşünmüştü, dünya akıllıları: “Beşir yetişir, yetişir Beşir” diye. Yine kolayı ve kaybetmeyi seçmişti, akıllılar. Günler ayları, aylar yılları, yıllar Beşir’i kovaladı ve nihayet Beşir de yorgun düştü, yetişemeden. Şimdi kulaklarda “Beşir yetişir, yetişir Beşir” sesleri maziden… Beşir de yetişemedi, yaşayacaklarına. Belki de yetişemeyeceğini bildiği için güneş doğmadan, o kör karanlıkta uykunun canına kıydı. Belki de… Kimse bilmedi bu delinin belkilerini… Aylar mevsim, mevsimler ölüm oldu ama kimse yetişemedi belkilerine, kimse yetişemedi yaşayamadıklarına…
Hikaye Oku Hikayeler Hikayeler Kısa
Yazan: Metin Zengin

Bu Gördüğün Ben Değilim

Kalbimdekilerle bir ömür sussam Senden kaçarken sana yakalansam Ve sadece gözlerinde konuşsam Bu gördüğün ben değilim…
Martı gagasinda bir parça susam Olsun bir umudum sende yaşasam Varlık denizinde sende boğulsam Deniz tutsun beni bir el çırpınırsam
Aşk Şiir Aşk Sözleri Sevgiliye Sözler Şiir Oku Şiirler Aşk Şiirler

İnsan Hangi Kelimelerle Susar

Son kez konuşacağım, ölümlü olmak için… İnsan en çok hangi kelimelerle susar? Sakladıklarımı artık ben de bilmiyorum. Gözyaşlarımla sildim. Duyduklarımı görmüyorum. Gördüklerim beni herkese kör etti. Ama içimdeki çocuk bahçesine duvarlar inşa ettirmem. Ben yalnız da oynarım. Hem yalnızlık öyle herkesle paylaşılmaz ki zaten. Ee konuşacağım dedin ama hala konuşarak susuyorsun! Gökyüzü neden mavi? Kuşlar neden uçuyor? Dağlar neden hala bu yükü taşıyor? Bak hep farklı sorular ama hepsinin cevabı aslında aynı. Sorduğun sorunun cevabı da belki aynıdır…
Deneme Denemeler Hikayeler Hikaye
Yazan: Metin Zengin

Bu Gördüğün Son Bahar

Bir garip rüzgar dokundu duygularıma. Aklım tutsak, kalbim kırık… Umutlar, suskun uçurumlar… Varlık ateşten kor. Bir yalnız ağaç ve son yaprak… Artık ruhum hür… Bu gördüğün son bahar.
Aşk Şiir Aşk Sözleri Sevgiliye Sözler Şiir Oku Şiirler
Yazan: Metin Zengin

Bir Damla Bengisu

Uzun patika bir yol… Güneş, sanki işlenen her günah için, için için yanmakta. Ortalıkta en ufak bir yaşam belirtisi yok. Hayale aldanmış gerçekler kadar uzak bir yerden gelen hayat yorgunu,yaşam delisi bir adam… Bir nefes dinlenmek için nefessiz bir ağacın yarı gölgesinde buldu kendini. Sırtında taşıdığı dünyasından(çantasından) yaşam belirtisi olarak görülen bir şişe su çıkardı. Bir kaç yudum içtikten sonra geri kalanını dalında bir tek yaprağı kalmış bu kuru ağaca bir vefa burcu olarak verdi ve gitti(gelecek). Buna şahit olan bir kuş, hemen gelip nasibini aldı o bengisudan ve o son bir yaprağı kalmış bu kuru ağacın dalına kondu. Sonra diğer kuşlar da o son yaprağın verdiği umutla, kuru ağaçta birer yaprak misali o ağaçta bitiverdiler. Kuru ağaç şaşkın ve yıllar sonra heyecanlı… Kalbinin çarptığını hissetti.
Hey gidi son bir yaprağı kalmış kuru bir ağaç olan dünya, bir damla bengisuya hasretsin sen de, her yürek gibi.
Hikaye Oku Hikayeler Hikayeler Kısa
Yazan: Metin Zengin

Ah İstanbul Ahh

Ahh İstanbul ahh! Bu kadar külfetle bi o kadar sitem dolu sana. Yalnızlığının gölgesinde bi ton umutsuz kalabalık. Ama seni büyük yapan da bu yalnızlığın değil mi? Anlamak seni ve yaşamak o eşsiz ruhunu… Kendi gözyaşlarinda boğulan kız kulen… Yalnızlığının bilinmeyen yüzü Ayasofyan… Ağlayan gökyüzünde açan Gülhanen.. Karacaahmet dedikçe yanan boğazın.. Ölüm telaşını kıskandiran Kapalıçarşın.. Sana gelirken seni unutan Beyoğlun.. Yeditepende sana aşık yedi güzel insan…
Hikaye Oku Hikayeler Hikayeler Kısa
Yazan: Metin Zengin

Zamansız Sorular

Zamansız Sorular Zaman, en gerçek aynayken aynada gördüğün nedir? Düşler, en büyük tuzakken en büyük suç nedir? Hayat, en büyük oyunken en büyük kural nedir? Yalan, tek gerçekse ölüm nedir? Kalp, en hassas teraziyse en büyük ceza nedir?
Aşk Şiir Aşk Sözleri Sevgiliye Sözler Şiir Oku Şiirler
Yazan: Metin Zengin

Gülümseyin Çekiyorum

Fotoğraf çeken ve çektirenlerdeki anlık telaşı bilirsiniz. Hemen tez bir el çabukluğuyla üstbaş düzeltmeler… Ve sizden gülmeniz istenir, içinizdekileri bilmeden. Her şey o anki kare içindir. Çünkü o karenin sonsuz olacağına inanırlar ve o yüzden o karede yalandan da olsa mutlu görünmek isterler.. Hayat kaç kare ya da hayat kaç kere ? Kaç karesinde sonsuz, kaç karesinde ölümlü , kaç karesinde masum, kaç karesinde vicdan mahkumu ve kaç karesinde özgürüz? Ya da insan bir kare içinde ne kadar özgür olabilir ki? Neyse siz bana bakmayın. Hadi gülümseyin çekiyorum…
Deneme Denemeler Hikayeler Hikaye
Yazan: Metin Zengin

Araftaki Boşluk

Geceden süzülen ay ışığı alıyor, kayıp benliğimi. Bir ulvi alemde yalnızlığa dans eden yıldızlar sarmış karanlıkları. Hayale aldanmış gerçekler kadar uzak bir yerlerde arıyorum zamanı. Sonsuzluk hayalinin yolunda yakamozlar canım…
Yazan: Metin Zengin

Derdimiz Sayılar

Benim bu hayatta hiç sayı takıntım olmadı. Sayıyla ifade edilebilen her şey anlamsız ve değersiz geldi hep bana. Bir sayıyla başka bir sayı arasındaki tek fark yine bir sayı sadece. Size bir sır vereyim mi bay bayan insan ? Sayılarla ifade edilemeyen , anlatılamayan duygular gerçektir sadece bu hayatta. Ne kadar mutlusun? Ne kadar yalnızsın? Ne kadar insansın? vs Bizi insan yapan duygularda sayılar sadece bir sembolik yorumlama. Başkada bir kıymeti yok. Şimdi bu adamın neyi var diyeceksiniz? Benim sayılarla ifade edebileceğim hiçbir şeyim yok sayın insan.
Yazan: Metin Zengin
Konu: Denemeler

Dün Bugün Yarın

En yakın durağı ölüm olan uzun bir yoldu hayat..Zamanın bittiği bir zamanda ortaya çıkan DÜN BUGÜN ve YARIN bu yolun ilk yolcuları oldu. Dün pişmanlıklarını düşünmekten gideceği yolu unuttu. Yarın ise içine düştüğü bu endişe bataklığında kendi sonunu yazdı bugünden. En yakın durağa(ölüm) en uzak olan yarın, doğasına aykırı bir tezatla ilk o indi bu durakta. Yarın, bu yolculuğuna son verince onun telaşını da bugün aldı. Yarının telaşı ve dünün pişmanlıkları da sırtına yüklenen bugün, her şeyi eline yüzüne bulaştırdı ve bu yolculuğun ikinci kaybı oldu. Şimdi bu yolculukta geriye sadece dün mü kaldı ? Dedi boşluk!
Hayır! Eğer dün yaşasaydı, bugün ölmezdi zaten dedi, olmayan zaman. Ne kadar zor bir yolmuş bu? Kimse kalmadı, dedi boşluk. Aslında o kadar da zor değil. Her şey sadece bir adıma bağlı. Yarına bir adım atacaksın ama dünden de bir adım uzaklaşmayacaksın, dedi zaman. Ama bu nasıl olur ki ? ileriye bir adım at ama geçmişten de uzaklaşma! Marifet bu yaa ! Yoksam herkes yaşardı, dedi zaman. Nerden mi biliyorum bunu? Çünkü ben de öldüm !
Yazan: Metin Zengin
Konu: Hikayeler

Eskidi Zaman

Eskidi zaman, tren raylarında. Geçmişe düştü notlar, gözyaşlarıyla. Beklemek, ölüm tabutunda açacak çiçekleri. Var mi gökyüzünden haber, gidenlerden? Neden küskün uçuyor kuşlar? Bir şiirlik ömrümüz vardi. Onu da uçurtma yapıp uçurttuk suskun uçurumlara. Belki de bu yüzden hüzünlü uçuyor kuşlar. Gelmedi baharı bekleyen gözler. ..
Yazan: Metin Zengin

Yokluğun Kader

Avazın çıktığı kadar suskun Sustuğun kadar yandın Yandığın kadar varlığın Varlığın kadar yokluğun Yokluğun kader….
Yazan: Metin Zengin

Onu Bekledi

Yorgun ve hüzünlü bir gecenin gölgesine karışıyordu.. Yüzünde esen sert poyraza rağmen üşümüyordu. Kulaklarında hafif bir tınıyla onu yaşıyordu. Yüreği yansa duymayacak kadar bi haber kendinden… Öylece yürüyordu. Yürüdükçe düşündü. Düşündükçe yürüdü. Yürüdüğü yaşam yolu dünyadan başka ne sunmuştu ki?
Yüzü gölgelendi.. Sonra sessizliğe gömüldü. Her adımda bir zaman tutulması yaşıyordu. Iraklar gibi uzun uzun terkediyordu bu bedeni. Mevsimlerin yaşanmadığı, zamanın bittiği bu kentte daha kalamazdı… Zaman dondu bi an… Sonra beyninde şimşekler çaktı. Böyle düşündüğü için suçluluk duymaya başladı. Başka bir gökyüzü var miydi ki? Kimden , nereye kaçacaktı? “insan önce kendinden özür dilemeli sonra af dilemeli” sözlerini hatırlamıştı. Hem bu sözü de o söylemişti. Bunu nasıl yok sayabilirdi ki? Belki söylenecek çok söz , çok sitem vardi ama Süleymaniye’nin hatırı vardı. Kapısında çöktü… Onu bekledi.
Yazan: Metin Zengin

BEN i Öldür Bu Mevsim Değişsin

İster kuzeyden güneye, ister güneyden kuzeye ya da doğudan batıya veya batıdan doğuya gidin artık her yer soğuk. Hepimiz tek bir mevsimi yaşıyoruz:”Ölüm”. Bu mevsimde bırakın ağacı çiçeği, insan bile yetişmez. Kim bizi inandırdı, savaştan sonra barışın geleceğine? Daha kaç barış öleceğiz, savaş için? Suçlu mu kim? Çare mi ne? Hangi soru daha önemli acaba? Bakın sorunun altında 4 veya 5 hazır seçenek olmayınca düşünmeyi bile unutmuşuz. Ya yazılmayan ama daha keskin çözümlü başka bir seçenek daha varsa! Kafan çok mu karıştı? Düşünmeye başladın, ondandır. Kızma hemen ,sana demedim. İçimdeki BEN le kavga ediyorum. Zaten tek bir savaş olmalı, o da BEN le… Ee sen de bir şeçenek sundun, sistem gibi; der halin! Tamam korkma ben sistem değilim! Biraz düşünürsen sen de bir sürü seçenek üretebilirsin zaten. Nasıl mı? Bak yine düşünmeyi unuttun! Sistemin sana müsade ettiği kadar düşünmen varlığına delil değil, bay varlık! Çok uzattın amaa!! Bak ne güzel, yine düşünmeye başladın. Biraz daha zorlayalım mı o varlığına inandığımız ama kullanmadıkça bize yük olan kutsal emaneti? Dur hemen heyheylenme! Dedim ya BEN le kavga ediyorum. Yaa ne uzattın amaa! Ben uzatmadım bay varlık, hayat kısa ondan. Tamam tamam söylüyorum, patlama hemen. Suçlu kim demiştin? Bize aynada kalbimizi göstermeyen aklımız. Çare ne demiştin? “BEN i öldür, bu mevsim(ölüm) değişsin. Şeyy sen ama senn…. Hiç bana öyle bakma! Aklım olsaydı bunları yazamazdım….
Yazan: Metin Zengin
Kaynak: https://masaloku.com.tdeneme
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.11.03 15:40 masalokucomtr Şiirler

Şiirler
https://preview.redd.it/j6f2wy5tghw31.jpg?width=720&format=pjpg&auto=webp&s=524d74db0dc2afc52f417821489f4aad9419ee87

Şiirler

Ömrü Tükenmiş Bir Köprü Yalnızlığı

Ömrü Tükenmiş Bir Köprü Yalnızlığı
Ömrü tükenmiş bir köprü yalnızlığı benim yalnızlığım
Anlamaz halimi menzilsiz yolcular
Duyamazlar boyayla kapattığım çürüyen demirlerimin acı çığlıklarını
Göremezler geçen her yolcuda belki sana benziyordur diye umutla açılan gözlerimi
Fark edemezler kışın ortasında açıp renksiz kalan çiçeklerimi
Hissedemezler hasretinden gün be gün eriyip tükendiğimi
Ömrü tükenmiş bir köprü yalnızlığı benim yalnızlığım
Gözbebeklerim çoktan küstü gün ışığına
Yokluğunun ipiyle asıldı ruhum boş duvarlara
Bekliyorum yıkılacağım günü
Bekliyorum sana kavuşacağım günü
Yazar: İLKER BİLGİÇKonu: Şiirler

Eylül’E

Ipıssız Çöllerde açan çiçeksin,Serab-ı ömrümde asıl gerçeksin,Karanlık anıma doğan güneşsin,Eylül Erva Huzur oldun, yağdın ömrüme.
O güzel gözlerin kalbime akar,Her derdin içine neşeyi katar,Şu fakir ömrümde zenginlik saçarEylül Erva huzur oldun, yağdın ömrüme
Şiir Oku Şiirler
Yazan: M. FEYZULLAH ÖZDEMİR
Konu: Şiirler

Düşümde Sen

Hüzne hakim tepeden bakıyorum hayata,Sessiz sedasız yudumluyorum çayımı,Dalıyorum yine hayaline…Yalnız hayallerde gülmek varmış garip ömrümde.Mısralar dökülüyor dilimden usul usul…Düşümde sen,Dilimde sen,Şiirimde sen varsın.Seni haykırıyorum herkese dize dize,Seni anlatıyorum bilene bilmeyene.Ve seni yaşıyorum sensiz her saniyede.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: M. FEYZULLAH ÖZDEMİR
Konu: Şiirler

Sustum

Canımı yaktın ya sen,Sustum.Beni ağlattın yaYine sustum.Unut dedin umarsızcaSadece sustumGittin benden …Bir an bile düşünmeden Sustum.
Şimdi sen sus !Ben konuşuyorum artıkSeni bütünüyle siliyorum!Tıpkı sen gibi
Sen sevmeyi bilmezsin!Ağlamaya değmezsin!Bırak böyle bitsinUnutmak mı?Sen de kimsin?
Şiir Oku Şiirler
Yazan: NİHAL KIZIL
Konu: Şiirler

Sensiz

Hayat o kadar anlamsız ki,Sen yanımda yoksun diye.Anılarım sensiz kaldı, ben yarım kaldımSen yanımda yoksun diye.
Geçmişe dönük hatırlıyorum her şeyi,Tek başıma yaşıyorum sessizce,Susuyorum sensizlikte, sessizce ağlıyorum,Sen yanımda yoksun diye.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: FATMA DENİZ
Konu: Şiirler

Yürüyorum

Nereye gideceğimi,Ne yapacağımı bilmeden,Yürüyorum adım adım…
Seviyorum…Hunharca, usanmadanBıkmadan, usanmadanSeviyorum adamım…
BiliyorumOlmayacağını, öleceğimi,Dayanamayacağımı,AğlayacağımıYarım kalanım.
Gidiyorum.Sensizlik ağır geldi bu kalbeBu hüznü bu derdi kaldıramadım!Gidiyorum artık, gidiyorum ben.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: HATİCE ÖZBEY
Konu: Şiirler
Gününe ışık, geceye yıldız olmak istedim.Sen ise gündüzümü geceye gecemi zifiri karanlığa çevirdin.Bu muydu sana verdiğim aşkın değeri, karşılığı?Bu kadar mıydı sevgime vereceğin karşılık?Keşke hiç tanımasaydım be adam.Yaktın yüreğimi kül ettin benliğimi.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: İMMİHAN AVCI
Konu: Şiirler

Beni Bana Anlat

Gözlerimle her şeyi anlatmak istiyorum:Seni ne kadar çok sevdiğimi,Seninle olurken hayatın durduğunu anlatmak istiyorum.Gözlerin gözlerimi hapsetti, biliyorum.
Hayata senle de devam edemiyorum sensizken de,Umut ediyorum bir an sahilde,Sözlerim tutuklu kalbim kafeste,Gözlerin gözlerimi hapsetti yine.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEHER TATAR
Konu: Şiirler

Baba Hasreti

Gece gözlerim kapılarda,Bir gün gelecek diye bekliyorum orada.Gecenin ardında yine sensiz geceler var.Yine gözlerim kapılarda,Senin o kapıdan girmeni bekliyorum baba!
Herkesin babası çocuklarını seviyorken,Herkesin babası çocuklarını öpüp kokluyorken,Ben yine senin yokluğunu hissediyorum.Bir gün var olup bir ömür yok olma baba!
Gencecik yaşında yükledin bütün yükleri anneme,Senin yokluğunda annem kol kanat gerdi bize,Hem anne oldu hem baba bizeBir gün olsun dahi çekip gitmedi.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Yeni Yıl

Zaman su gibi akıp gitse de ruhunda;Hiç yaşanmamış gibi olsa da hayatın, acımasız olsa da takvimler, aylar, yıllar sanaHep boğul o mutlu anılarınla.
Mutluluklar sende hayatı bulsun,Tüm yüreğin umutla huzura doysun,Zaman acımasız olursa olsun,Hep su gibi akıp giden bir hayatın olsun.
Nice benli senelerle dolsun hayatın,Hiç bitmesin ruhundaki on yedinci yaşın,Seni bana getiren yüreğin olsun,Benli dakikaların hep umutla dolsun.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Kıymetsizim

Karar verdim artık;Sen yoksun içimde…Varlığın etkisiHiç olmadı kalbimde…
Sevginin değerini bilmeyenlerdensin sen!Benim hakkım helaldir de!Vicdanın affetsin yeterÜzülen bendim yineVicdanın affetsin yeter.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Sevdalanan Şiiri

Seni bilmem ama ben kararlıyım,Sen sevmesen de ben sevdalıyım,Bu aşkta senden çok ben zararlıyım,Seni bilmem ama ben kararlıyım.
Kalbimden geçen ses “Terk et!” diyor,“Olmayan duaya amin deme, ümit etme!” Diyor.Kaderimiz yazılmışsa böyle hüzünle,“Sen yoluna ben yoluma devam et.” Diyor.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Sana Bir Şey Olmasın

Benim hayatımda olmasan bile,En mutlu anlarım kalsa mazide,Sensiz nefes aldığım yok bir saniye,Aşkıma aşkı kattı her bir zerrenle
Sana olan aşkımı haykırdım durdum,Sense bu sevdaya hep karşı durdun,Bitmeyen yarama neşteri vurdun,Bu masum gönlümün celladı oldun.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEHER TATAR
Konu: Şiirler

Öğrendim Ki

Öğrendim ki ben asla kendim olamamışım,Hayat bana açılmamış derde çare olamamışım.Öğrendim ki bu dünyada kimseyi sevmeyeceksin kendini sevdiğin kadar,Kiseye, bağlanmayacaksın: Dostuna, hayallerine bağlandığın kadar.
Öğrendim ki içini herkese dökmemek gerek,Ne her şeyi duymak ne de her şeyi anlamak…Vurdumduymaz olmak gerek.Öğrendim ki hayat bana ayak uydurmyor, benim ayak uymam gerek.Öğrendim ki bir gün daha geçti ömrümden.
Öğrendim ki hayat hep zıtlıklardan oluşmuş: Acısı, tatlısı, hayali, gerçeği gibi.Bir insan birçok sıfat sığdırmış şu kısa hayatına:Anne, baba, abi abla ve kardeş olurmuş sırayla,Öğrendim ki bu mahzun can hayallere yürümüş,Durmaksızın her an her zerresiyle.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: R.BERFİN BAYRAK
Konu: Şiirler

Her Şeyde Aradım Seni

Yağmur damlalarında aradım seni,Üstüme düşüp de kalırsın diye,Bir umutla bekledim damla, damla bana gelişini,Sen ise beklemişsin benden kayıp gidişini.
Seher vaktinde ruhumu aydınlatmanı istedim,Sabahın güneşi gibi hayatıma doğmanı…Baharın en taze saatlerinde gelmeni istedim.Sen ise çekip gitmeyi istemişsin.
Gece yıldızlarda aradım seni,Parlayan her yıldız da seni hissettim,Kalbimde ısınmanı bekledim,Kalbimde kayıp gidişini değil.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: R.BERFİN BAYRAK
Konu: Şiirler

Dön Artık

Bırakıp gittin ellerimi,Yapayalnız kaldım bu yabancı elde,Sensizlik ne kadar zor ne kadar acı,İçimi yakıyor sensiz aldığım her nefes.
Yaşayan bir ölü olmuş bedenim,Şu tatsız tuzsuz hayatta bitmez kaderim.Bir zamanlar hep seninle yaşayan benim,Sensizlik kokuyor artık her nefes.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Senin Yokluğunda Ben

Senin yokluğunda ben,Gece gündüz ağladım.Sen yanımda olmayınca,Ne yapacağım?Anlayamadım.
Senin yokluğunda ben,Ağladıkça ağladım.Kokunu özlediğimde ben,Yokluğunu anladım.
Senin yokluğunda ben,Umutsuzluğu anladımYokluğunla kalırken,Sessizce, usul usul ağladım.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: NESLİHAN BAYRAM
Konu: Şiirler

Yakalayamadığım Sen

Sen öyle çözülmez;Öyle karmaşık bir bulmacasın ki,Çözemedim seni sevgili.Sorunca görünmez,Araştırınca ounmaz bir şeysin.
Sen öyle anlatırmaz bir şeysin ki,Görünce dilim tutulur,Anlatılınca aklım karışır.
Sen öyle tatlı bir şeysin ki,Her anı kalbime huzur,Dünyama sevgi aşıklar.
Sen bana verilen en güzel hediye.Anlamsız gönlüme en güzel manaSen yaşama hevesimi arttıran doruk sevdamsın.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: TEVHİDE DOST
Konu: Şiirler

Annem Şiiri

Hayallerim vardı Anne onunla olan,Onunla başlayıp onunla biten.Çok mu şey istedi kızın anne?Sadece bir avuç mutluluk, bir avuç huzurdu oysa.
Öyle bir gülüşü var ki her derde dermanO gitti gideli kalmadı derman.Günş açmaz oldu sabahlar olmaz,Bak kızım karanlıkta boğuldu annem.
İki şey aklımdan hiç çıkmıyor;Üzülme,ağlama kızım diyişin…Ve onun gülüşü…Gülüşü hiç aklımdan hiç çıkmıyor annem,Seviyorum dedikçe sevme dedilerOnları dinlemedim affetsen annem.Varım yoğum,nefsim,yaşam sebebimben senin kızınım seninle varımSen benden hiç gitme bırakma annem.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: İMMİHAN AVCİ
Konu: Şiirler

Sensizken Zaman Geçmiyor

Severken geçen vakit özlerken geçmiyor,Onsuz’ken zaman hiç geçmek bilmiyor,Bu canım bu tende onsuz olmuyor,Severken geçen vakit özlerken geçmiyor.
Severken güneş batmaya. Yıldızlar kaymaya utanacak.Sonbahar da yapraklar sararmayacak,Ve sen ay yüzlü sevdam!Sevdan hep kalbimde yaşayacak.
Severken yağmur olup yağmak istedim üzerine,Kuş olmak istedim kalbinin kafesine,Severken bakışın olmak istedim bir kare,Mutluluğa uyanan kalbin olmak istedim bin kere.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: İMMİHAN AVCİ
Konu: Şiirler

Seni Çok Sevdim

Seni çok özledim, muhtacım sana.Işık oldun, şu karanlık dünyama.Gökyüzümü karanlık bulutlar sarsa,Seni bekliyorum muhtacım sana.
Bitmeyen şarkımsın sen sevdiğim,Ve her zaman da öyle kalacak böyle bilirim.Olur da bu candan vazgeçersen bir gün,Bil ki sonsuza kadar bende kalacak bu sen.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEHER TATAR
Konu: Şiirler

Fani Dünyadaki Hislerim

Ben Yaşayan Ölürlerden miydim?Yoksa ölüp de yaşayan mıydım?Ben her umutlandığımda sevmek geldi aklıma,Sen gece karanlığımın aydınlatan yüzü;Sen beni benden alıp götüren kalbin umudu,Bazen sensiz kalmaktan oldum kördüğüm.Bazen de aklıma gelince durup güldüğüm…Kollarım güçsüz gözlerim, karanlık kör kuyu,Bu kalp var ya bu kalp sensiz bulamaz yolu,Sen var ya sen benim sonsuzluğumun umudu.Baktıkça beni içine çeken;Ben hep bir umut, bir aşk, bir sevgi ile hayata eken.Sen var ya sen…Umudum, huzurum her şeyimsin.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEVİNÇ BAŞLİ
Konu: Şiirler

Gidişlerin

Öyle bir geldin ki,Gitmezsin sandım.Meğer yanılmışım,Gittiğinde anladım.
Beni çok sever,Hiç üzmez derdim.En büyük ihanetiBen sende öğrendim.
Kapadım kapılarımıSana ve aşka.Yokluğunda güzelleşen kalbimAtıyor bir başka.
Kabul olacak duam olsan,Amin demezdim sana.Yolun hep açık olsun!Emanet ol Allah’a.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA KAYA
Konu: Şiirler

Babalar Da Ağlar

Bak kızım!Babalarda ağlar.Senin tırnağın kırılsa bile,Benim içim yanar.Hastalanınca,Başucunda dururum.İyi olman için,Gece gündüz duayla olurum.Sizi büyütmek,Her zorluğa göğüs germek,Koruyup kollamak için,Her zorla savaşır dururum.Babalık denirbuna,Ben sizin için varım,Sizin sevginiz için,Ben her şeye hazırım.Tüm çabam budur:“İyi bit baba olmak.”Bütün yük üstümde,Bundandır ağarır saçlarım;Bundandır yarım kalmış sözlerim.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: MERVE NUR SÜT
Konu: Şiirler

Hoşçakal

Sormasın artık kimseSeni bana, eni hayata!Yokum artık buralarda…İstemiyorum kimseyi etrafımda!
Alıştım ben yalnızlığa…Sen beni alıştırdın be adam!Tüm yarım bırakılmışlıklaraHer şey kaldı dilimin ucunda…
Ne git diyebildim ne de kal.Her şeyim yarım bu canımı da al…Ben yokum artık!Bari sen Hoşçakal!!!
Şiir Oku Şiirler
Yazan: HATİCE ÖZBEY
Konu: Şiirler

Bilir Misin

Yüreğime sor geceler şahit.Şu dünyamı varlığıyla mutlu edensin,Senle hülyalara dalmak ne güzel!Bilir misin?Şu alnıma yazılan en güzel kaderimsin.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEDA AYTEPE
Konu: Şiirler

Bu şehrin Bıraktıkları Şiiri

Bu şehir bana sevmeyi öğrettin,Bu şehir bana seninle mutlu olmayı öğretti;Şimdi yaşadığım bu şehirde güneş doğmuyor,Şimdi yaşadığım bu şehirde yağmur yağıyor.
Seninle yaşadığım bu şehir yabancı geliyor artık,Başımı alıp gidesim geliyor buralardan,Her köşe başında hatıralarımız var,Biz diye bir şey kalmadı buralarda.
Belki bir gün pişman olup gelirsin,Tüm dertlerim son bulacak gelirsen,Belki o zaman yokluğun sızıları son bulur.Hadi gel, gecikme artık umudum.Bir elvada seni götürdüğü uzaklara,Bir deniz dalgası her şeyi silip süpürdü,Seni son bir kez görmek istiyorum,Sana son bir kez sarılmak istiyorum.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA ESEN
Konu: Şiirler

YALAN DÜNYA ŞİİRİ

Doğrular her zaman acıdır bilirim,Ama yalanlara kurulmaz ki dünya.Hani her zaman doğru diye bildiklerinGün gelir yalan olur yaBin bir yalan üzerine kurulu dünyaSonra geceler bir dönmüş üzerineYalan rüzgarına dönmüş dünyama denizDoğruyu,doğru olanlara hasretYıkılsın yalandan dünya
Şiir Oku Şiirler
Yazan: FATMA DENİZ
Konu: Şiirler

GÖZLERİNE DALIYORUM

O kuytu yerdeki güzel gözlerin,O kadar güzel bakıyordu ki,O kadar samimi o kadar senden,Baktığın her yerde varlığın içten
Beni benden alan güzel gözlerin,Başa bela oldu bitirdi beni,Bakmaya korkuyorum aşkla gözüne,Başa bela oldu bitirdi beni.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA KAYA
Konu: Şiirler

HAYALİMSİN

İnadına hep hayır diyorsun bana,Elimde hiçbir şey gelmiyor ne çare?Sadece hayırlısı deyip de umutsuzca,Çekiliyorum sessizce köşeme.
Bekliyorum bazen kocaman hayallerimle,Bazen küçücük umutlarımla,Bıkmadan usanmadan bekliyorum senigelirsin, gülersin diye.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA KAYA
Konu: Şiirler

NASIL UNUTURUM SENİ

Ne kadar zormuş beklemek,Ne kadar zormuş özlemek.Korkuyorum artık yüzünü unutmaktan,Korkuyorum kulağımdaki çınlamalar…Bitecek diye korkuyorum!
Bazen o kadar zamansız geliyorsun ki aklıma,Aklım şaşıyor nereye bakacağımı bilemiyorum.O an acıyorum kendi kendime.Ama elim gitmiyor isteksizce hiçbir şeye.
Söyle şimdi nasıl unutabilirim seni;Nasıl atacağım, aklımdan sesini.Gülüşünü, o masmavi gözlerini nasıl unutacağım?Kendime keke bile diyemiyorum yine.
Gün gelip kendimi unuturum da,Bir türlü seni unutamıyorum.O kadar uzaksın ki bana sevdiğim,Uzanıyorum ama bir türlü tutamıyorum.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA KAYA
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Sen: deli gibi seven bir aşık,Sen: Meyvesi olmayan bir aşk bahçesi,Sen: Hayal peşinde koşan genç,Sen:Kalbinin sesini dinleyen bir deli,Ben umutsuz aşka serseri…
Sen:Aklına estiği gibi davranan duran,Sen: Bir gün seven bir gün sevmeyen,Sen: Bir varmış bir yokmuşum gibi davranan,Sen: Hayatı bir masal gibi yaşayan,Ben aşkına gir yan..
Sen: Gönlü aklına uymayan bir serseri,Sen: Düşünmeden karar veren deli,Sen: Beni ben diye sevmeyen biri,Sen: Her an kendinden bezdiren biri,Ben sessiz sedasız küskün biri…
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Yalnız düşünmek istemiyorum şu sıralar seni,Kafamda yine onlarca soru birikti.Adın diyorum unutulması ne mümkün?Bir yağmura bakıyor bütün hatıralar.
İnsan ne kadar umutsuz olabilior bazen,Ne kadar yenik kalbine ve nefsine,AŞK olmaz senden kadın!Adın gibi SEVİNÇ’li olsun,Akar gidersin.
Senin damlaların ne beni temizler,Ne seni masum kılar,Olduğun yerde olduğun gibi yeniden severim seni.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEVİNÇ BAŞLİ
Konu: Şiirler
Nisan Yağmuru Şiiri
Nisan Yağmuru gibi bedenime akıyorsun,Seher rüzgarı gibi yüzüme esiyorsun,Gelmediğin yolları ezberlettim kalbime,Kaybolmuş sayfalarım seni anlatıyor.
Sen romanlarımda biriken hüzündün,Sen yollarıma çizilmiş bir eyvallahtın,Sahte yalnızlıklar içinde yaşıyorum neredesin?Emanetinle yaşıyorum neredesin?
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA ESEN
Konu: Şiirler

Askere Sözler

Ey Afrinin aslanları!Sizin kükrediğiniz gecede,Dağlar bayırlar korkar sizden,Dalgalanır al bayrağım.
Sen ağlama güzel annem!Bu ülke hiç bitmeyecek.Hamzanın aslanları olduğu sürece,Bu ezan hiç dinmeyecek.Mehmedin yüreği attığı sürece,Sen dalgalanmaya devam et şanlı bayrağım!Mehmedim sana selam duracakMehmedim yine hakka koşacak.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: KÜBRA AKDOĞAN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Kalbimin en derininden saklıyorum sevgini,En huzurlu yerindesin mahzun kalbimin.En masum yerindesin senle çarpan kalbimin.Hayal kırıklığım da olsan,En özel yerindesin.
Sen benim tek hayalimken,Buna elveda demek neden?Ağır geliyor bana sensizlik derde neden?Elimden gelmez bir şey, yıkılıp gitti benden.
Çaresizlik içinde yalnızca izliyorum,En güzel hisleri maziye gömüyorum.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: REMZİYE PERİ
Konu: Şiirler
Ne Kadar Masum Muşum Şiiri
Düşündüm de… Ne kadar da masum muşum?Kalbimin en güzel yerini sana ayırmışım,En yoğun meşguliyetim sen olmuşsun,Farkında değilmişim.Sen geliyorsun aklıma, biz geliyoruz.Her zerremdesin her anımdasın.Söylesene şimdi nasıl unuturum seni?bak işte bu kadar çaresizim.Sahi sen bilmezsin çaresizliği,Tıpkı beni bıraktığın günkü gibi.Unutamadım biliyor musun o gözlerindeki parıltıyı?Ama acı olanı da neymiş biliyor musun?Bana bakarken değil başkasını düşünürken parlıyormuş o gözler.Ama anlayamıyorum işte sen bu kadar vicdansızken,Ben nasıl bu kadar masum kalabilmişim.Ve ben anlam veremiyorum kendime,Pişmanım bile diyemiyorum kıyamıyorum gamsızım.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: DİDEM ÇİÇEK
Konu: Şiirler

On Beş Temmuz

Yerde kan revan abilerimiz,Gözleri yaş dolu annelerimiz,Kaldı boğazımızda hevesimiz,Dolu gözlerimiz.
Kimi başa baş kaldı bu silahlarla,Kimi güldü buna kahkahalarla,Allah yardım etsin bu evlatlara,Suçlusu bu hainler olduktan sonra.
Bu vatan için verdiğimiz canlara,Nasıl kıydı bu hainler analara.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: EBRU DURSUN
Konu: Şiirler

Şiir Oku

Hayat Bazen yalnızlık dolu.Ne yapacağını bilemezsin, nasıl unutacağını,“Kalbinin sesini dinle.” dersin kendine.
Şu kalbinden çıkarabilmek, atabilmek, yaşayabilmek…Çünkü hayat devam ediyor.Yalnız olmak belki de olması gereken.Hayat devam ediyor.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: PINAR TOSUN
Konu: Şiirler
Neredeyim Bilmiyorum Şiiri
Neredeyim bilmiyorum.Belki yıldızların arasında,Belki de daha tanınmamış şiirlerin ortasında…
Neredeyim bilmiyorumO bentleri aşan çizgide mi,Yoksa kilitli kapıların arkasında mı?
Neredeyim bilmiyorum.Esmeyen rüzgarlarda mı,Durgun bana bakan adamlar da mı?Hadi söyle bana, neredeyim ben?
Şiir Oku Şiirler
Yazan: RUKİYE DURAN
Konu: Şiirler

Şiir

Senin sevgi dolu yüreğine hasretim,Ezgi gibi sözlerine hasretim,Sensizlik ateşi yakar bilirim,Hiç kimse anlayamaz ben hep böyleyim.
Kalbimdeki yarayı kimse bilemez,Dermansız derdime çare olamaz,Bu beden bir an dahi sensiz yaşamaz,Dayanamaz koşarsın gönül bağıma,Şu fani alemde beni bırakma.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA KÖSE
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Ben seni senden kıskandım sevgili,Sesindeki huzurundan kıskandım,Şimdi senin yokluğun içerisinde kıvranıyorum,Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum.
Sen benim ezberim oldun.Uyurken, uyanıkken, müzik dinlerkenSen benim her zerremde oldun.
Nereye baksam oradasın.Yokluğumda da sen varsın, kalbimde de.Niye böyle olduk biz?Acı her yerde.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: GÜLENDER DEMİRGÜÇ
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Senin bende bıraktığın iz vardı ya hani,Hala kalbimi delik deşik eder.Hatırlar mısın? Bir söz vermiştin biz ayrılamayız diye.Niçin bu kalbi öksüz başına bırakıp gider?Bırakıp gidişini anlatırken gönlüme.O mutsuzluk dolu günler gelir aklıma.Gözyaşına boğulunca üzgün yüreğim,Hayallerle dalar gider gözlerim.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: TEVHİDE DOST
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Özünde varsa bir yaşanmışlık,Kalbinde hep kaladurur yarası,onu unutmak için denersin yolları,Ama ne çare? Unutamazsın…
Zamanla öğrenirsin onsuz olmayı,Unutmak zor kim bilir gelir belki.Mecbursun unutmaya,Onsuz yarım kalsan bile.Dik durmaya çalışırsın.Kalbin yarım kalsa bile.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: TÜLAY TOSUN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Sensiz kaldığım günden beri,Kader benimle oyun oynuyor.Özlüyorum seni, özlüyorum o günleri.Hadi dön. dön gel sevgilim.
Saçlarımı okşardın,Ellerimi tutup kalbinde saklardın,Seni seviyorum derken parlardı gözlerin.Hadi dön, gel sevgilim.
Bana o günlerin mazide kaldı diyorlar.Unut artık unut diyorlar.Hayırsızın biriydi bırak deyip,Unut artık unut diyorlar.Hadi dön, dön gel sevgilim.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: TEVHİDE DOST
Konu: Şiirler

Tanırım Şiiri

Ben seni tanırım,Ben gibi içim gibi
Ben seni duyarım,Özlediğim şarkılar gibi.
Ben seni söylerim,Şairin sevdası gibi.
Ben seni severim,Sen gibi, Senin gibi.
Ben sende benim,Hayal gibi hayat gibi.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: GÜLENDER DEMİRGÜÇ
Konu: Şiirler
Beni Geçti Şiiri
Ayaklarımın taşıyacağı bir bedenim yok artık,Beni geçtim beni.Gözlerimin gözlerine değmesi hayalim,Gözlerin cennet gibi lakin ben yanmaya mahkumum.
Yalan sanıyorsun ya bunları, en çok sana acizim.Karanlığın içindeki beyaz nokta gibiydim.Korkma söyle ne zaman unuttuğunu,Bak hala her satırda yine ve yine seni yazıyorum.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: GÜLENDER DEMİRGÜÇ
Konu: Şiirler

Şiir Oku

İçimdeki en büyük güzellik sevgidir.Sevgi rengarenk havai fişeğe benzer.Bırakın yüreğinizdeki havai fişekleri göklere yükselsin,Gökyüzünü rengarenk boyasın dursun.Sevmektir korkma! Ek rengarenk güzellikleri hayata.Yaşa baştan ayağa sevdanın en güzelini,Yaşat sevgiye muhtaç tüm gönülleri.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: KÜBRA AKDOĞAN
Konu: Şiirler

Şiir Oku

Bazen rüyalarımda seni görüyorumSöylemek istiyorum ama söyleyemiyorumKırık bir aşkın sakat kalmış bir oyuncusu gibiÇünkü sana olan sevgimi anlatamıyorumHuzurum, umudum, zorum…Sevdiğim…Sensiz olamıyorum.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ZİŞAN ERDEM
Konu: Şiirler

Şiir Oku

Unutamadıklarımızla ufuklara yelken açarız.Yelkenlerimizi savururken rüzgar bizi,Hayatın derinliklerine sürüklerken,Güzel günlerin hışırtısına kapılır yüreğimiz.Hayatı hep böyle anmak isteriz, hep böyle.Nefes almak ister düşlerimiz.Sonsuzluğa açıp hiçbir rüzgara yenilmeyenYelkenlerimizi dalgalandırırız.Hayat dedikleri neydi acaba?Mutluluk, varlk, güzellik içinde yaşamak mı?Yoksa yoksulluk yokluk içinde yaşamak mı?Ya da hayat bize sunulacak en değerli varlık mıdır?Hayat sonu olan bir yokuş mudur?Çıkması zor inmesi kolay bir yokuşHepimizin bir çıkmazı var;Anlaması ve anlatması zor olan bir çıkmaz.Bazen gidip çıkmazlardan kurtulmak,Nefes almak isteriz.Bir şeyi hesaba katmamışız:Hayatın çıkmazlardan dolu bir serüven olduğunu…
Şiir Oku Şiirler
Yazan: KÜBRA KAVAK
Konu: Şiirler

Şiir Oku

Ne kadar acı veriyor olsa da insan seviyor.İnsanın kalbi, aklı hep yeniyor,Bile bile uykusuz gecelere dalıyor.Ne kadar acı veriyor olsa da insan seviyor.
Neyin inadı bu diye sormayın, sebebi gurur.Ne kadar yenilse de kapısında durur,Terk ediyorum yine dalıyorum acılara.Ne kadar acı veriyor olsa da insan seviyor
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEDA AYTEPE
Konu: Şiirler

Şiir

Bir garip yolcuyuz bu ıssız dünyada,Gelip geçici hevesler uğruna harcıyoruz ömrümüzü.Kimilerimizden bir şeyler alır.Bir garip diyarda umutsuz yolculuktaKimi üzgün, kimi sessiz, kimi yorgun…Yolculuk.. Sonsuzluk…Mutluluk….Kimin ne aldığı ve kimin ne alacağı Anlamsız diyarda.Mısralarımdaki son heceler, nağmelerimdeki eceler,Sensiz geçen bu ıssız geceler,Umut kokusu seçerler.Hepsi uçup gidiyor bir anda.Bazen bütün kanatlarımızı kırarlar,Hayatta bakışımızı karalarlar,Bizi yıkmak isterler,Zayıf noktalarımızdan vururlar.Bize kara kara geceleri yaşatmak,Bizi yaşarken öldürmek isterler.Neredesin ey nazlı güzel,Sözün bittiği yerde misin?
Şiir Oku Şiirler
Yazan: KÜBRA KAVAK
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Aşk öyle bir şey ki;Dokunmaya kıyamazsın,Yaşamaya doyamazsın,Anlat deseler anlatamazsın.
Hem derdine derman olur,Hem de derdine dert daha katar.İnsan aşık olunca neden hiç yapmadığı şeyleri yapar?Çünkü aşk seni sen olmaktan alır, yakar.
Hayallerin olur, umutların olur,Hem derdin olur, hem de dermanın olur.Bir anda o kara gecelerin aydınlanır.Ve bir o kadar da senin canını yakar.Bir o kadar da bütün gecelerin cehenneme dönüşürGurur mu? Umurunda olmaz.İşte aşk öyle bir şey ki:Seni hem mutluluğaHem de mutsuzluğa götürür.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: DİDEM ÇİÇEK
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Sokaklarda bir başıma durmuşum, Elimde resmin gözlerine vurulmuşum,Nasıl da bağlandım bir bilsen?İçim kan ağlıyor bir sana tutulmuşum.Çağırsam seni bana gelir misin?Korkuyorum yine sensizlikten.Sensizlik nedir bilir misin?Ellerimi açıyorum her yerdeAşkım gözüme inmiş bir perde.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA ESEN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Bu fani evrende,Kelebeğin bir günlük ömrü gibi sevdim.Bitmeyecekmiş gibi,Sana anlatmak isterdim.Gözlerimi her kapadığımdaNefesinin içimden çıkışını,Sana anlatmak isterdim.Bende olup da, sende olmayanı,Bu kalbimdeki pembe devrimi,Anlatmak isterdimBir ömür boyunca.Dinlemek yeter mi sevdiğim?Gözlerimin sana karşı olan umudunu görmek isterdim.Tükenmeyen bir kağıt parçasıyla,Tükenmez denen umudunu yitirmeyen kalemlerle,Gözlerindeki bana bakan umut ışığıyla,Mahşere kadar yanar kalbim sana.Gülmek isterken ağlamak;Ağlamak isterken gülmek nedir?Anlatmak isterdim son nefesime kadar sevdiğim.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: MERVE ALPER
Konu: Şiirler

15 Temmuz Sözleri

Yağmur Damlaları gibi düştüler toprağa,Hiç yıkılmadan kalktılar ayağa,Tanklar, toplar meydandaOnlar sahip çıktılar vatanlarına.Kimi baş başa kaldı silahlarla,Kimi bunlara baktı güldü kahkahalarla.
Vatan için, ülke için, bayrak için,Canlarını feda ettiler millet için.Kahramanlar sahip çıktılar ülkelerine,Kurşunlara göğüs gerdiler.
Tüm dünyaya gösterdiler halkının gücünü.Yılmadılar, yıkılmadılar bu millet için,Haykırdılar durmadılar hiçbir saniye,Bu ülke için, bu millet için.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BAŞAK İRFAN
Konu: Şiirler

15 Temmuz Sözleri

Soğuk bir gecenin ayazında,Gürültü var sokaklarda.Silah, tank, top sesleri…Önce kesti nefesleri.
Tüm millet kalktı ayağa,Hainlere karşı durmaya,Kan kokan bitkin sokaklara,Hadi deyip geçtiler tankların karşısına.
Türkü, Kürdü,Çerkez’iEzdi geçti herkesi.Bayrağın yüreği gibi dimdik.Dikilip biz yılmadık, yıkılmadık.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BAŞAK İRFAN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Senin kapattığın kapılar ardında,Doğan ıssız karanlık gecelerde,Dilime kilitler vuruldu o gece.Kalbimin anahtarı da seninle geldi o gece,Nefesim kesildi, bitti her gece,Yokluğunla biran avunsam bile,Beni yıkıp geçti gözlerin.Nefesimi kesen o sözlerin.Hiçbir kış yokluğun kadar üşütmedi,Hiçbir yaz varlığın kadar da ısıtmadı beni.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Masalların doğru olmadığı, Asıl gerçeğin ölüm olduğunu,Aşk acısının ise ölümden beter olduğunu,anlatmayacak mıydın bana?
Bir kere baksaydın yüzüme,Bir eylül sabahı düştün kalbime,Kalbime düştüğün yerde,Alıverdin beni kendi kalbine.
Ne unutacak kadar nefrettin bana,Ne hatırlayacak kadar özlemdin,Ne de bırakıp beni benden gittin,Ne de ben senden gidebildim.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Anneye Sözler

ANNEM

Çok özledim annem!Kokunu sesini, kızım deyişini…Nereye baksam seni görüyorum,Alışamadım sensizliğe ölüyorum.Benim dertlerimle dertlenen annem,Şimdi toprağa veriliyor!Hastalandığımda başucumda bekleyen annemBenim için canını feda eden,Şimdi beni yapayalnız bırakıyor.
Ben şimdi kimsesizliğe sarılıyorum.Kimsesizliğe sorularımı soruyorum.Şimdi kim beni uyandıracak annem,Haydi, kalk anne gel yanıma!
Ben sensiz nasıl yaşayabilirim,Sensiz nasıl ayakta durabilirim,Ben şimdi sensiz ne yapacağım annem?Haydi, haydi geri gel annem!
Şiir Oku Şiirler
Yazan: EBRU ERTAŞ
Konu: Şiirler

Anneye Sözler

BİR KÖYÜM VARDI
Bir köyüm vardı,Toprağım diye bastığım yer.Bir evim vardı,İçinde büyüdüğüm yer.
Bir de güzeller güzeli bir annem vardı,Bana hiç kıyamayan…Ve belki biraz da hayallerim vardı,Gerçekleşmesine inandığım,Olur diye umuda daldığım.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: KÜBRA ERDİNÇ
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Çünkü Aşk:

Düşlerinden vazgeçememektir. Öyle bir şey ki ömrüne sığdırıp hafızana sığdırmamaktadır. Bir cebinde çakmağı olmayıp da Gömleğine siğara kokusu sinmiş bir adam olmaktır.

Çünkü Aşk:

Biraz nem koklamaktı gözlerde, biraz da hıçkırıktı bedende Her konuyu sana getirmekti. Gitmen gerektiğini hissettiğinde gitmekti.

Çünkü Aşk:

Benim seni sevdiğimi bilerek yaşarken, Senin beni neden sevmediğini bilmemekti. Gerçekten sen beni neden sevmiyorsun?
Aşk Şiir Aşk Sözleri Sevgiliye Sözler Şiir Oku Şiirler Aşk Şiirler
Yazan: R. BERFİN BAYRAK
Konu: Şiirler
Kaynak: https://masaloku.com.tsiirler
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.11.03 13:45 masalokucomtr Tuncel Kurtiz Kimdir

Tuncel Kurtiz Kimdir
https://preview.redd.it/2l4no8i6wgw31.jpg?width=620&format=pjpg&auto=webp&s=160648d9cdefe4c93edf1956f98538c3d9e12463
Asıl adı Tuncel Tayanç kurtiz, 1 Şubat 1936 yılında İzmit’te dünyaya gözlerini açtı. Tuncel Kurtiz, lisesini İstanbul Haydarpaşa Okulunda tamamladıktan sonra, lisansını İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Yılmaz Güney ile üniversite yıllarında karşılaşan Tuncel Kurtiz, yine Yılmaz Güney’in baskısıyla sinema alanına girmeye karar verdi. 1960 Yıllarında Yeşilçam’ın ülkemizde yıldızlaştığında Tuncel Kurtiz artarda birçok filimde oyunculuk yaparken, sosyal içerikli filmlerde 1970 yıllarında yer aldı.
Bereketli Topraklar filminin yapımcılığında bulunan Tuncel Kurtiz, bu filmin senaryosunu yine Orhan Kemal’in eserinden yararlanarak çekmiştir. Fakat film, yasaklar nedeniyle gösterime girememiş, 28 yıl arayla yurt dışından alınıp halkın gösterimine sunulmuştur. “En İyi Yardımcı Oyuncu” ödülünün sanatçının yaklaşık 70 filmde görev almasıyla, çok sayıda sahibi oldu. Duvar, Sürü, Umut gibi unutulmaz filmlerde, Yılmaz Güney Tuncel Kurtiz ’den vazgeçemedi, nitekim haklıydı. Tuncel Kurtiz, rol aldığı karakterleri çok iyi canlandırdı ve gerçekçilik hissini herkesle buluşturdu. Kendisi, bu alanda başarılı ve ender sanatçılardan biriydi.
Yılmaz Güney’in 12 Eylül darbesinde aramızdan ayrılması, sanatçıda derin etkiler bıraktı. Yılmaz Güney ile tanıştıktan sonra, Tuncel Kurtiz ’in en büyük dostu olmuştu. En yakın arkadaşının ölümü onu derinden etkilerken, arkadaşını, dostunu her zaman hatırladığında gözlerinden yaşlar süzülürdü. Bunun etkisini üzerinden atamayan Tuncel Kurtiz, kırgın bir şekilde ABD Almanya ve İsveç gibi ülkelerde tiyatro ve sinemacılık alanında gelişimini sürdürdü ve yurt dışında kalmaya karar verdi. Gittiği her ülkede yeteneğini gösteren, herkesten farklı olduğunu hissettiren sanatçı, Türkiye ‘ye 1990 yıllarında yeniden merhaba dedi. Ülkesinde ve Yeşilçam’da radikal ve eski solcu olarak bilinen sanatçı, yine kendi düşüncesini taşıyanlarla bağlantı kurdu.
Bir süre sonra Kaz Dağları yakınındaki Çamlı bel köyüne yerleşti ve burada yeni bir sanat çekim merkezi inşa etti. Kent gürültüsünden uzaklaşan sanatçı, iş hayatının bitiminde köyünde yaşar ve ailesiyle vakit geçirirdi. Menend Kurtiz ile hayatını birleştiren sanatçı, Mirza adında bir erkek çocuğu vardır. Sezgin Sander Kurtiz ve Rengin Kurtiz adında iki kardeşi olan sanatçı, 77 yaşında, 27 Eylül 2013 Yılında Beşiktaş İstanbul’da hayata gözlerini yumdu.

Tuncel Kurtiz Tiyatroları

Tuncel Kurtiz, Dormen tiyatrosuyla 1959 senesinde tiyatro dünyasına ilk adımı atmıştır.
Oynadığı Tiyatrolar
  • Zafer Madalyası : Thomas Heggen\Joshua Logan – Dormen Tiyatrosu – 1958
  • Şahane Züğürtler : Dormen Tiyatrosu – 1962
  • Ayı Masalı : Dormen Tiyatrosu – 1962
  • Altın Yumruk : Dormen Tiyatrosu – 1962
  • Martı : Anton Çehov – Kent Oyuncuları – 1963
  • Kalbin Sesi – Halkın Gözü : Peter Shaffer – KEnt Oyuncuları – 1964
  • Yolcu : Nazım Hikmet – Genar Tiyatrosu – 1967
  • Devri Süleyman : Aydın Engin – Genar Tiyatrosu – 1968
  • Samanyolu (oyun) : Karl Wittlinger – Genar Tiyatrosu – 1968
  • Kaplan ve Daktilolar – Genar Tiyatrosu – 1968
  • Teneke
  • Keşanlı Ali Destanı : Haldun Taner – Berlin Schaubühne Tiyatrosu – 1984
  • Mahabaratta : Hint Destanı – Peter Brook – 1985
  • Şeyh Bedrettin : Nazım Hikmet – 1997
  • Çok Tuhaf Soruşturma : Ferhan Şensoy – Orta Oyuncular – 1998

Tuncel Kurtiz Filmleri

  • 2013 Mutlu Aile Defteri (Yıldırım)
  • 2012-2013 Muhteşem yüzyıl (Ebu Suud Efendi) (TV dizisi)
  • 2009-2011 Ezel (Ramiz Karaeski) (TV dizisi)
  • 2009 Siyah Beyaz (Ahmet Nihat)
  • 2009 Kayıp (Armağan)
  • 2008 Güz Sancısı (Kamil Efendi)
  • 2008 Lal Masalcı Bilge Kısa film
  • 2008 Jack Hunter and the Lost Treasure of Ugarit Said (ABD Yapımı Televizyon Dizisi)
  • 2007 Asi Cemal Ağa Televizyon Dizisi
  • 2007 Yaşamın kıyısında Ali Aksu
  • 2007 Kara Duvak (Haşim Mevlütoğlu) Televizyon Dizisi
  • 2006 Hacı Hacı Hayrullah Gesili Televizyon Dizisi
  • 2003 İnat Hikayeleri Anlatıcı Latif, Latif Şah, Canbaz şahı Filmin tek profesyonel oyuncusu ve filmin senaristidir
  • 2003 Alacakaranlık Alairbey Bozoğlu Televizyon Dizisi
  • 2001 ACavallo ella tigre (İtalya yapımı)
  • 2001 Şellale Kel Selim Sadri Alışık Ödülleri En İyi Erkek Oyuncu Ödülü
  • 2001 O da Beni Seviyor Çeribaşı
  • 2000 Kumru Halil Televizyon Dizisi
  • 1999 Kurtlar Sofrası TV Dizisi
  • 1998 Hoşça kal Yarın Ali Elverdi
  • 1998 Vive la mariée… et la libération du Kurdistan İsmet Amca Fransa yapımı
  • 1997 Akrebin Yolculuğu Ağah
  • 1997 Çökertme
  • 1997 Gräfin Sophia Hatun Kısa film
  • 1996 İstanbul Kanatlarımın Altında Topal Recep Paşa
  • 1996 Işıklar Sönmesin Haydar Ağa
  • 1996 Tabutta Rövaşata Reis
  • 1996 Usta Beni Öldürsene
  • 1996 Cemil
  • 1995 Cemil Ve Umudun Masalı
  • 1994 Aşk Ölümden Soğuktur (Dursun)
  • 1994 Bir Aşk Uğruna (Enver)
  • 1993 Ağrıya Dönüş
  • 1993 Korkunun Karanlık Gölgesi (Almanya yapımı)
  • 1993 Çakalların İzinde Televizyon Dizisi
  • 1992 Kvällspressen Abdel Alman Televizyon dizisi
  • 1990 Die Hallo-Sisters Samy Alman Televizyon Dizisi
  • 1990 Zeit der Rache Avusturya yapımı
  • 1990 Skyddsängeln Ivar İsveç yapımı
  • 1989 Mahabharata Shakuni Uluslar arası yapım
  • 1989 Täcknamn Coq Rouge Al-Houl İsveç yapımı
  • 1989 Noel Baba Almanya yapımı
  • 1988 Livsfarlig Film Tantalus, iranier İsveç yapımı
  • 1987 Aufbrüche Almanya yapımı
  • 1987 Den Frusna Leoparden David İsveç yapımı
  • 1986 Hiuch HaGdi Hilmi
  • 1985 Vägen till Gyllenblå! Dr. Krull İsveç televizyon dizisi
  • 1985 Die Abschiebung Alman yapımı
  • 1984 Turkse Video Yılmaz Kısa film
  • 1983 Duvar Tonton Ali
  • 1983 Kalabaliken i Bender İsveç yapımı
  • 1981 Kleiner Mann was tun Alman yapımı
  • 1979 Bereketli Topraklar Üzerinde Ayrıca filmin senaristi ve yapımcısı
  • 1979 Gül Hasan Ayrıca filmin yönetmeni ve senaristi
  • 1978 Sürü Hamo
  • 1978 -Kanal Abuzer Dayı
  • 1977 Nehir
  • 1974 Otobüs 2. Adam
  • 1970 Tatort Der Kleine Alman Televizyon dizisi
  • 1970 Umut Hasan
  • 1967 Bana Kurşun İşlemez Cengiz
  • 1967 Krallar Ölmez Komiser
  • 1967 Kuduz Recep (Aslan Arkadaşım) Hamza
  • 1966 At Avrat Silah
  • 1966 Çingene
  • 1966 Çirkin Kral Cahit
  • 1966 Dört Kurşun Kahya
  • 1966 Hudutların Kanunu (Bekir)
  • 1966 Kader Çıkmazı
  • 1966 Kanlı Mezar
  • 1966 Kanunsuz Dağlar
  • 1966 Kanunsuz Yol
  • 1966 Karanlıkta Vuruşanlar
  • 1966 Kıran Kırana (Tuncel)
  • 1966 Nikahsızlar
  • 1966 Silahına Sarılan Adam
  • 1966 Silahların Kanunu
  • 1966 Yiğit Yaralı Olur (Remzi Kocael)
  • 1966 Zehirli Kucak
  • 1966 Ağaların Savaşı
  • 1965 Babasız Yaşayamam
  • 1965 Ben Öldükçe Yaşarım (Cemal)
  • 1965 Bir Caniye Gönül Verdim
  • 1965 Bitmeyen Yol
  • 1965 Büyük Şehrin Kanunu
  • 1965 Güzel Bir Gün İçin (Barda Müşteri)
  • 1965 Haracıma Dokunma (Çolak Mahmut)
  • 1965 Kanlı Meydan
  • 1965 Konyakçı
  • 1965 Krallar Kralı
  • 1965 Sayılı Kabadayılar (Çolak Mahmut)
  • 1965 Sokaklar Yanıyor (Orhan)
  • 1965 Sokakta Kan Vardı
  • 1965 Son Kuşlar
  • 1965 Üçünüzü De Mıhlarım (Hüseyin)
  • 1964 Şeytanın Uşakları

Tuncel Kurtiz Aldığı Ödüller

  • 2008 15. Altın Koza Film Festivali (Usta Oyuncu Ödülü)
  • 2008 İtalya Taormina Film Festivali (Sanat Ödülü)
  • 2008 Yılında Yaşamın Kıyısında filmiyle En İyi Yardımcı Oyuncu Ödülü
  • 1986 Yılında Berlin Film Festivali (Gümüş Ayı Ödülü)
  • 1994 Altın Portakal Film Festivali (Bir Aşk Uğruna filmi ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü)
  • 6. 2002 Sadri Alaşık Ödülü (Şellale filmiyle en iyi yardımcı erkek oyuncu)
  • Belgin Doruk Kimdir
  • Biyografi
  • Bilge Zobu Kimdir
  • https://masaloku.com.tr
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.06.20 23:38 fragmanlife Yarali Kuslar Oyunculari Kadrosu ve Karakterleri (Tum Oyuncular)

Yarali Kuslar Oyunculari Kadrosu ve Karakterleri (Tum Oyuncular) Yapımcılığını Stellar Yapım’ın yönetmenliğini ise son olarak Bahtiyer Ölmez dizisinde de yönetmen olarak yer alan Cem Tabak’ın, senaryo danışmanlığını Mehmet Uyar’ın üstleneceği Yaralı Kuşlar dizisi Kanal D ekranlarında olacak.
Kanal D’nin günlük dizisi olacak Yaralı Kuşlar’ın kadın başrol oyuncusu Gizem Arıkan olurken erkek başrol oyuncusu ise Ali Yasin Özegemen olacak. Yapımcılığını Kanal 7’de izlenme rekorları kıran Elif dizisininden tanıdığımız İnci Gülen Oarr’ın üstleneceği Yaralı Kuşlar dizisi yurt dışı satışları beklenen ve Türkiye ile aynı anda bir kaç ülkede de yayına giren bir yapım olacak. Yaralı Kuşlar dizisinin çekimleri 15 şubat cuma günü başlamıştı.
Yaralı Kuşlar Dizisi Konusu? Yaralı Kuşlar dizisinde yıllar önce kaçırılarak bambaşka bir yaşama mecbur bırakılmış küçük Ömer ile ablası bildiği Meryem’le hayata tutunmaya çalışması Kanal D ekranlarında hafta içi her gün izleyicisi karşısında olacak. Meryem kardeşi gibi sevdiği Ömer’i de alarak babasının zulmünden kaçar ve İstanbul’a gelir. İstanbul’un eski mahallelerinden birinde zorlu bir hayata başlarlar; ancak babaları onları arar ve peşlerinden İstanbul’a gelerek onları bulur.
Yaralı Kuşlar Oyuncuları Gizem Arıkan (Meryem) Son olarak Organik Aşk filminde yer almıştır. Bekar olan güzel oyuncu Gizem Arıkan tiyatro sahnelerinde oyunculuk deneyimi kazanmıştır. Neslihan Uzer ve Yaprak Atış menajerliğin oyuncusudur. Gizem Arıkan çocuk tiyatrosu oyuncusudur ve 25 yaşındadır. Kitap okumayı gezmeyi ve çocuklar ile vakit geçirmeyi çok seviyor. Gizem Arıkan hiç yaşlanmayacak kadar hayat dolu ve eğlenceli bir insan.
Meryem annesi öldükten sonra üvey babasının istismarına maruz kalan güzeller güzeli bir kızdır. Hem çalışan hemde okumaya çalışan Meryem Ömer’in bakıma ihtiyacı olduğu için okulunu bırakır ve ne iş bulursa çalışır. Çok fazla parada gözü olmayan Meryem hapiste yeni çıkan babası Durmuş’un kardeşi Ömer’e yaptığı zulme dayanamaz ve evi terk ederek İstanbul’a kaçar. Meryem İstanbul’a gittiğinde daha önce sadece adını duyduğunu ama hiç geçmediği bir kapı açılacaktır. Meryem artık hem kardeşi hem de aşk için yanacaktır.
Emre Mete Sönmez (ÖmeEfe) Emre Mete Sönmez Yaralı Kuşlar dizisi ile oyunculuk deneyimi kazanacak yeni bir çocuk oyucudur. Emre Mete Sönmez İstanbul doğumludur.
Ömer çocukken kaçırılmış ve ailesinden ayrılmıştır. Ömer Meryem’in elinde yoklukta ve imkansızlıklarla büyümüştür. Durmuş hapisteyken Ömer ve Meryem çok mutludur; Durmuş hapisten çıkınca Ömer’in babası sandığı Durmuş en çok korktuğu insan olur. Ömer hastadır ve Meryem Ömer’in ilaç parasını bile bulamamaktadır. Bir gün durmuş Ömer’i zengin bir aileye satar ve Ömer’in yaşayabilmesi için Meryem bunu kabul eder Ömer ablası gibi sevdiği Meryem’i bırakmak istemez.
Ali Yasin Özegemen(Levent) Ali Yasin Özegemen Konyalı 28 yaşında ve 1989 doğumlu yakışıklı bir oyuncu ve mankendir. Aktör olan Ali Yasin Özegemen Big Brother Türkiye yarışmasına katılarak tanınmıştır. Aslen Selanik göçmenidir. Konya’da doğup büyümüştür. İstanbul’da yaşayan Ali Yasin Özegemen Konaklama İşletmeciliği ve Otelcilik mezunudur. Fiziğine aklına ve yakışıklılığına çok güvenmektedir. Ali Yasin Özegemen Yedikule Hayat Yokuşu dizisinde hayat verdiği Yiğit karakteri ile ilk oyunculuk deneyimini yaşamıştır. Daha sonra Doksanlar dizisi kadrosunda yer alma başarısı göstermiştir. İzmir Rönesans Ajansta model olarak çalışmıştır.
Levent babasından kalan şirketi başarı ile yükseltmiş zengin bir gençtir. Aynı gün çok sevdiği eşi Rana’nın ölüm oğlu Efe’nin ise kayıp olduğu haberini alır ve yıkılır. Levent oğlunu her yerde aratmış ama bulamamıştır. Herkes Efe’nin öldüğüne inansa da Levent hiç bir zaman onun öldüğüne inanmamıştır. Bu kadar acıya dayanamayan Levent toparlanamamış yaşadığı şehri bile değiştirmiştir acısından kurtulmak için. Bir iş için yeniden İstanbul’a gelen Levent sokakta gördüğü Meryem’e ilk görüşte aşık olur ve farkında olmasa da oğluna da kavuşur.
Özgür Özberk(Tekin) Özgür Özberk son olarak Erkenci Kuş dizisinde hayat verdiği Fabri karakteri ile çok sevilmişti. Özgür Özberk 1974 Şstanbul doğumludur ve şuanda 45 yaşındadır. Hem senarist hemde yönetmen olan Özgür Özberk aynı zamanda da başarılı bir oyuncudur.2015 yılında katıldığı Benzemez Kimse Sana yarışması ile tanınmıştır. N’apcaz şimdi filminin hem senaristi hemde yapımcısı hemde yönetmenidir. 2013 yılında Aşkın Bedeli isimli günlük dizi de yer almıştır.
Tekin çok düzgün giyinen ve küçük çocukları dilendirip hırsızlık yaptırarak para kazanan kötü kalpli bir adamdır. Meryem’i görür görmez ona saplantılı şekilde aşık olan Tekin Meryem’i elde edebilmek için elinden geleni yapar.
Elif Erol(Hülya) Elif Erol Ketenpere filiminde hayat verdiği İmge karakteri ile tanınmıştır. İzmir doğumlu güzel oyuncu Elif Erol aslen Yunanistanlıdır. Ege Üniversitesi Konservatuar ve Tiyatro bölümü mezunu olan güzel oyuncu İzmir Devlet Opera Balesinde de görev yapmış ve oyunculuk deneyimi kazanmıştır. Profesyonel anlamda Bale ve Modern Dans yapan Elif Erol son dönemde ise dublaj ve seslendir çalışmaları yürütmektedir.
Fakir bir aileden gelen Hülya gözü yükseklerde bir kızken Bahadır ile evlenerek zengin bir hayata kavuşmuştur. Bahadır ile evlendikten sonra paraya ve güce kavuşan Hülya aslında geçmişi kirli bir kadındır. Para hırsı için elini kirleten Hülya rahat hayata kavuşmuş ama geçmişin kirini temizleyememiştir.
Ayşen İnci(Ulviye) 1955 Ankara doğumlu olan Ayşen İnci 64 yaşındadır. Shirli Annem dizisi ile çok tanınan ve sevilen Ayşen İnci Ankara Devlet Konservatuvarı mezunlarındandır. Son dönemde uzun süre Stv’nin Nizama Adanmış Ruhlar dizisinde rol alan Ayşen İnci 2018 yapımı Vurgun ve Şahsiyet dizilerinde de rol almıştır.
Ulviye Levent’in annesidir ve oğlunun bu kötü zamanlarında hep yanında olmuştur. Görmüş geçirmiş bir kadın olan Ulviye hep kimsesiz çocuklara yardım eden bunu da gizleyen bir kadındır; çünkü torununu kaybetmiş; bununla birlikte oğlunu da kaybetmiştir. Çocuklarının iyiliği için her şeyi göze alan Ulviye Levent’i tekrar İstanbul’a bağlayacak bir şey aramaktadır.
Utku Çorbacı (Bahadır) Utku Çorbacı 1 Ağustos 1987 doğumludur ve 32 yaşının içindedir. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Oyunculuk Bölümü mezunu olan Utku Çorbacı Galip Derviş dizisinde hayat verdiği Metin karakteri ile tanınmıştır.
Bahadır karısı Hülya’ya aşık bir adamdır. Aşkın gözünü kör ettiği Bahadır Hülya’nın emrine girmiş bir asker gibidir. Hülya’nın kötü huylarını hiç göremeyen Bahadır Hülya’nın oyunlarına hep kanar ama zamanı gelecek ve Hülya’nın oyunları tek tek ortaya çıkacaktır. Peki Bahadır vereceği büyük sınavda karısını her şeye rağmen affedebilecek midir?
Cemre Melis Çınar (Melis) Cemre Melis Çınar 1991 Ankara doğumludur ve şuanda 28 yaşındadır. Marmara Üniversitesi Televizyon bölümü mezunudur. Kanal 7 ekranlarında yayınlanan Elif dizisinde Arzu karakterine hayat vermesi ile tanınmıştır. Son olarak Kaçak Gelinler dizisinde yer almıştır. 45 kilo vererek inanılmaz bir değişiklik yaşayan Cemre Melis Çınar iyi bir dansçıdır.
Melis Hülya’nın kız kardeşidir. Fakir bir babanın kızı olsa da ablası Hülya Bahadır ile evlenince zenginlik içinde büyümüştür. Bahadır’ın kardeşi Levent’e deliler gibi aşıktır.
Emre ÇALTILI (Cemil) Emre ÇALTILI 1988 Konya Akşehir doğumludur ve 31 yaşındadır. Türker İnanoğlu Eğitim Vakfı’nda oyunculuk eğitimi alan Emre Çaltılı Hatırla Sevgili dizisinde hayat verdiği Veli karakteri ile tanınmıştır. Yeditepe Üniversitesi oyunculuk mezunu olan Emre Çaltılı İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncusudur. Son olarak Aliya dizisinde yer almıştır.
Cemil Levent’in yakın arkadaşı dostudur. Çok zengin bir aileden gelmese de çok çalışmış iyi okullarda eğitim almış zengin bir iş adamı olmuştur. Levent’in gitmesi ile Cemil de boşluğa düşer ama Levent geri gelince onun için her şeyi yapacak ve onu mutlu etmeye çalışacaktır. Aşka inanmayan Cemil ile aşk büyük bir oyun oynayacaktır.
Hasan Balılıktaş (Durmuş) Hasan Ballıktaş Ankara Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunudur. profesyonel Türk Halk Müziği sanatçısı da olan Hasan Ballıktaş Sivas 1962 doğumludur. Son dönemde Elif dizisinde Veysel karakterine hayat vermesi ile tanınmıştır.
Hapisten yeni çıkan Durmuş kötü kalpli bir adamdır. Ömer’i çocukken kaçırmış ve eşine ve çocuklarına eziyet etmiştir. Durmuş yatarak para kazanmak için her şeyi yapar. Ömer’i şimdi de zengin bir aileye satmak ister.
Canan Karanlık (Neriman) Canan Karanlık Kadın dizisinde hayat verdiği Ümran karakteri ile tanınmıştır. Badem Şekeri 2 filminde de kadroda yer almıştır.
Neriman Durmuş’un kardeşi Tekin’in dilencilerinin de anasıdır; Çocukların yemeklerini hazırlar. Çocuklara para getirmedikleri zaman çok kötü davranır. Çocukları para olarak görür.
Sezgin Irmak (Doğan) Sezgin Irmak 4 Mayıs 1986 İstanbul doğumludur ve 33 yaşındadır. Son olarak Kafes isimli sinema filminde yer almıştır. Süleyman Demirel Üniversitesi mezunudur. Aynı zamanda gazetecilik yapmakta ve roman yazarı olarak da çalışmaktadır.
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.01.22 09:03 chinli Fun fact: Lithuania switched from Mexican soap operas to Turkish tv dramas in around 2014. To this day there were 49 Turkish tv dramas on air every week. Most of them are still on!

Here's the full list:
  1. Sen Anlat Karadeniz, 2018
  2. Çoban Yıldızı, 2017
  3. Avlu, 2018
  4. Kalbimdeki Deniz, 2016
  5. Ufak Tefek Cinayetler, 2017
  6. Rüzgarın Kalbi, 2016
  7. Fi, 2017
  8. Hayat Sırları, 2017
  9. Hayat Şarkısı, 2016
  10. Cennet'in Gözyaşları, 2017
  11. Bana Sevmeyi Anlat, 2016
  12. Aşktan Kaçılmaz, 2014
  13. Hatırla Gönül, 2015
  14. Bu Şehir Arkandan Gelecek, 2017
  15. Güllerin Savaşı, 2014
  16. Cesur ve Güzel, 2016
  17. İçerde, 2016
  18. Şeref Meselesi, 2014
  19. Aşk Yeniden, 2015
  20. Kara Sevda, 2015
  21. Kiraz Mevsimi, 2014
  22. Gecenin Kraliçesi, 2016
  23. Kış Güneşi, 2016
  24. Kaderimin Yazıldığı Gün, 2014
  25. Muhteşem Yüzyıl Kösem, 2015
  26. Adını Feriha Koydum, 2011
  27. Elif, 2014
  28. Kara Para Aşk, 2014
  29. O Hayat Benim, 2014
  30. Sıla, 2006
  31. Elveda Derken, 2007
  32. İffet, 2011
  33. Paramparça, 2014
  34. Dila Hanım, 2012
  35. Kayıp, 2013
  36. Çalıkuşu, 2013
  37. Öyle Bir Geçer Zaman ki, 2010
  38. Medcezir, 2013
  39. Kuzey Güney, 2011
  40. 20 dakika, 2013
  41. Kurt Seyit ve Şura, 2014
  42. Karadayı, 2012
  43. Fatmagül'ün Suçu Ne?, 2010
  44. Son, 2012
  45. Aşk ve Ceza, 2010
  46. Ezel, 2009
  47. Muhteşem Yüzyıl, 2011
  48. Aşk-ı Memnu, 2008
  49. Binbir Gece, 2006
submitted by chinli to Turkey [link] [comments]


2019.01.17 20:08 fragmanlife Yeni Gelin Dizisi Hikayesi ve Oyunculari

Yeni Gelin Dizisi Hikayesi ve Oyunculari Şehirli genç bir kızın yeni gelinlik hallerini konu alan Yeni Gelin'de başrolleri Jessica May ve Tolga Mendi paylaşıyor. Dizide Mustafa Avkıran, Dağhan Külegeç, Sema Keçik, Lale Başar, Renan Bilek, Yonca Şahinbaş, Burçin Bildik, Zeynep Kankonde, Esin Gündoğdu, Murat Kocacık ve daha birçok ünlü oyuncu da yer alıyor. Dizisinin senaryosunu Ersoy Güler yönetmenliğini ise Tülay Kocatürk ve Ersoy Güler üstleniyor.
Jessica May Yeni Gelin/Bella Öztürk/Jessica May “Yeni gelin, sevdalı gelin, saf, masum, biçare gelin...”
Türkiye Büyük Elçisi bir babayla, yüksek sosyete bir annenin İspanya’da dünyaya gelmiş biricik kızıdır. Bilgili ve görgülü olmasının yanı sıra aşırı sevecen, cana yakın ama bir o kadar da sakardır. Hayatının aşkının terkesine atlayıp Çukurova’ya kadar gözü kapalı gelmiştir. Konaktaki şer ittifakı gözünü açacak diye beklenirken onun gözleri, aşktan daha bir kör olmuştur. Ona göre herkes özünde iyi insandır. Şer ittifakının başı Möhteber bile... Onun iyiliği, herkesi iyi etmeye yetecek midir?
Jessica May Kimdir, Kaç Yaşında? Jessica May, 5 Aralık 1993 yılında Paranacity'de doğdu. Kitap okumak ve ata binmeyi seven Jessica, 1.75 boyunda, yeşil gözlü ve yay burcudur.
Biyolojik Bilimler Bölümü'nü kazanan Jessica May, kariyerine model olarak devam etmek için eğitim hayatına ara verdi
Köpekleri çok seven Jessica May, özellikle sokak köpeklerine elinden geldiğince bakmaya çalışıyor. En büyük hayallerinden biri sokakta bulduğu köpeklerden bir hayvan çiftliği kurmak.
15 yaşına kadar çiftlikte büyüyen Jessica'nın öğretmen olan annesi ve çiftçi olan babası Brezilyalıdır. Ayrıca veterinerlik okuyan bir erkek kardeşi vardır.
Türkiye'yi gezmekten ve farklı kültürleri tanımaktan keyif alan Jessica'nın farklı şehirleri görmek, sıcak ilişkiler kurmak yapmak istediği planları arasında.
Jessica May, Show TV'nin yeni dizisi Yeni Gelin'de, Türkmen Aşireti'ne gelin giden genç bir kızı oynayacak.
Tolga Mendi Yeni Gelin/Hazar Bozok/Tolga Mendi “Hikayemizin Romeo’su, Çukurova’nın modern ağası...”
Bella’nın prensi, Bozok Aşireti’nin varislerinden biridir. Doğduğu toprakların gözü pekliğini, yüreği karalığını almış; dayatmalarına ise her daim karşı çıkmıştır. Öyle ki, bir anda vurulduğu yarı İspanyol Bella’yı takıp koluna konağa gelin diye getirmiştir. Hazar, ölümüne aşık; ailesi ölümüne inatçı. Ama Hazar daha inatçı. Çünkü ona göre aşk, her savaşı mutlak zafere taşıyacaktır.
Tolga Mendi Kimdir, Kaç Yaşında? 23 Mart 1993 yılında doğan Tolga Mendi, 1.86 boyunda, 80 kilo ve Koç burcudur. İlgi alanları; fitness, sinema ve tiyatrodur.
İsmail Safa Özler Almanca Anadolu Lisesi'nden mezun olan başarılı oyuncu daha sonra Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği'nde okumaya başlamıştır.
2 dönem oyunculuk eğitimi alan Tolga Mendi, Show TV'de Acı Aşk dizisinde yer almıştır. Tolga Mendi, Yeni Gelin'de Hazar karakteriyle izleyicilerinin karşısına çıkacak.
Mustafa Avkıran Yeni Gelin/Kalender Bozok/Mustafa Avkıran “Bozok Aşireti’nin Mezopotamya Yürekli Türkmen Reisi…”
Dağ gibi, kale gibi dimdik dursa da, evlatları için kireç taşı misali ufalanır yüreği… Koca aşireti, tek lafıyla hizaya sokar sokmasına da, üç kadınla baş etmek kolay mı? Hem de biri Kürt, biri Arap, biri de Laz… Mezopotamya yürekli dediysek boşuna demedik…
Mustafa Avkıran Kimdir, Kaç Yaşında? 1963 yılında Gaziantep’te doğdu. 1983 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Mezun olduktan sonra İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda çalışmaya başladı. Bir yandan da Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndaki yüksek lisansını tamamladı. Mustafa Avkıran, 1987 yılında ‘Küçük Prens’ oyununda başladığı yönetmenlik hayatına İstanbul, Van, Ankara, Antalya, Bursa ve Trabzon Devlet Tiyatroları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Bakırköy Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda devam etti. 1993-1995 yılları arasında Antalya Devlet Tiyatrosu’nda müdürlük yaptı. Sanat üretimiyle uzun yıllarını geçirdiği Devlet Tiyatroları’nda yaptığı işlerle; birçok ödül kazandı. 1995 yılında ilk sinema filmi, ‘Sokaktaki Adam‘ ile 32. Altın Portakal Film Festivali'nde ve 18. Siyad Türk Sineması Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü aldı. Bu filmi, sonrasında ‘Cumhuriyet’, ‘Kayıkçı’, ‘İstanbul Kanatlarımın Altında’, ‘Hayatının Tek Yolculuğu’, ‘Mutluluk’, 'Av Mevsimi’, ‘Hadi baba Gene Yap’ ve ‘Delibal' gibi başarılı filmler takip etti. Mustafa Avkıran’ın Oynadığı Diziler Yeni Gelin/Kalender Bozok/2017 Filinta/2015 Sevdam Alabora/2015 Kaçak/2013 Kuzey Güney/2011 Karakol/2011 Yaprak Dökümü/2009 Ezo Gelin/2006 Kayıt Dışı/2005 Beni Bekledinse/2003 Kınalı Ka2002 Kurşunkalem/2000 Yılan Hikayesi/2000
Dağhan Külegeç Yeni Gelin/Kağan Bozok/Dağhan Külegeç “Bozokların en büyük varisi, kardeşinin gölgesini yırtmaya çalışan bir büyük abi… ”
Şirketlerin ve işlerin yükü onun üzerindedir. İçten içe hep kardeşi Hazar’ı kıskanmıştır. Çünkü Hazar, onun yaşayamadığı hayatı yaşamaktadır. Kağan ise hiçbir zaman Hazar gibi isteklerinin ve tutkularının peşinden gidecek gücü kendinde bulamamıştır. Her ne kadar Hazar’ı yerden yere vursa da, Hazar’ın başı tehlikeye girdiğinde ilk o koşar, yardımına.
Dağhan Külegeç Kimdir, Kaç Yaşında? Dağhan Külegeç, 18 Ekim 1978 yılında İstanbul'da doğmuştur. Eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde tamamlamıştır. 2002 yılında G.A.G. programında yardımcı yönetmen, 2003 yılında ise Over Game adlı bilgisayar oyunu programında sunucu olarak çalıştı. Genç oyuncunun rol aldığı ilk tv dizisi, 2003-2004 yılları arasında kadrosunda bulunduğu Lise Defteri oldu. Serhat karakterini canlandırdığı Lise Defteri’nde 27 bölüm oynayan Külegeç, bu dizinin sona ermesinin ardından kadrosuna katıldığı Hırsız Polis dizisinde canlandırdığı Jilet karakteri ile 2005-2006 yılları arasında sevenlerinin karşısına geçti. Dağhan Külegeç’i asıl popülerliğine kavuşturan yapım ise, 2007 yılında başlayan ve 2011 yılına kadar devam ettiği Kavak Yelleri dizisi olmuştur. Bu projeden sonra 2014 yaz sezonunda Kiraz Mevsimi adlı dizide rol almış, aynı dönemde Ayşe Erbulak ile birlikte Erbulak Oyunculuk ve Yazarlık Evi’ni kurmuşlardır. 11 Mart’da Show TV ekranlarına gelecek Yeni Gelin dizisinde Kağan karakterini canlandırmaktadır.
Sema Keçik Yeni Gelin/MöhtebeSema Keçik “Kalender’in ilk karısı; şeytanın pabuç tedarikçisi, alicengiz oyunlarının oyun kurucusu… ”
Kalender’in ilk göz ağrısı... Mecazi değil, Möhteber, gerçekten Kalender’in dinmek bilmeyen ağrısıdır. En çok da baş ağrısı... Bozok’ların düşmanı Duran Aşiretindendir. İki düşman aşirete barış köprüsü olacağına tüm köprüleri yakmıştır. Artık hayattaki en ulvi amacı -kendi tabiriyle bela gelin- Bella’yı bir an önce konaktan def etmektir.
Lale Başar Yeni Gelin/Kamilla Öztürk/Lale Başar “Avamlık, cehalet ve köylülük düşmanı. Sosyetenin Çukurova’da parlamaya çalışan neferi”
Bella’nın asilzade annesi, tam bir İspanyol hanımefendisidir. Otoriter yapısından mütevellit kocası ve kızının bütün haklarına el koymuş, onlar üzerinde her konuda söz sahibi olmuştur. Bella, Hazar’la evlenerek bu ipoteği hayatının üzerinden kaldırsa da kurtuluşu hiç kolay olmayacaktır. Çünkü hiçbir kavga, Kamilla daha son sözünü söylemeden bitemez.
Renan Bilek Yeni Gelin/Kamil Öztürk/Renan Bilek “Devletlerin temsilcisi, kendi hayatının sadece izleyicisi...”
İlk görev yeri olan İspanya’da hayatının aşkı Kamilla’yla tanışmış, bu vesileyle de prensesimiz Bella’nın babası olmuştur. Kamil yıllarca kılıbıklığın doruklarında yaşamış, sosyal hayattaki statüsünü eve girerken portmantoya asmak zorunda kalmıştır. Kim bilir belki Çukurova’da esen rüzgar, Kamil’e iyi gelir, ona taa derinlere gömdüğü maçoluğu hatırlatır.
Yonca Şahinbaş Yeni Gelin/Asiye/Yonca Şahinbaş “Kalender’in son karısı, Bella’nın gözdeşen kaynanası”
Kocasını da, oğlu Hazar’ı da kimselerle paylaşamaz o. Karadeniz’in koca dalgalarıyla besler hem inadını hem de kıskançlığını. Bella’yla Hazar’ın divane aşkına dellenip de ortalığı birbirine katacak, Bella’ya değil konağı, koca Çukurova’yı dar edecektir. Memleketinin tabiriyle, çok fena garıdur haaa!
Zeynep Kankonde Yeni Gelin/Ayşe/Zeynep Kankonde “Kalender’in ortanca karısı; konağın işveli, cilveli, şuh kahkahası…”
Valla ondaki özgüven kimsede yok, bizden demesi... Kocasını iki kadınla daha paylaşsa da pastanın en büyük payını kendisinin aldığına inanır. Kadınlığını, bir cephanelik gibi kullanıp o pastadan o payı alır. Hayattaki ulvi amacı, Möhteber’e yanaşıp Asiye’yle aşık atmaktır.
Zeynep Kankonde Kimdir, Kaç Yaşında? Zeynep Kankonde, 1 Nisan 1980 Eskişehir doğumludur. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları bölümünde oyunculuk eğitimi almıştır. Birçok sinema,tiyatro ve tv projesinde görev almıştır. Deniz Çakır ile birlikte yer aldığı 'Bütün Kadınların Kafası Karışık' adlı tiyatro oyunu İstanbul başta olmak üzere, birçok ilde seyirci karşısına çıkmaya devam etmektedir.
Zeynep Kankonde Oynadığı Diziler 2017/Yeni Gelin 2016/Altınsoylar 2015/Tutar Mı Tutar 2015/Kiraz Mevsimi 2014/Ulan İstanbul 2013/Kayıp 2012/2 Yaka 1 İsmail
Zeynep Kankonde Oynadığı Filmler 2016/Görümce/Kıvanç Baruönü 2016/Bir Baba Hindu/Sermiyan Midyat 2016/Dedemin Fişi/Meltem Bozoflu 2015/Senden Bana Kalan/Abdullah Oğuz
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.01.15 20:42 fragmanlife Adi Zehra dizisi konusu ve oyunculari

Adi Zehra dizisi konusu ve oyunculari Berlin’de; tutucu bir Türk ailesinin kızı olarak dünyaya gelen 23 yaşındaki Zehra Şimşek’in yaşadıkları ne planlanabilir ne de yeryüzündeki herhangi biri, onun yaşadıklarını hayal edebilirdir! Dizi, Göçmen Türk kızı Zehra’nın Berlin’deki yoksul ve bağnaz ailesinin evinde başlayıp, İstanbullu zengin bir ailenin sırlarla ve korkunç bir suçla gölgelenmiş konağında devam eden inanılmaz öyküsünü anlatır.
Ailesinin namusunu kirlettiği gerekçesiyle bir otobanda ölüme terk edilen ve bir kimliği bile olmayan genç Zehra, ardı ardına gelen olaylar sonucunda yedi yıldır kayıp olan Hande adlı bir kızın yerine geçer. Üstelik kayıp kızın annesi de Almanya’ya, Türk konsolosluğuna davet edilmiş ve Zehra’yı kızı olarak teşhis etmiştir! Kızını bulduğu için sevinç içinde olan anne, Zehra’yı alıp, İstanbul’a götürür.
Zehra, başına daha büyük dertler açılacağını bilmeden İstanbul’a gider. Ama aklında binlerce soru vardır. Bir anne öz kızını nasıl olup da tanıyamamıştır? Sahiden Zehra’yı kızına mı benzetmiştir? Her şeyden önemlisi, gerçek Hande’ye ne olmuştur? Bu aile neyi gizlemektedir?
Bir yandan peşindeki babası ve ağabeyinden kaçan, bir yandan da öz annesini merak eden Zehra, yeni ailesi hakkındaki sırları öğrendikçe, hem kendi hayatı giderek daha da tehlikeye girecek, hem de aşkı yeniden keşfedecektir.
Zeynep Çamcı kimdir? Zehra Şimşek - Hande Kurdoğlu Zeynep Çamcı Zeynep Çamcı Zehra Şimşek - Hande Kurdoğlu Zehra: Zeki ve merhametli bir genç kız olan Zehra, Frankfurt’ta bağnaz bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmiştir. Lakin kaderin bir oyunu, onu İstanbul’da bir ailenin kaybolan kızı Hande’nin yerine geçmeye zorlamıştır. Uysal bir yapısı olsa da, başkaldırmasını bilir. Annesi onun için her şey demektir, o da annesi için dünyalara bedeldir. Hayata var gücüyle tutunmak ve sevdiklerini korumaktır tek gayesi.
Hande: Şule’nin kızı, Serkan’ın kardeşi. İçine kapanık, duygusal, hassas bir genç kızdır. Küçüklüğünde babası, sonrasında ise abisi tarafından baskı altına alınmıştır. Tüm kırılganlığının yanında ne olursa olsun hayata tutunacak kadar da güçlüdür aslında. Yıllar önce kaybolmuştur ve ailesi senelerce onu aramıştır, bugüne dek.
Zeynep Çamcı Kimdir?
11 Aralık 1986'ta Bodrum'da doğan, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema bölümü mezunu olan Zeynep Çamcı İstanbul Üniversitesi'nde Sinema üzerine yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Meryem filmiyle Altın Portakal En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne layık görülmüştür. Seviyor Sevmiyor dizisiyle de Güney Kore'de Asia Pasific Actors Networks ödülü olan APAN Star Awards Ödülleri - APAN Special Award'la ödüllendirilmiştir. Recep İvedik 2'de Barista/Kasiyer, Recep İvedik 3'te Zeynep rolleriyle tanınmıştır. Altın Portakal kazandığı Meryem sinema filminde Meryem, Deliha sinema filminde Havva karakterlerini canlandırmıştır. Başrollerini üstlendiği dizilerinden Leyla İle Mecnun dizisinde "Sedef - Leyla", Emir'in Yolu adlı dizisinde "Can", Beni Böyle Sev dizisinde de "Ayşem", Seviyor Sevmiyor dizisinde "Deniz Aslan" ve Kara Yazı dizisinde Yaren karakterleriyle televizyon izleyicilerinin kalbinde oldukça önemli bir yer edinmiş, en sevilen kadın oyunculardan biri haline gelmiştir. Başrolünü üstlendiği Adı Zehra dizisinde Zehra karakterine hayat vermektedir.
Zeynep Çamcı'nın Oynadığı Diziler Adı Zehra / Zehra-Hande / 2018 Kara Yazı / Yaren / 2017 Seviyor Sevmiyor / Deniz / 2016-2017 Canımın İçi / 2012 Beni Böyle Sev / Ayşem / 2012 Adını Feriha Koydum Emir'in Yolu / 2011 Leyla ile Mecnun / Sedef / 2011 Gece Gündüz / Aslı / 2008
Zeynep Çamcı'nın Oynadığı Filmler Deliha / Meryem / 2014 Meryem / 2013 Recep İvedik 3 / Zeynep / 2010 Güneşin Karanlığı (Kısa Film) / 2009 Recep İvedik 2 / 2008
Alican Yücesoy kimdir? Serkan Kurdoğlu Alican Yücesoy Alican Yücesoy Serkan Kurdoğlu Şule’nin oğlu, Hande’nin ağabeyi. Kurdoğlu Ailesi’nin doğal lideri. İşadamıdır. Sosyopat olarak tanımlanabilir. Otoriteye inancı yoktur. Yaptığı her şeyden şeytani zekası ile sıyrılabileceğini sanıyordur. Egoisttir. Genellikle az, öz konuşur. Herkese karşı duygusuz, sert bir tavrı vardır. Şiddete meyillidir. Ancak serinkanlı bir katil de değildir.
Alican Yücesoy Kimdir?
1982 Yılında İstanbul'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Bursa'da tamamladı. 2001 yılında girdiği Haliç Üniversitesi Konservatuvar Tiyatro Bölümü'nden 2005 yılında mezun oldu. Eğitim gördüğü yıllarda ve sonrasında Bakırköy Belediye Tiyatroları'nda oyuncu olarak çalıştı. Bakırköy Belediye Tiyatroları dışında özel tiyatrolar ve topluluklarla çalıştı. Rol aldığı "Hayvan Çiftliği" Oyunu ile 20. Sadri Alışık Ödülleri Komedi, Müzikli Oyun ya da Müzikal Dalında 'Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu' ödülüne aday gösterildi. 2017 Yılında Üstün Dökmen Tiyatro Ödülleri tarafından “Yılın Erkek Oyuncusu” seçildi. 2015 yılı itibariyle oyuncu ve Genel Sanat Yönetmeni olarak çalıştığı Bakırköy Belediye Tiyatroları, 2017 Yılında “Gülünç Karanlık” oyunu ile 21. Afife Jale Tiyatro Ödülleri’in de “Yılın En Başarılı Prodüksiyonu Ödülü’nü ve 22. Sadri Alışık Ödülleri’in de “Seçici Kurul Özel Ödülü” nü aldı.
Alican Yücesoy'un Oynadığı Diziler Adı Zehra / Serkan / 2018 Kördüğüm / Umut / 2016 Serçe Sarayı / Ali Rıza / 2015 Bana Artık Hicran De / Murat / 2014 İntikam / 2013-2014 Şubat / 2012 Suskunlar / Cebrail / 2012 Sen de Gitme / 2011 Adanalı / Timur / 2008-2010 Zoraki Koca / Tarık / 2007 Akümülatörlü Radyo / Murat / 2006 Gurbet Yolcuları / Hüseyin / 2006 Sessiz Gece / Işık / 2005 Pilli Bebek / Ertuğrul / 2003
Alican Yücesoy'un Oynadığı Filmler Sofra Sırları / 2016 Ertuğrul 1890 / 2015 Benimle Var Mısın? / 2014 Eyvah Eyvah 2 / İbrahim / 2011 Prensesin Uykusu / Neşet / 2010 Eyvah Eyvah / 2010 Dinle Neyden / Halil Tabip / 2008 Son Osmanlı Yandım Ali / 2007 2 Eylül / 2004
Hatice Aslan kimdir? Şule Kurdoğlu Hatice Aslan Hatice Aslan Şule Kurdoğlu Hırslı, zeki, güçlü bir kadındır. Serkan ve Hande’nin annesidir. Dışarıdan anaç, sevgi dolu ve uyumlu görünür ancak ikili oynamayı iyi becerir. Duygu sömürüsü yapmakta üstüne yoktur. İnsanların onun ve ailesinin hakkında ne düşündüğüne çok önem verir. Ucu ailesine ve oğluna dokunabilecek her şeye karşı en sert, en acımasız çözümü bulurken vicdanını dinlemez.
Hatice Aslan Kimdir?
Hatice Aslan, Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndan 1983 yılında mezun oldu. Aynı sene Ankara Devlet Tiyatrosu’nda çalışmaya başladı. 1986 yılında İzmir Devlet Tiyatrosu’na geçen oyuncu 1992’ye dek buradaki görevini sürdürdü. Çocuk oyunlarından müzikallere uzanan geniş bir yelpazede sürdürdüğü tiyatro kariyerinin devamında, Ankara Devlet Tiyatrosu’na dönüşünün ardından Ankara’da çekilen ve yedi yıl boyunca ekrana gelen Ferhunde Hanımlar’da canlandırdığı Nejla karakteriyle tanındı. 2000’lerin başında İstanbul Devlet Tiyatrosu’na tayini çıkan oyuncu, Ölümsüzler, Küçük Adam Ne Oldu Sana oyunlarındaki performansıyla da tiyatro severlerden tam not aldı. Aralarında Dot ve Craft Tiyatro’nun da olduğu özel tiyatrolarda da sahneye çıktı. Nuri Bilgi Ceylan’ın Üç Maymun filmindeki performansıyla 2009 yılında en iyi kadın oyuncu ödüllerine layık görülen Hatice Aslan, iki yıl sonra Mustafa Nuri’nin çektiği Vücut filmiyle de ulusal ve uluslararası film festivallerinden ödülle döndü. Dizi çalışmalarına hız kesmeden devam eden Aslan’ın oynadığı diziler arasında Hırçın Menekşe, Düğün Şarkıcısı, Lale Devri, En Son Babalar Duyar, Bugünün Saraylısı, Mayıs Kraliçesi ve İçimdeki Fırtına bulunmaktadır.
Hatice Aslan'ın Oynadığı Diziler Adı Zehra / Şule / 2018 içimdeki Fırtına / Perihan / 2017 Ayrılsak Da Beraberiz / 2015 Mayıs Kraliçesi / Asu / 2015 Lale Devri / Zümrüt / 2010 Samanyolu / 2009 Masumlar / 2009 Düğün Şarkıcısı / 2008 Hürrem Sultan / Mahidevran / 2003 Hırçın Menekşe / Pelin / 2003 A.G.A / 2003 En Son Babalar Duyar / Hülya / 2002 Kınalı Kar / Leyla / 2002 Ferhunde Hanımlar / Nejla / 1993 Deli Balta / 1993 Elif'in Rüyaları / 1992
Hatice Aslan'ın Oynadığı Filmler Kot Farkı (Kısa Film) / 2016 Dr. Dilara / 2016 9on / Nermin / 2014 Vücut / Leyla / 2011 Şark Oyunları / 2009 Üç Maymun / Hacer / 2009 Kıskanmak / Feriha / 2009 Bayrampaşa: Ben Fazla Kalmayacağım / 2007
Seda Güven kimdir? Ceren Kurdoğlu Seda Güven Seda Güven Ceren Kurdoğlu Serkan’ın karısı ve Kurdoğlu Ailesi’nin gelini. Mine’nin de analığıdır. Orta halli bir aileden gelir. Kendisini çok zeki zannetse de ortalama bir zekaya sahiptir. Şüpheci ve meraklıdır. Biraz patavatsız ve işgüzardır. Ciddiye alınmak için çaba sarf eder. Aklına koyduğunu, herkesten gizli olarak da olsa yapmaktan, kendince entrika çevirmekten geri kalmaz.
Seda Güven Kimdir?
28 Ağustos 1984 tarihinde Balıkesir, Bandırma’da doğmuştur. Marmara Üniversitesi Tekstil Tasarım bölümünden mezun oldu. Profesyonel çalışma hayatına 2004 yılında Başak Gürsoy “BG Ajans” ile başladı. 2005 yılında ATV’de ekranlara gelen “Ekmek Teknesi” adlı diziyle oyunculuğa başlayan “Seda Güven” çıkışını 2010 Kanal D’de yayınlanan “Fatmagül’ün Suçu Ne?” adlı dizide canlandırdığı “Meltem” rolüyle yapmıştır. 9 Ekim 2012 tarihinde “Merhaba Hayat” adlı dizide Vahide Gördüm, Yetkin Dikinciler, Keremcem ile beraber rol almıştır. 2014'ün Şubat ayında Nermin Bezmen’in romanından uyarlanan “ Kurt Seyit ve Şura” adlı dizi filmde Seda Güven, Farah Zeynep Abdullah’ın ablası rolünde (Valentina Verjenskaya) karakterini canlandırdı. 16 Mayıs 2014 tarihinde vizyona giren “İksir: Dedemin Sırrı” adlı sinema filminde, 2015 senesinde “Git Başımdan” komedi filminde rol alan güzel oyuncu 2016’da ise Yavuz Seçkin’li “Oldu Mu Şimdi?” ve Ata Demirer’li 20 Ocak 2017’de vizyona giren “Olanlar Oldu”da rol aldı. 2017 yılı içerisinde çekimleri tamamlanan ”Kaç Kaça Bilirsen” adlı psikolojik komedi türündeki sinema filminde Önder Açıkbaş, Enis Arıkan, Tuğçe Karabacak ve Cezmi Baskın ile başrolleri paylaştı. 2017 yılı içerisinde yayınlanan “Ateş Böceği” dizisinde Seçkin Özdemir, Nilay Deniz, Durul Bazan, Derya Alabora, Şebnem Dilligil ve Gözde Çığacı ile birlikte rol aldı.
Seda Güven'in Oynadığı Diziler Adı Zehra / Ceren / 2018 Ateşböceği / İlayda / 2017 Aşk Yalanı Sever / 2016 Kurt Seyit ve Şura / Valentina / 2014 Merhaba Hayat / 2012 Fatmagül'ün Suçu Ne? / Meltem / 2010-2012 Hepimiz Birimiz İçin / Zeynep / 2008 Elveda Derken / Eda / 2007 Ateşli Topraklar / Alev / 2005 Ekmek Teknesi / Şale / 2002
Seda Güven'in Oynadığı Filmler Kaç Kaçabilirsen / 2017 Oldu Mu Şimdi? / Lara / 2016 Olanlar Oldu / Mehtap / 2016 Git Başımdan / Reyhan / 2015
Hakkı Ergök kimdir? Nadir Yaman Hakkı Ergök Hakkı Ergök Nadir Yaman Genco’ nun babası, büyük bir iş adamı. Otoriter, lider ruhlu, soğukkanlı, mesafeli bir adamdır. Özellikle iş hayatında sert ve acımasızdır. Başarıya ve güce tutkundur. Aptallığa ve hataya tahammülü yoktur. Tüm bu görünüşünün altında herkesten gizlediği, ahlaksız ve karanlık bir tarafı vardır.
Hakkı Ergök Kimdir?
Hakkı Ergök 18 Ağustos 1960 Kastamonu doğumludur. Ankara Yenimahalle Mustafa Kemal Lisesi Çankaya Lisesinde ilk eğitimlerini tamamladıktan sonra Ankara iktisadi ticari ilimler Akademisi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksek Okulu'nda okumuştur. 1981 yılında Ankara Devlet Konservatuarı'nı kazanarak öğrenciliği boyunca Ziraat Bankası ve Halk Bankası çocuk gençlik tiyatrolarında çalışmıştır staj hizmetini ise İzmirDevlet Tiyatrolarında yapan Ergök; 5 yıl sonra Ankara Devlet Tiyatrosu'na tayin olmuştur.1997 yılında İstanbul'a gelen ve halen İstanbul'da ikamet eden Hakkı Ergök Devlet Tiyatrosu sanatçısıdır. 36 projede yer alan ve bunların otuzunda başrol oynayan Ertuğrul Ergök Sanat Kurumu Rotary Club ve Halk jürisinden en iyi erkek oyuncu ödüllerini almıştır. Yine Devlet Tiyatrosu'nda 2 oyun sahneye koymuştur. 1986 yılında İspanya ve İsviçre'de bulunmuştur. Çeşitli tiyatro okullarında beden dili ve eğitim çalışmalarına katılan Ergök Ege Üniversitesi'nde tiyatro dersleri de vermiştir. Konservatuar dönemlerinde dublaj sanatçılığı da yapan Ergök; birçok önemli filmde ve dizide karakter seslendirmiştir. TRT kanallarında özel muhtelif dizilerde oynayan ve yarışma programı sunan Ergök; ayrıca bir reklam filminde oynamıştır. Ayrıca birçok şiirde yazan Hakkı Ergök Devlet Tiyatroları için yapılanma ve özerklik konusunda çeşitli araştırmalarda da bulunmuştur.
Hakkı Ergök'ün Oynadığı Diziler Adı: Zehra / Nadir Yaman / 2018 Bu Sayılmaz / Cenap / 2017 Yüksek Sosyete / Metin / 2016 Günebakan / 2015 Diğer Yarım / Sedat / 2014 Benim Hala Umudum Var / 2013 Bulutların Ötesi / Cüneyt / 2012 Mazi Kalbimde Yaradır / 2011 Samanyolu / Ali / 2010 Küçük Sırlar / Emre / 2010 Annem / Uğur / 2007 Mahşer / 2007 Geniş Zamanlar / Erol / 2006 Şöhret / Cihan / 2005 Haziran Gecesi / Semih / 2004 Cennet Mahallesi / 2004 Kurtlar Vadisi / Savcı / 2003 Üzgünüm Leyla / 2002 Akşam Güneşi / 2001 Tatlı Hayat / 2001 Kuzgun / 2000 Ayşecik / 1998 Eltiler / İlhan / 1997 Kara Melek / Ayhan / 1996-1999 Yalnız Efe / 1987 Kuruntu Ailesi / 1983
Hakkı Ergök'ün Oynadığı Filmler Bir Nefes Yeter / 2017 Her Şey Aşktan / 2016 Terkedilmiş / 2015 Yaralı Kurt / 2000 Artık Sevmeyeceğim (TV Filmi) / 2000 Babamın Günahı (TV Filmi) / 1998
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.01.15 20:36 fragmanlife 4N1K ilk Ask dizisi konusu ve oyunculari

4N1K ilk Ask dizisi konusu ve oyunculari Yaprak, çocukluktan beri kızlar dünyasından uzak, yanı başındaki dört adamdan oluşan rengarenk bir dünya kurmuştur kendine. Bir gün bu dünya, gizemli bir biçimde hayatına giren Barış’ın oyunlarıyla değişir. Bu değişim, onu kendisine ve kızlar dünyasına doğru bir keşfe çıkarır. Artık bir seçim yapmak zorundadır; ya bir ‘masal prensi’ni ya da ‘gamzeli kahraman’ı seçecektir…
Aşktan, okuldan, ailelerinden yana tam manasıyla bela mıknatısı olan; her zorluğu birbirlerine tutunarak aşan bu beş gencin; çocukken verdikleri o söz, her arıza durumda yineledikleri o cümle, hikayemizi en iyi şekilde özetlemektedir aslında:
Gözde Mutluer kimdir? Yaprak Ayvaz Gözde Mutluer Gözde Mutluer Yaprak Ayvaz Etrafındaki kızlara pek benzemiyor. Topuklu ayakkabıyla yıldızı barışmayanlardan, converse'lerim olmadan asla kafasında. Annesi, yani onun deyimiyle ''anakraliçesi'' Oya'nın, babası Taner'in bu hayattaki ağır imtihanı... Okulda da rahat durmuyor. Kınama ve uzaklaştırma koleksiyonu var. Ali'nin yıllardır aşık olduğu ama açılamadığı kız. Etek, eyeliner ve pembe renk gibi ömründen ömür götüren bir yığın sözcüğe bugünlerde bir yenisini ekledi; sırık, yani Barış.
Gözde Mutluer Kimdir?
1991 yılında doğan Gözde Mutluer Marmara Üniversitesi’ne Sinema TV bölümünde okudu. 2008 yılından bu yana Biskrem, Ülker Çikolata, Avea, Algida, Rocca, Turkcell gibi pek çok önemli markanın reklamlarında oynadı. Dizi çalışmalarına 2009 yılında Show TV’de yayınlanan Melekler Korusun'la başladı. Tövbeler Tövbesi, Lale Devri, Bebek İşi, Not Defteri, Aşkın Kanunu, Bana Baba Dedi, Asla Vazgeçmem ve Kördüğüm dizileriyle televizyondaki çalışmalarına devam etti. Beyaz perdede ise Mert Baykal’ın yönetmenliğini yaptığı Kardeşim Benim filmiyle ilk kez sinema seyircisiyle buluştu. 2017 yılında 4N1K’nın Yaprak’ı olarak izleyici karşısına çıktı. Yaprak karakteriyle seyircinin büyük ilgisini toplayan oyuncu, 4N1K’nın ikinci filmi ve dizisinde de başrolünü üstlendi. Gözde Mutluer aynı zamanda kadın portreleri ve manzaralar üzerine yaptığı illüstrasyonlarla resim çalışmaları da yapıyor. Sıla’nın albüm kapakları için çizimler yapan oyuncu, şarkıcının bir klibinin de yönetmenliğini üstlendi.
Gözde Mutluer'in Oynadığı Diziler 4N1K / Yaprak / 2018 Kördüğüm / 2016 Asla Vazgeçmem / Yağmur / 2015-16 Bana Baba Dedi / 2015 Aşkın Kanunu / 2014 Not Defteri / 2014 Bebek İşi / 2013 Lale Devri / 2012 Tövbeler Tövbesi / Songül / 2011 Melekler Korusun / Işıl / 2009
Gözde Mutluer'in Oynadığı Filmler 4N1K 2 / Yaprak / 2018 4N1K / Yaprak / 2017 Kardeşim Benim / Ayşe / 2015 Benimle Oynar Mısın? / Sıla /2013 Dağ / Pelin / 2012
Atakan Hoşgören kimdir? Ali Tekelioğlu Atakan Hoşgören Atakan Hoşgören Ali Tekelioğlu Yaprak’ı, her durumda, şartlar ne olursa olsun, koruyan kollayan gamzeli kahraman. Çocukluktan beri hislerini Yaprak’a ne anlatabilmiş ne de Yaprak anlayabilmiş. Okulun basket takımının yıldız oyuncusu ve kaptanı. Barış burda da Ali’nin tadını fena kaçırıyor. Babası Tekin’le yıldızları asla barışmamış. Aralarında derin bir baba ve oğul çatışması var. Devasa bir gizemin ortasında yaşıyor yıllardır ve henüz bunun farkında değil. Okuduğun okulun rehber hocası, her belada kapısını çaldığı Ela Hoca, onun gerçek annesi ve Ali henüz bunu bilmiyor.
Atakan Hoşgören Kimdir?
1999 yılında İstanbul’da doğan Arnavut kökenli, 4 Kardeş’in en küçüğü olan Atakan HOŞGÖREN, Kolej eğitiminden sonra Doğuş Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümüne devam etmektedir.
Oyuncuk hayatına 7 yıl önce başlamıştır. Onun üzerinde reklam filminde oynan Atakan HOŞGÖREN, Yıldızlar Şahidim adındaki dizide de kısa bir süre rol almıştır. Tiyatro deneyimini bulunan Atakan HOŞGÖREN aynı zamanda 5 yıl kadar Beşiktaş altyapısında basketbol oynamıştır.
Oyunculuk eğitimini, çeşitli oyuncu koçlarıyla çalışarak edinmiş, en son oyunculuk eğitimini “4N1K” ekibinin oyuncu koçu Celal Eldeniz’den almıştır.
Menajerliğini Best Model Kordinatörü ve Menajer Emrah YILDIZ yapmaktadır. Kısa bir süre önce 4N1K – 2 filmdeki ALİ TEKELİOĞLU karakterini canlandırmıştır. 4N1K filminden sonra Fox TV ‘de yayınlanacak 4N1K dizisinde de rol alacaktır. Hobileri arasında Kitap, Sinema, Tiyatro, Basketbol, Müzik, Kısa Film ve Spor, Klasik Araba tutkusu bulunmaktadır.
Atakan Hoşgören'in Oynadığı Diziler Yıldızlar Şahidim / 2017
Atakan Hoşgören'in Oynadığı Filmler 4N1K 2 / Ali / 2018
Burak Yörük kimdir? Barış Ozansoy Burak Yörük Burak Yörük Barış Ozansoy Nam-ı diğer Sırık. Özgüveni battal beden. Şayet bir ''Ozansoy''sanız, hayata bir adım önde başlarsınız. Barış, Ozansoy ailesinin tatlı serseri veliahtı. Hayat onun için bir oyun alanı… İlgi odağı olmaya bayılıyor. Rekabet, onun vazgeçilmezi. Hayatta hiçbir şeyi elde etmek için ekstra bir çaba sarf etmediği için, ona meydan okuyan biri varsa, artık tek gündemi o kişi oluyor. Motosiklet ve basketbol onun vazgeçilmezi. Anne ve babasını küçük yaşta kaybetmiş, disiplin kumkuması babaannesi tarafından büyütülmüş.
Burak Yörük Kimdir?
26 Mayıs 1995 yılında İstanbul’da doğan Burak Yörük, kariyerine 2002'de "çocuk oyuncu" olarak başladı. Beykent Üniversitesi'nin "Tiyatro bölümünde" eğitimini sürdüren Burak Yörük; Ben Onu Çok Sevdim, 20 dakika ve Biz Boşanıyoruz adlı dizilerde oynadı.Genç oyuncu, geçtiğimiz yıllarda vizyona giren "4N1K" filminde Barış Ozansoy karakteri ile kariyerine büyük bir adım atarak sinema dünyasına "Merhaba" dedi. Yörük ayrıca, aynı filmin devamı olan "4N1K-2"de rol aldı.
Burak Yörük'ün Oynadığı Diziler 4N1K / Barış / 2018 Ben Onu Çok Sevdim / Aydın Menderes / 2013 20 Dakika / Tayfu 2013 Biz Boşanıyoruz / Cancan / 2004
Burak Yörük'ün Oynadığı Filmler 4N1K 2 / Barış / 2018 4N1K / Barış / 2017
Bülent Alkış kimdir? Müdür Bülent Alkış Bülent Alkış Müdür Öğrencileri tavrıyla, her lafıyla darlamayı iyi biliyor. İleri derecede bir “arıza”, full performans bir “kıl”. “İstatistik” konusunda duayen. Bu da fena halde diline vurmuş durumda. Yeri geldiğinde, garip bir istatistiksel bilgiyle içinde bulunduğu durumu özetleyebiliyor ya da karşılıklı konuşurken çeşitli istatistiklerden örnekler vererek lafı gediğine koyuyor. Kendisi gibi eşinden uzun süre önce boşanmış velilerden Melike’ye gönlünü kaptırmış durumda. Melike oğlu Sinan’a, Müdür de kızı Ece’ye henüz durumu açık edememişken, bir dizi karışıklık yüzünden Rüştü kendini olmaz komik durumların içinde buluyor.
Bülent Alkış Kimdir?
Bülent Alkış, 1974 yılında İzmir‘de doğdu. Lise öğrenimini bitirdikten sonra Şiirce ve Tiyatro Merdive'de görev aldı. 1992 yılında Konak Belediye Tiyatrosu ile İzmir’de tiyatro çalışmalarına başladı. Tiyatroya “Alamanya’dan Bir Yar Gelir Bizlere” oyununda postacı rolü ile merhaba dedi. 9 Eylül Üniversitesi Konservatuarından oyunculuk eğitimi alarak mezun oldu. Daha sonra İstanbul‘a geldi. İstanbul’daki oyunculuk serüveni Pınar Çocuk Tiyatrosu ile başladı. Profesyonelliğe ilk adımını Levent Kırca ve Oya Başar Tiyatrosu’nun “Hangi Yüzle” adlı oyunuyla attı. Sonraki yıllarda Masal Gerçek Tiyatrosu, Hadi Çaman Yeditepe Oyuncuları, Kukla Çocuk Tiyatrosu, Üsküdar Çocuk Tiyatrosu gibi tiyatrolarda oyunculuğa devam etti. 1998 yılında “Aynalı Tahir” dizisinde Murat karakterini canlandırdı. Bülent Alkış, 2004 yılında yayınlanan Çağan Irmak‘ın yönetmenliğini yaptığı “Çemberimde Gül Oya” adlı dizide oynadı. Sonrasında Bu Kalp Seni Unutur mu?, Bir Çocuk Sevdim, Herşey Yolunda Merkez, Filinta” adlı dizilerde rol aldı. 2011 yılında kahkaha dolu tiyatro oyunu “Cam”da rol aldı. 2014 yılında Levent Kazak‘ın yazdığı “Kurusıkı” adlı tiyatro oyununda rol aldı.
Bülent Alkış'ın Oynadığı Diziler 4N1K / 2018 / Müdür İsimsizler / Hasan / 2017 Dayan Yüreğim / Tahir / 2017 Filinta / Padişah / 2014-2016 Herşey Yolunda Merkez / Sami Yavuz / 2013 Umutsuz Ev Kadınları / 2012–2013 İffet / 2011 Kayıp Aranıyor / 2011 Bir Çocuk Sevdim / Kerem / 2011 Umut Yolcuları / Ünal Çalışkan / 2010 Bu Kalp Seni Unutur mu? / Hüseyin Akay / 2009 Babam Adam Olacak / Tuncay / 2008 Arka Sokaklar 3. Sezon / Savcı / 2008 Tatlı Bela Fadime / Vedat / 2007 – Sev Kardeşim / Erdal Kalabık / 2006 Bebeğim / Selim / 2006 Misi / Hasan / 2005 Köpek / Salih / 2005 Çemberimde Gül Oya / Salih / 2004 Kurşun Yarası / Hamit / 2003 Hadi Uç Bakalım / Çağlar / 2003 Biz Size Aşık Olduk / Kamuran / 2002 Aynalı Tahir / Murat / 1998
Bülent Alkış'ın Oynadığı Filmler 4N1K 2 / Müdür /2018 4N1K / Müdür / 2017 Aşkın 5 Hali 2016 Kırımlı / Mustafa / 2014 Çanakkale 1915 / Binbaşı Mahmut Sabri / 2012 İstanbul’da Aşk / 2010 Çoğunluk / 2010
Cihan Şimşek kimdir? Sinan Yorulmaz Cihan Şimşek Cihan Şimşek Sinan Yorulmaz Aşk formülleri ondan sorulmakta; hayatın anlamını erkek dergilerindeki tüyolarda, ezber ettiği romantik komedilerde bulmuş. Gelgelelim sert kayaya, yani bildik aşk formüllerinin işlemediği bir kıza tosluyor, Ece’ye. Hoşlandığı Ece’nin, okulun ömür törpüsü Müdür’ün kızı olduğunu bilmiyor henüz. Anne ve babası yıllar önce boşanmış. Annesi Melike onun her şeyi… Bekar annesine, bir başka bekar, okulun Müdür’ü gönlünü kaptırmış. Onlar çocuklarından, çocukları onlardan saklar durur aşklarını, çarşı pazar karışmasın diye...
Cihan Şimşek Kimdir?
Cihan Şimşek, 06 Ağustos 1992’de Almanya’nın Bad Säckingen şehrinde doğdu. İlk oyunculuk deneyimi 2009 yılında ekrana gelen ‘Bez Bebek’ dizisiyle oldu. 2012 yılında Disney Channel Türkiye’de yayınlanan ‘Zil Çalınca’ dizisinde ilk başrolünü oynadı. Birçok önemli markanın reklam filmlerinde de yer alan Cihan Şimşek, dizi kariyerine ‘Bir Yastıkta’, ‘Beni Böyle Sev’, ‘MedCezir’, ‘Hanım Köylü’ gibi başarılı yapımlarda oynayarak devam etti. 2017 yılının Mayıs ayında vizyona giren, Büşra Yılmaz’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan ‘4N1K’ filminde canlandırdığı Sinan karakteriyle ilk kez sinemaseverlerle buluştu. ‘4N1K 2’ filmi ile 4 Mayıs’ta yeniden izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Cihan Şimşek'in Oynadığı Diziler 4N1K 2 / Sinan / 2018 4N1K / Sinan / 2017 Hanım Köylü / 2016 Medcezir / Ali / 2015 Beni Böyle Sev/ Deniz / 2014 Bir Yastıkta / Poyraz / 2013 Zil Çalınca / Metehan / 2012-2013 Bez Bebek / Selim / 2008-2009
Cihan Şimşek'in Oynadığı Filmler 4N1K 2 / Sinan / 2018 4N1K / Sinan / 2017
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2018.08.22 11:43 filmsuit Franklyn izle

Son dönemin en çok konuşulan fantastik filmlerinden biri olan Franklyn iki paralel dünya arasında geziniyor: Günümüz Londra’sı ile hayali gelecekteki, inanç ve dini fanatizmin hüküm sürdüğü tekdüze bir metropol olan Meanwhile City. Körfez Savaşı gazisi, dini bütün Esser, Londra’nın evsizlerin hükmündeki karanlık sokaklarında kayıp asi oğlunu aramaktadır. Otuzlarındaki Milo, gerçek aşkın saf ve güçlü duygularına tekrar sahip olmak için çabalayıp durmaktadır. Çekici ve yaralı güzel sanatlar öğrencisi Emilia, hayat ve ölümü ayıran ince çizgide gidip gelen intihar konulu sanat projeleri üretmektedir. Şehrin tek ateisti, başına buyruk maskeli detektif Preest sokaklarda intikam peşindedir. Tek bir kurşun, bu dört kayıp ruhun kaderini beklenmedik bir şekilde belirleyecektir. Terry Gilliam dünyasının hissiyatına yakın duran film, gerçek ile hayal arasında ustalıkla gidip gelirken, karmaşık bir senaryo örüyor. Hayat, aşk ve kaybetme duygusuna yönelik bakış açılarımızı sorgulamaya niyetlenen Gerald McMorrow, bu ilk filmiyle şimdiden yeteneğini kanıtlıyor.

Franklyn izle
submitted by filmsuit to u/filmsuit [link] [comments]